Üye Girişi

Üye Girişi

''Alamancı'' deme inan hayattan,
Yılarak kazandım ben bu parayı.
Şu halime bir bak; koldan, kanattan,
Olarak kazandım ben bu parayı.

Markı görür görmez Almancı deyip,
Soymaya kalkmayın ayıptır ayıp.
Zannetme ki Almanya`da oynayıp,
Gülerek kazandım ben bu parayı.

Bilmiyorsa öğrenir,
Az insan ilgilenir!..
3 Mayıs‘ın adına,
Türkçüler Günü„ denir...

Türklük için Türk gibi,
Zindanlara girmişler...
O girenler bu güne,
Böyle isim vermişler...

Bir nesil büyüyor gurbetellerde,
Bu nesil nelerden mesul bilmiyor.
Mesuliyet hissi, ar, haya, perde,
Edep, erkan, ölçü, usül bilmiyor.

Bunlar bir acaip, müstesna tiptir,
Gıdaları esrar, eroin, haptır,
Vatanı diskotek, müziği poptur,
Şarkı, türkü, halay, fasıl bilmiyor.

Dinle beni ey millet... Dinle beni ahali...
Bu “açılım„ ne iştir, nedir bunun meali?
Ne olacak bunlarla memleketin bu hali?
Habur'da gördünüz bak, çizgiden kaydı bunlar,
İhanetin adını açılım koydu bunlar...

Herkes merak ederken “açılım„ neyin nesi,
Önce adı “Kürt„ dendi, sonra da “demokrasi„
Ve hatta “milli birlik„ “kardeşlik„ projesi!..
Kavramların içini boşaltıp, soydu bunlar,
İhanetin adını, açılım koydu bunlar...

Adam dedim, adamları kızdılar!
Ben adam sanmıştım, adam değilmiş.
Küfrettiler, bana neler yazdılar,
Ben adam sanmıştım, adam değilmiş.

Halbuki otuz yıl beraber gezdim,
Yalan yok, ne mertlik, ne puştluk sezdim,
Çok iyi oynamış, sonradan çözdüm!
Ben adam sanmıştım, adam değilmiş.

Unutmak mümkün mü Başbuğ Türkeş'i,
Türkeş bu davayı kuran adamdı.
“Türkeşçi„ der halâ bize çok kişi,
Bir nesile isim veren adamdı.

O, Türk Birliği'nin düşüp peşine,
O aşkla girmişti seksen yaşına,
Bana göre Türkeş başlı başına,
“Kızıl Elma„ yani “Turan„ adamdı.

Türk evladı asker olduğu zaman,
Hepisinin tek adı var; Mehmetçik...
Kanında asalet, göğsünde iman,
Yapısının tek adı var; Mehmetçik...

Üstünde oturur sınır taşının,
Kartalıdır kayaların başının,
En ulu dağların kara kışının,
Tipisinin tek adı var; Mehmetçik...

Şimdi beni "Refah"`ta, buluşanlar dinlesin,
Kapı kapı Refah`a, çalışanlar dinlesin,
Boş çıkan umutları, bölüşenler dinlesin,
Adil düzen bu ise, pilanmış muhteremler,
Baştanbaşa palavra, yalanmış muhteremler.

Ben "Refah”`lı değilim, amma dostça duygum var,
Hatta Allah (c.c.)  biliyor, tabanına saygım var,
Velakin tavanından, son derece kaygım var,
Adil düzen bu ise, pilanmış muhteremler,
Baştanbaşa palavra, yalanmış muhteremler.

Yalan dünya işte senden,
Aha geldim gidiyorum.
Kalanlara selam benden,
Aha geldim gidiyorum.

Var mı sana gelip kalan,
Baştanbaşa murat alan,
Varın yoğun hepsi yalan,
Aha geldim gidiyorum.

Bir adam tanırdım, varlıklı, zengin,
Övünür dururdu ''malım var'' diye…
‘’Engin ol’’ derlerdi, olmazdı engin,
“Katım var, yatım var, yalım var” diye…

Sonradan görmüştü, yüksek uçardı,
Çıkarı olmayan yerden kaçardı,
Hasır görse hasır, mevzu açardı,
“Benim çeşit çeşit halım var“ diye…

Sen er değil kör bakansın,
Allah seni ıslah etsin.
Sus da millet adam sansın,
Allah seni ıslah etsin.

Konuşursun hödük hödük,
Laf ebesi,dilli düdük,
Gösteriş bol ihlas güdük,
Allah seni ıslah etsin.

Hergün üç-beş şehit var,
Düşünün be bir anlık...
Sizinse tek derdiniz,
Başkanlık da başkanlık!..

İsyan değil haşa, beni bilirsin,
Sana aşikardır halim Ya Rabbi.
Derdime ancak Sen derman olursun,
Kalmadı tutacak dalım Ya Rabbi...

Ölmek istiyorum, ölemiyorum.
Hayattan da lezzet alamıyorum.
Gühanım, suçum ne? Bilemiyorum,
Dört yanımı sardı zulüm Ya Rabbi...

Bak arkadaş... Particisin, tamam da,
Lafı öyle gevinme be, ayıptır!
Hamamda da çıkmaz kirin hamamda,
Kese yerken devinme be, ayıptır!..

Devinme dediysem, yani kıvırma,
İnsanların gözüne kül savurma,
Rezilliği tam tersine çevirme,
Kandırarak avunma be, ayıptır!..

Ülkü yarim, falan filan,
Beni senden ayıramaz.
Kodu-gıybet, yalan, dolan,
Beni senden ayıramaz.

Bu can sağken bile, bile,
Sürgün ne ki, binbir çile,
Allah`ımın izni ile,
Beni senden ayıramaz.

Sana kem söz diyen başını yere,
Eğecek... Eğecek Azerbeycan`ım.
Çünkü senin başın yarın göklere,
Değecek... Değecek Azerbeycan`ım.

O gün açacaktır körler gözünü,
Sözünü bilmeyen alçak(!) sözünü,
Hem geri alacak, hem de dizini,
Döğecek... Döğecek Azerbeycan`ım.

Başbuğ’um bak yine başına geldim,
Bakıyorum amma sen gel bana sor.
Dert dökmeye mezar taşına geldim,
Döküyorum amma sen gel bana sor.

Belki de derdimi dökmem boşuna,
Duymazsın, duysan da gitmez hoşuna,
Öyle bir çile ki düşman başına,
Çekiyorum amma sen gel bana sor.



Ülküdaşım başımızda bela var!..

Bu beladan kurtulmamız şart bizim.

Kuyrukları koptu, başı hala var!

Bu beladan kurtulmamız şart bizim.

Bu başında başka çok başları var!

Türkeş çizgisiyle savaşları var,

Ülküdaşı yoktur, yoldaşları var,

Bu beladan kurtulmamız şart bizim.

Yemin ediyorum Başbuğum yemin,
Gülüşün de bile başkalık vardı.
Kürsüye gelirdin kendinden emin,
Gelişin de bile başkalık vardı.

Gelip „Bozkurtlarım“ deyince hele,
Zelzele olurdu, sanki zelzele,
Davudi sesinle mevzuyu ele,
Alışın da bile başkalık vardı.

Ya Rabbi... tadına, bütün milletin,
Varacağı bayramlara eriştir.
Milletinin yarasını devletin,
Saracağı bayramlara eriştir.

Devletin, milletin verip elele,
Kimseyi kimseye etmeden köle,
Zenginin, fakirin gönül gönüle,
Gireceği bayramlara eriştir.