Bu sayfayı yazdır

CAV CAV ETMEYİN!.. Bu benim bir destanımın adı

Yazan  Ozan Arif
CAV CAV ETMEYİN!.. Bu benim bir destanımın adı artık. Biliyorum böyle bir destanı neden yazdığımı merak edenleriniz olacaktır. Okuyunca anlarsınız ama yine de söyliyeyim! Televizyonun karşısına geçiyorum, dolayısıyla televizyon ekranında da olsa siyasiler de benim karşıma geçmiş oluyorlar… Haberlere bakıyorum… Siyasileri izliyorum… Onları dinliyorum zaman zaman… Hiç biri benim yoğurdum ekşi veya benim eşeğim kancık demiyor. Hep onlar haklı, hep onlar hatadan münezzeh… Hepsi mi böyle? Evet evet hepsi böyle, biri birlerinden hiç farkları yok, hepsi aynı! Hep hatalı olanlar onlardan olmayanlar… Hep hatalı olanlar onları tasdiklemeyen, onlara alkış tutmayanlar… Yani anlayacağınız içi boş siyasi ahkam kesmelerden artık gına geldik gına… İşte bu destan da televizyon başında bu gına gelmelerin bir meyvesi! .... Hem 16-17 senedir bir ülkeyi idare edeceksiniz, hem de ekonomik kriz var diye dilinizle ikrar edeceksiniz… Hem de halkı aptal yerine koyarak aynı konuşma içinde kriz-mıriz yok diye tekrar kendi ikrarınızı yine kendiniz inkar edeceksiniz… Sonra tekrar dönüp size muhalif olanları, halkın gözünde küçük düşürmek için ajitasyon yapacaksınız!.. Ve diyeceksiniz ki; “ biz tam ekonomik savaş veriyorken, bunlar bize muhalefet yapıyorlar” diyeceksiniz… Yani sanki birilerini ekonomik savaş verme noktasına ben getirmişim gibi televizyonda da olsa geçip karşıma cav cav ediyorlar… Eee… İşte o zaman da Ozan Arif halktan bir olarak diyor ki; ….. CAV CAV ETMEYİN!.. Karşıma geçip de, cav cav etmeyin, Önce yiyip sonra geğiren de siz… Bütün pislik sizin fazla ditmeyin, İğrenç de sizsiniz, öğüren de siz… Güya makarnayla hayır ettiniz, Bu halkı ayakta uyur ettiniz!.. Kendinize yurdu çayır ettiniz, Yayılan sizsiniz, böğüren de siz… Yolsuzluğu dinle barıştırarak! Rüşveti arada kırıştırarak! Haramı helalle karıştırarak, Vıcık vıcık edip yoğuran da siz… Anlamadık siz nasıl bir çarktınız? Türkiyede Türk demekten korktunuz… Bütün halkı koyun gibi kırktınız, Kırkıp iplik iplik eğiren de siz… Eğrildi, inceldi, koptu kopacak, Tapacak gibiler hala tapacak!.. Bu ateş bu halkı kebap yapacak, Bu halkı ateşte söğüren de siz… O makamlar size halktan hediye, Bu halka bu kadar bu zulüm niye? İki yüz kırk dokuz şehit var diye, Meydanlarda türkü çağıran da siz… “Dış güçler-mış güçler” veyahut diğer, Çok bahane varmış sizlerde meğer!.. Bu ülkede kriz var ise eğer, Sebebi sizsiniz, doğuran da siz… Çarşıya çıkın be biraz çarşıya! Fiyatlar çevirdi halkı turşuya… Krizi doğurup geçip karşıya, Sonra ciyak ciyak çığıran da siz… Ozan Arif der ki milleti gerip, Kurtulmak yok öyle ipe un serip!.. Ayıp be!.. Ormanı ateşe verip, “Yangın var” diyerek bağıran da siz… Ozan Arif 05 Kasım 2018 Samsun