Üye Girişi

Üye Girişi

Bu sayfada son haftalarda birilerini çok

Yazan  Ozan Arif
Bu sayfada son haftalarda birilerini çok rahatsız ettiğimizin farkındayım. Verdiğimiz bu rahatsızlıktan hiç de pişman değilim. Kimseye hakaret etmedik, kimseye iftira atmadık, yalan söylemedik… Buna rağmen görüşlerimizden rahatsız olanlar çok oldu.. Tek sebep onların biat ettiklerine biat etmememiz. Onların ‘düşündükleri gibi düşünmememiz’ demeyi çok isterdim ama bu zihniyeti ‘düşünme’ fiili ile bağdaştırmak onlara layık olmadıkları iltifatta bulunmak olur. Her neyse; Bazıları da ‘Ozan Arif’in sayfasına siyaset yapıyormuşuz’ dye bize ‘gönül koymuş(!)’... Hani Ozan Arif sadece çiçeğe, böceğe, güle, bülbüle şiir yazan bir ‘şair’di ya… Anısına saygısızlıkmış(!)... Yani BANA rahmetli BABAMI öğretmeye kalkacak kadar küstahlaşabilenler oldu, küfür edeni oldu, hakaret edeni oldu... Bana ülkücülük dersi vermeye kalkanı mı ararsınız, milliyetçiliğimi sorgulayanları mı, vatan hainliği, fetöcülük iftirası atanı mı ararsınız.. Efendim sayfa ‘solcu’ olmuş, hatta bana özelden ‘babama çekmediğimi’, ‘solcu olduğumu’ yazanlar oldu… Açıkça belirteyim; Bu sayfa veya ben ‘solcu’ değiliz. Bu sayfa veya ben ‘sağcı’ da değiliz. Benim ve bu sayfanın tek bir yönümüz var; o da Türk’ten yanadır. Ve şimdi Başbuğ’un söylediği ‘sağ ile ertelenen kavganın’ içindeyiz. Aynı rahmetli babam gibi. Burada çok kısa parantez açıp şunu da belirteyim; Ozan Arif’i kendi kafalarına göre ‘sağcı’ anlayanlar, Ozan Arif’in en geç 1980’den beri (ama aslında ondan da önce) onların ‘sağ’ anlayışlarına neler saymış, tekrar bir baksınlar. Peki bunca saldırganlığın sebebi? Biz Ekrem İmamoğlu’nu destekliyormuşuz. Aslına bakarsanız şimdiye kadar bu sayfada etken bir şekilde Ekrem beyi desteklemedik. Süreçle alakadar tüm paylaşımlar hala daha sayfada, isteyen bakabilir. Bizim yaptığımız tek şey birilerine ‘AYNA’ tutmak oldu. Elin paçasındaki çamurudan insanların abdestini sorgulayanların aslında kendilerinin çenelerine kadar necasete battıklarını gösterdik o aynada. İfitra attılar fetöcü dediler, kimlerin hangi yollarda beraber yürüdüğünü ve hangi yağmurda beraber ıslandığını hatırlattık. İftira attılar pkkcı dediler, açılımı hatırlattık... Ve aynada gördükleri hoşlarına gitmemiş olacak ki, çirkefleştiler. Lakin anlamadıkları bir şey var, o da kızmanın, sövmenin, hatta aynayı kırmanın çirkinliğin çaresi olamayacağı. Ben kimsenin bu sayfayı benim yüzünden takip etmediğinin idrakindeyim. Zaten babamın Hakk’a yürüyüşünden sonra yine burada sayfayı babamın anısına onun görüş ve düşünceleri doğrultusunda devam ettireceğimizi söylemiştim. Ve paylaşımlarımızı o çizgide sürdürdük ve sürüdüreceğiz. Şimdi bana gerek özelden gerekse yorumlarda en çok sorulan soruya geleyim; Yarınki seçimle alakadar babamın sağ olsaydı ne düşüneceği. Babamla Ekrem bey hakkında teferruatlı bir şekilde konuşmadık. Konuştuk desem yalan olur. Sağlığı el vermedi. Beylikdüzünde yapılan Rauf Denktaş ve Kıbrıs heykeli hakkında çıkan karalama kampanyasını asla tasvip etmediğini biliyorum ve İstanbul seçimi sürecinde de Ekrem beyin şahsı hakkında olumsuz bir tavrı olmadı. Lakin KESİNLİKLE bildiğim şu var, o da gerek 31 Mart, gerekse yarınla alakadar babamın asla ve katiyen Cumhur İttifakı ve adayını DESTEKLEMEYECEĞİDİR. Bunu adımın Mehmet Alp olduğundan emin olduğum kadar ve ahiret gününde Yaradan’ın huzurunda babama vereceğim hesabın idrakinde olarak söylüyorum. Şayet benim şahsi görüşümü sorarsanız; Ben İstanbul seçmeni değilim. Dolayısıyla oy kullanmayacağım. Lakin kullansaydım, oyumu Ekrem beye verirdim. Bu Ekrem beyin her söylemini benimsiyor ve doğrubuluyorum manasına gelmez. Ama kullanmadığım oyun asla tasvip etmediğimin işine yarayacağını bilirim. Evvela; Ben Ekrem İmamoğlu’nu destekleyerek kimsenin solcu olacağına inanmıyorum. Hayatım boyunca CHP veya ‘sol’ bilinen bir partiye oy kullanmadım. Hala genel olarak CHP’nin çok eleştirdiğim ve asla benimsemeyeceğim söylem ve siyaseti var, lakin bence bu bir yerel seçim. Yani parti değil aday seçiliyor. Dolayısıyla korkmayın, Ekrem beye oy vererek siz de solcu olmazsınız. Sadece 31 Mart’ta demokratik hakkı yenen seçmenin hakkına sahip çıkmış olursunuz. Ayrıca İstanbul gibi bir dünya şehrine donanım, bilgi, yaş ve intiba olarak Ekrem beyin daha yakışan aday olduğu kanaatindeyim. Ve başka bir husus da, bütün bu süreçte atılan iftiralar, yalanlar,... Bu kadar iftira ve yalanlara sığınanların (zaten yok ama) haklı bir ‘davası’ asla olamaz. Bu görüşümden dolayı başka bir cacık bilmedikleri için alıştığımız kakofoniye dalıp benim ‘milliyetçiliğimi’, ‘ülkücülüğümü’ sorgulayanlar da fazla konuşmasınlar. İmralı’daki caniden medet umanlar benim fikrimi kirli ağızlarına alamazlar. Yarın inşallah vatanıma, milletime ve devletime hayırlı olur. Mehmet Alp

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de