Üye Girişi

Üye Girişi

SİZ BUSUNUZ!.. Bunlar da benim köpeklerim! Yani

Yazan  Ozan Arif
SİZ BUSUNUZ!.. Bunlar da benim köpeklerim! Yani şu aşağıdaki fotoğrafta, benim yanımda duranları söylüyorum. Kısaca özelliklerinden bahsedeyim. Benim düşmanlarımı benden iyi tanırlar… Ne kadar güler yüzlü olurlarsa olsunlar kötü niyetlileri gözlerinden farkederler. Isırmaya kararlılarsa asla ses çıkarmazlar. Benim kapımı bırakıp elin kapılarına yanaşmalık yapmazlar, elin koyunu gütmeyi zaten bilmezler… Çünkü benim köpeklerim kurt köpeğidir. Önüne gelen çobana kuyruk sallamayı bilmezler. Sadıktırlar… Sadakatlerini ne yağlı kemik vererek, ne de onlara bağırarak veya azarlayıp, döverek sağladım… Hatta onları, size süslü tasmalar alacağım diye kandırarak da sağlamadım… Ben onların sadakatlerini onları severek sağladım. Yani benim köpeklerim, çıkarları için değil beni sevdikleri için, bana sadık oldukları için benim yanımdalar… Ha klavye kullanmasını, klavye başından köpeklik yapmasını bilmezler! Yapacaklarsa köpekliklerini harbi yaparlar! Bana bırak laf söylemeyi şöyle yan gözle bakanın bile iflahını sökerler… Daha çok özellikleri var da, tek tek saymama gerek yoktur… Peki tamam da Ozan Arif, şimdi durup dururken bu kadarını neden saydın diyeceksiniz biliyorum. Durup dururken saymadım! Gerektiği için saydım. Klavye başında dava adamlığı taslayarak, dava adamlığından ziyade çıkarları için finoluk yapanlar duysun diye saydım… Her devrin köpeği olanlar gibi her çıkar sağlayana kuyruk sallayan zağarlar için saydım… Kendi kapısının yiğitliğine değil, el kapılarının itliğine soyunanlar için saydım!.. Benim her yazdığım yazının, benim her açıkladığım gerçeğin, daha doğrusu yazdıklarımın doğruluğu karşısında fikren acze düşüp, birilerine yaranmak için yazılarımın altında bana çemkirenler bana küfredenler için saydım… Ağzı açılınca dava adamlığından bahsedip, ama dava adamlığından, davasının Bozkurtu olmaktan ziyade çıkar için veya ahmaklığından makam sahiplerinin köpekliğine heveslenenler için saydım… Sonuç olarak onlara diyeceğim şu; Madem ki köpekliğe bu kadar heveslisiniz, madem ki aklınızdan ziyade, ağzınızı kullanmak istiyorsunuz, size tavsiyem şu; Boş yere havlamayı öğrenmeden önce, sadakati öğrenin sadakati… Çünkü iyi bir köpek olmanın yolu bile burdan geçiyor! Sakın bana sadakati biliyoruz veya bilmem kime sadakat şerefimizdir demeyin! Şerefsizlere sadakat şerefsizliktir. Davasına sadakati olmayanın kişilere sadakati olmaz. Siz gidin başkasını kandırın! Hem bana devamlı havlasanızda, devamlı küfür etseniz de ben sizin bazılarınızı çok iyi tanıyorum… Şimdi köpekliğini yaptığınız zatlar için, daha önce (buraya yazmaktan hicap edeceğim) hangi sıfatları taktığınızı çok iyi biliyorum. Siz çıkarınız söz konusu olduğu için bugün bana havlarsınız, yarın da başka biri gelirse, gelene kuyruk sallar gidene havlarsınız… Kusura bakmayın ama siz busunuz! Selam olsun Ben Bozkurt’um deyip de, Bozkurt’luğunun hakkını verenlere… Ozan Arif 31 Eki 2018 Samsun

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de