Üye Girişi

Üye Girişi

“OŞTTT!…” Sevgili gönüldaşlarım böyle

Yazan  Ozan Arif
“OŞTTT!…” Sevgili gönüldaşlarım böyle bir kelimeyi yazıma başlık yaptığım için hepinizden özür dilerim. Bu sayfayı takip edenler bilir ki zaman zaman günde iki yazı veya destan paylaştığım bu sayfada 10-15 gündür bir paylaşım yapmadım… Yapmadım çünkü rahatsızım. Rahatsızım derken son aldığım üç seanslık kemoterapinin ikliminden henüz çıkmış sayılmam. Bu sefer beni çok hırpaladı… İşte tam böyle bir haletiruhiye içinde ike bu gün öğleden sonra beni oğlum Mehmet Alp aradı! - Baba son bir hafta-on gündür sen MHP ve yöneticileri için bir yazı yazdın mı? - Oğlum benim MHP ile ilgili olumsuz tek satır yazmayacağımı sen bilirsin... Yönetenleriyle ilgili ne yazdıysam zaten sayfada hala paylaşımda… En son Rahmetli Osman Bölükbaşının bir sözünü paylaşmıştım dedim… Ve merak ettim tabi “neden sordun oğlum?” dedim… - Devlet Bahçeli’nin baş yardımcısı Semih Yalçın sana hakaret dolu bir yazı yazmış, sosyal medyada dolaşıyor onun için sordum, ve sakın canını sıkma millet zaten ağzının payını veriyor dedi… Telefonu kapattıktan sonra düşündüm! Hani bir laf vardır ya! “Taş atmadım, değnek sallamadım acaba bu zağar neden havlıyor?..”diye… Yazıyı okuyunca anladım ki derdi kendi ile ilgili değil! Derdi itliğini yaptığı ile ilgili… Beşer olarak yaratılmış biri için itlik kötüdür… Hele hele beşer olarak ite itlik yapmak daha da kötüdür… Allah kimseyi ite itlik yapanlardan eylemesin… Neyse yazıya gelecek olursak; Esasında yazı olarak nerede hangi gazetede yazılmış,yayımlanmış bilmiyorum. Ama belli ki bir televizyon kanalı tarafından da ekrandan tıpkı bir hınzır idrarı gibi akıtılmış!.. “Süpürge bıyıklı aşık müsveddeliğimden” başlamış aklı sıra ne kadar ve ne çeşit küfür biliyorsa hepsini sıralamış… Halbuki kendide şunu çok iyi bilir! İş hakarete kalırsa ben adamı iki kelimede o her gün sabahtan başlayarak akşama kadar bitirdiği viski şişelerine oturturum o koca kıçını o şişelerden kurtarmak için genel cerrahlara ihtiyaç duyar. Sonra adına havladığı zatla beraber kendi koltuklarını kurtarmak için devletlülerin kıç kılı bile değil “anüs tüyü” haline gelmiş zavallıların Ozan Arif’in bıyığını beğenmemeleri gayet normal! Neyse uzatmayalım yazıyı sizinle illa da paylaşmak istememin diğer sebebi de şu; Yazıyı okuyun ve bir ömür verdiğimiz o canım yuvamızın, o MHP’nin kimlerin eline kaldığını görün diye paylaşıyorum… Sonra böyle bir muhteşem(!!!) yazıyı düşündüm de, yazsa yazsa ancak Semih yalçın gibi onun bunun zorlamasıyla profesör olmuş, akademisyen bozuntusundan başkası da yazamaz… Yani kaçırmayın istedim. Benden paylaşmak… Kararı hatta cevabı bile siz verin istedim… Cevabı siz verin istedim çünkü; Beni tanıyanlar şunu çok iyi bilirler, Ben sahipleri var iken, köpekleriyle asla uğraşmam… Sadece "Oşt..." diyorum geçiyorum o kadar... ...... Not; Ha şu en sıradan halk ağzı bir kelime kullansam bana yakıştıramayan, bana edep öğretmenliği yapan arkadaşlarımız da iyi okusunlar. Boka bok demem veya puşta puşt demem için illa profesör mü olmak lazım acaba? Ozan Arif 07 Aralık 2018 Bad Homburg

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de