Üye Girişi

Üye Girişi

BU NE BİÇİM HACILIK?...

15 Eki 2012
Söz saklamam Turgut Bey, tutacaksan tut sen kin,
Hacca gidip geldiniz, dinleyin sakin sakin,
Allah mübarek etsin, iyi, güzel velakin,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Apaçık bir destan bu, oku, bak aklın ersin.
İmalı da yazardım, kapalı da bilirsin,
Ama açık yazdım ki, kafana iyi girsin,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Allah var hacılık da o makama yakıştı,
Makama yakıştı da, sizin ile çakıştı.
Zatınızla makamın arasına sıkıştı!

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Başbakan hacı olsun elbetdeki güzel şey,
Şimdi bana sorarsan “Peki senin zorun ney?”
Ben de sana derimki “Sahtekarsın Turgut Bey”

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Sahtekarsın; neden mi? Sayalım sırasıyla,
Devletin teyyaresi, milletin lirasıyla..
Beş kuruş harcadın mı kendinin parasıyla?

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Beş kuruş harcamadın, sen yok musun sen ah ah ahh..
Beyefendi günah bu, vallahi büyük günah.
Kurbanın parasını vermişsindir Inşallah!

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Bunları da bırak be, haydi bunlar bir yana,
Hergün yazdı gasteler, dikkat ettim hep sana,
Kaç gün ihram giydiniz, dosdoğru söyle bana?

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Vazife bitenece şart değil mi ihram şart?
Ora Anıtkabir mi, nedir beyim zart zart zart,
Simokin mi ulan bu, çıkart-giy giyin çıkart,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Haydi sen bilmiyordun, demedimi Diyanet?
Demedi mi “efendim böyle olmaz ziyaret” ?
Diyanete ne gerçi, onlarınki ticaret!

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Şeytanı taşladıysan, düpedüz pilan Turgut.
Zaten şeytan demiştir, „Sende mi ulan Turgut?“
Ey... Her türlü taktiği şeytandan alan Turgut,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Sen şeytana taş attın, inanılır işler mi?
Ben bunu yutar mıyım, hiç it Iti dişler mi?
Esas şeytan sensin be, şeytan, şeytan taşlar mı?

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Hacılar tıraş olur, siz tıraş oldunuz mu?
Yalan mıyım Turgut Bey, orda tam kaldınız mı?
Hacdan sonra kırk vakit namazı kıldınız mı?

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

TRT'ye o yolu keyfin için teptirdin,
Karını ve kendini zorlu reklam yaptırdın,
Siyasi çıkar için hacılığı saptırdın,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Hele karın efendim hiç imkansız olmaz o!
Hacılıktan vazgeçtim imana da gelmez o.
Nasıl hacı olacak, besmeleyi bilmez o.

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Nitekim de dediğim aynı ile çıktı bak !
Hep dedik ki dönerse bu karı kapanacak,
Kart gaybana bir döndü hep açık bağır, bacak...

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Döner dönmez peşinden birde demeç patlattı,
„Hacılık içte“ dedi, dışını soyup attı.
Diyanet de bu işin üstüne resmen yattı.

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

İbret ile seyrettim öylece ikinizi,
Uçaktan iner inmez zor buldunuz denizi,
Hacılık kim, Sizler kim? Hacılık çarpsın sizi.

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Yatlarda, kotralarda, pilajlarda bütün yaz,
Don-gömlek zevk-ü sefa, ne namaz var ne niyaz.
Aklınca göz boyadın, beyaz rey için beyaz,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Kokteyinler, Partiler haccı aldın askıya,
Turistik gezi idi, yine döndün eskiye,
Orda zemzem içmiştint; burda dayan viskiye,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Dalga geçmeyin çünkü; hac Allah`ın bir farzı,
O farzı kim işlerse düzelir hayat tarzı,
Hacılığa da yoksa çağ mı atlattın dürzü?

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.

Sövme Arif diyorum, durmuyorki içerim.
Herkese de sövmem ben, sövdüğümü seçerim.
Size sövme değilya öte bile geçerim,

Bu ne biçim hacılık? Lütfen hacla, hacıyla,
Dalga geçmeyin dalga, milletin inancıyla.


1 Ağustos 1988


 
 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de