Üye Girişi

Üye Girişi

‘’Benim vatan sevgimle, Hiç kimse

Yazan  Ozan Arif
‘’Benim vatan sevgimle, Hiç kimse yarışmasın!.. Ben kurtlara seslendim, Çakallar karışmasın!..’’ Ozan Arif *** Daha İyi Parti kurlulmamış ve bazı arkadaşlarımız orta sağda yeni bir oluşum gerekliliğini konuşurken böyle bir oluşum hakkında olumsuz düşündüğümü ben bir çok zaman belirtmiştim. Hatta tahtaPod'da konuyla ilgili yazım hala duruyor. İyi Partili arkadaşlarım özellikle genel seçim öncesi İyi Partiyi de eleştirdiğimi (Kürtçe pankart, vatandaşlık tanımı ve bazı personel kararları aklıma gelen ilk örnekler) hatırlayacaklardır. Buna rağmen İyi Parti'ye destek veren kimseye bu sebepten dolayı olumsuz bir tavır takınmadım. Bir çok zaman da belirttiğim gibi; Türkiye'de pkkya terörist diyemeyenleri zaten Türk Milleti için siyasi mücadele verenler sınıfına koymuyorum, onlar haricinde her partide gerçekten samimi ve vatan sevgisi ile milletine, yurduna hizmet etmek isteyen insanların var olduğuna inanmak istiyorum. Ama yine her partide asla bir araya gelmekten ar edeceğim isimler var. Bunlar İyi Parti'de de var, MHP'de de var. Sadece bir kere, İyi Parti yeni kurulmuştu ve MHP'deki işgalci yine ileri geri konuşuyordu, iyi partili birinin 'MHP sen ne şerefsiz partiymişsin' diye paylaşım yaptığını görünce şahsı yönetimi eleştiriyi anlayabileceğimi ama MHP'nin kurumsal kimliğine hakaretin ayıp ve haksızlık olduğunu sert ama hakaret etmeden uyardım. Bunun üzerine kendisi bana hakaret edip beni engellemişti. Ben böyle densiz davrananların her yapılanmada olacağını ve bu tipler üzerinden kurumlara ve kurumlar içinde saygın ve samimi varlık gösterenlere saygısızlığın ayıp ve haksızlık olacağını idrak edecek kadar bilgi ve tecrübe sahibiyim. Böyle terbiyesizler yüzünden vatan, millet ve bayrak sevgilerinden asla şüphe etmediğim insanları sadece farklı bir siyasi oluşuma oy veriyorlarlar diye kıramam. Vicdanım ve 'milliyetçilik ve ülkücülük' anlayışım buna asla müsade etmez. Tartışırım, gerektiğinde sert de tartışırım, hatalı olduklarını düşündüğümü söylerim, onların da bana söylediklerine kulak veririm. Ya onlar beni ikna eder, ya ben onları, ya da olayı zamana bırakırız, zaman kimin haklı veya haksız olduğunu gösterir. Ama daha düne kadar 'kardeşim' dediğim insanlara 'vatan haini', 'pkk işbirlikcisi' asla ve asla demem, kimse de bana dedirtemez. Eleştirdiğim ve doğru bulmadığım kararları olmasına rağmen, Allah için Meral hanım ve İyi Parti yönetiminin MHP'lilere de bu tarz bir yaklaşımını görmedim ve duymadım. Dolayısıyla seçmenleri ve taraftarlarını de bu şekilde yönlendirdiklerine şahit olmadım. Keşke aynı şeyi benim için çok özel yeri olan ve bir siyasi partiden çok daha ötesi olan MHP'nin yönetimi için de söyleyebilseydim. Ama bırakın sadece daha düne kadar MHP'de bulunanları, efendinin Türk Milleti'nin kendi desteklediği tarafa oy vermeyen fertlerine utanmadan 'Zillet' diyebildiğine tüm Türkiye şahit oldu. Ve işin daha da vahim tarafı bu aşağılayıcı ve ayrımcı tavrı seçimlerden sonra devam ettirmesi, hatta Kemal Kılıçtaroğlu'na yapılan saldırıda Mansur beyin rol almış olabileceğini ima etmesiydi. Tüm Ortadoğu'yu cehenneme çeviren Suriye savaşı 14 yaşında bir gencin Başer Esad'ı kast ederek okulunun karşısındaki duvara 'Doktor sıra sende' yazması ile başladı. Yani böyle ayrımcı ve kışkırtıcı bir dilin nelere mal olduğunu düşünemeyecek kadar kıt zekanın bilgeliğini yemişim! Bütün bunları neden mi yazıyorum? Hadi onun ve trollerinin niyeti belli,.. Size ne oluyor? Son 22 yıla bakıp ülkücü hareketin ne hale geldiğini, son 17 yıla bakıp Türkiye'nin ve Ortadoğu'nun ne hale geldiğini anlayacak kadar aklınız, bilginiz yok, peki daha düne kadar 'ülküdaşım' dediğin insanlara sadece senden başka bir partiye oy veriyorlar diye vatan hainliğini, pkk yandaşlığını yakıştıracak kadar vicdanın da mı yok? Ülkücülere 'piç' diyeni, Başbuğ'a terbiyesizlik yapanı genelbaşkan yardımcılığına getireni, Ozan Arif'e atılmamış iftira bırakmayanı savunmak ülkücülük oluyor da Mansur beye oy vermek mi vatan hainliği oluyor? Neden? Sol partiyle ittifak yapılmışmış… Peki; Ekmelettin’i hangi “sağ” parti ile ortak çatı adayı atamıştınız? 57. Hükümette koalisyon büyük ortağınız hangi “sağ” partiydi? Rahmetli Ali Güngör’ü hangi “sağ” siyasetçiyi eleştirdi diye ihraç etmiştiniz? Bilgeniz hangi “sağ” siyasetçiden ‘çok şey öğrenmişti’? Var ya,... Tek bildiğiniz çifte standart, riyakarlık, iki yüzlülük... Onu da yüzünüze gözünüze bulaştırıyorsunuz! Sizinki ilm-i siyaset ama başkası yapınca ihanet, öyle mi? Siz ülkücü oluyorsunuz, ben ise ülkeyi yangına çevirmeye gebe bir provokasyona tavır koyduğum için vatan hainiyim, öyle mi? Ben mecbur muyum 22 senedir fikrime hizmet etmediğini kanıtlamışa sizin gibi aklımı, vicdanımı ve hatta şerefimi peşkeş çekmeye? Ben mecbur muyum sizin gibi neyi savunduğumu bilmeden ideolojik varlığımı ne manaya geldiklerini bilmediğim sloganlara hapsetmeye? Bakın çok açık söylüyorum, beni bu dünyada düşündüğümden farklı hareket ettirebilecek bir Alpaslan Türkeş vardı, Bir de Ozan Arif. İkisi de Hakk’a yürüdü. O da benden fazla bilgi sahibi olmaları ve tecrübelerinden ziyade fikirlerine samimiyetelerinden zerre şüphe etmediğim içindi. SAMİMİYET! Bu nedir bilir misiniz? Onun için benden daha çok bilgi sahibi olanlar muhakkak vardır, benden daha tecrübeli olanlar muhakkak vardır, ama benden daha samimi olan yok! Benim kadar olan vardır, yoktur demiyorum, ama bir insanı bir kendi bilir bir Allah, benden daha fazla samimi olamaz kimse. Makamı, mevkii, rütbesi her ne olursa olsun! Onun için bana Ozan Arif'i öğretmeye kalkacak kadar küstahlaşmayın! Sizin gibi düşünmeyen herkese de yok şucu yok bucu, yok İyi Partili, yok solcu diye ayrıştırmaktan vaz geçin. Ben Türk Milliyetçisiyim, kendimi şu bu üzerinden değil fikrimle tanımlarım! Kaldı ki ben olmasam da İyi Partili olan ve değer verdiğim çok insan var. Solcu meselesine gelince de... 9 Işık'ta yazdığı gibi toplumcu olduğum doğrudur, vatanına, bayrağına ihanet etmeyen solcularla da bir derdim yok. Ama 40 çocuğun ırzına geçilmesini ört bas edenlerle yan yana durmaktan ar ederim. Mehmet Alp

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de