Üye Girişi

Üye Girişi

ÇOK YÜZLÜLER! Allah nur içinde yatırsın!

Yazan  Ozan Arif
ÇOK YÜZLÜLER! Allah nur içinde yatırsın! M.Akif Ersoy sağlığında demiş ki; “Artık ikiyüzIüIeri sevmeye başIadım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görür oldum…” demiş. Ohooo… Bana sorarsanız yirmi yüzlü bile iyi! Çocukluğumda Tommiks isimli bir çizgi roman okurduk o çizgi romanda bir tip vardı, adı “bin bir surat”tı… Şimdi ben yaşadıkça binbir yüzlü insanlar görmeye başladım, her biri inanın bana o çizgi romandaki "bin bir surat"ı hatırlatıyor… ………. Bir haftadır dinliyor musunuz bazı siyasiler sallıyorlar maşallah(!) Kırmızı çizgileri varmış… Kimilerinin kırmızı çizgisi genel başkanlarıymış… Şecaat arzederken, sirkatini söyleyen kıptilere benziyorlar! Neden derseniz; Bize gelince dava adamlığından dem vurup, kırmızı çizgilerinin davaları olduğunu söylüyorlar da ondan… Ama görüyorsunuz kırmızı çizgilerini dile getiren bu riyakarlar, dava adamı olmaktan ziyade adamın adamı olduklarını açık seçik ortaya koyuyorlar. Öyle değil mi? ….. Siyasetin başındakiler de, kıçındakiler de aynı! Şimdi bakın birisi diyor ki; “Elbette Türk’üz, Türkçüyüz, Türk milletinin ebedi sevdalılarıyız.” “ Türklük ve Türklüğün bekası bizim kırmızı çizgimizdir” diyor… Halbuki bu cümleleri kuran kişi, “ 3 Mayıs Türkçüler Bayramı”nın adını değiştirip, “3 Mayıs Milliyetçiler günü” yapan kişi… Türkiye’de Ülkücülerin yaptığı, daha doğrusu Başbuğumuz’dan bize emanet kalan Türk Kurultaylarının hepsini yasaklayan ve iptal eden kişi… Üstelik Türklükle derdi olanları Türkiyenin başına musallat eden kişi… Hal böyle olunca insan “Yesinler sizin Türkçülüğünüzü” demekten kendini alamıyor. ……….. Diğerine gelince o da diyor ki; “ Ben Türküm ama Türkçü değilim” diyor… Halbuki bu kişi daha düne kadar “ Bana Türküm diyerek de kimse gelmesin” diyordu… Bu kişi “ Türk milliyetçiliği benim ayaklarımın altında” diyen ve Türküm diyenlerden gıcık alan, onlara “ırkçı”, “kafatasçı” diyen kişi… Bu kişi açılım adı altında Pkk’lıları keyfetmek için, içerisinde “Türk” geçiyor diye okullardan yavrularımızın söylediği “ Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan andı kaldıran, yasaklayan kişi… Bu kişi son zamanlarda şöyle de diyor! Diyor ki; “Milletimizin en etkili andı İstiklal Marşıdır. Bunun dışına bir and tanımıyoruz, tanımayacağız.” diyor… Bak… Bak… Bak! Güya “İlber Ortaylı” hocanın dediği gibi andımız konusundaki küstahlıklarını İstiklal Marşımızın arkasına saklamaya uğraşıyorlar. Halbuki bir kere İstiklal Marşı ismi üstünde o and değil marştır. İkincisi, İstiklal marşının içinde; “ Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celal…” sonunda ise, “Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.” sözleri geçiyor… Yahu Türküm diyenleri bile ırkçı, kafatasçı diye suçlamaya kalkan bu kişi, İçinde bu sözler geçen İstiklal marşımızı and olarak tanımakta ne kadar samimi olabilir ki? Sonra dahası var! İstiklal Marşını yazan Mehmet Akif Ersoy’dur… Ben bunların M.Akif Ersoy’u sevdiklerinden de emin değilim. Hiç bana seviyoruz edebiyatı yapmasınlar! M.Akif Ersoy’u sevselerdi, rahmetliye yani M. Akif Ersoy’a arkasından konuşmalarında “Pezevenk” diye hakaret eden “Kadir Mısıroğlu” gibi bir müptezele sofralarında yer verip baş köşeye oturtmazlardı… ……. Yani anlayacağınız, Hep riya, hep iki yüzlülük, hep bin bir suratlık… İşleri güçleri bu… Hele de siyasilerin çok yüzlülüklerinden artık iğrendim… Yahu arkadaş baksanıza işte gördük EYT ile ilgili yani “Emeklilikte yaşa takılanlar." için bir önerge veriliyor, yarım saat önce olumlu oy kullananlar, yarım saat sonra çekimser kalarak insanların umutlarını boşa çıkarabiliyorlarlar. Bu nasıl bir adiliktir arkadaş? Aklıma hemen şu söz geliyor; “Çok kızdım yüzüne tüküreyim dedim hangi yüzüne tüküreceğimi bilemedim…” İnanın ben de aynıyım, bunları elime geçirsem yüzlerine tükürürüm diyorum… Diyorum ama hangi yüzlerine tüküreceğimi şaşırırdım herhalde! Ne dersiniz, haksız mıyım? Ozan Arif 26 Ekim 2018 Samsun

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de