Üye Girişi

Üye Girişi

YESİNLER SİZİN BEKANIZI!.. Hani Orhan

Yazan  Ozan Arif
YESİNLER SİZİN BEKANIZI!.. Hani Orhan Veli’nin bir şiiri vardır ya; “İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.” diye başlayıp devam eden bir şiirdir o… Ben de işte öyle yaptım bugün! Partilerin grup toplantıları vardı, oturdum televizyonun başına onları dinledim… Beni diğerleri pek ilgilendirmediğinden Orhan Veli’nin İstanbul’u dinlemesi gibi bende oturdum dikkatle Bay Bahçeliyi dinledim gözlerim kapalı… Gözüm kapalı dinledim çünkü Beyefendinin yüzünü görmeye tahammülüm kalmadı. Esasında sesini duymaya da tahammülüm kalmadı ama üç hilalin hatırına mecburen dinliyoruz işte… Ancak bir yere kadar gözlerim kapalı dinleyebildim! Zira konuşmasının öyle bir yeri geldi ki ister istemez gözlerim fal taşı gibi açılıverdi… O kısımda şöyle diyordu, (Ben dinledim siz de okuyun lütfen) Diyordu ki; ………… “ Önemle diyorum ki; Hiçbir ittifak bir tarafın reddedilmesiyle, geri adıma zorlanmasıyla, yok sayılmasıyla, tez ve önermelerinin görmezden gelinmesiyle ayakta kalamayacaktır. Hiçbir ittifak diğer tarafın tahakküm ve dayatmayasıyla, üstten bakmasıyla, parmak sallamasıyla yaşayamayacaktır. Hiçbir ittifak pozisyon hatırlatmasıyla, devamlı çatladı çatlıyor ihbarlarıyla, zamana oynamayla, şartların kollanmasıyla varlığını devam ve idame ettiremeyecektir. Samimiyet, safiyet, fedakarlık ve dürüstlük olmadan eşitler arası ilişki sürdürülemeyecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi içinde ittifak çabalarını dinamitlemek için sürekli faaliyet içinde olanlar sevinç taklaları atabilirler, heyetler görüştü görüşmedi, oldu olmadı, yasal zemin vardı yoktu tartışmalarına son vermenin vakti gelmiştir. Bu kronikleşmiş süreci uzatmanın anlamı ve alemi yoktur. Parti olarak 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerine yönelik herhangi bir ittifak beklentimiz, ittifak arayışımız, ittifak niyetimiz geldiğimiz bu aşamada artık kalmamıştır. İşin tadı kaçtığından zoraki görüşmelerle bir yere varmanın imkanı olmayacaktır. Oyalanmaya, milleti aldatmaya, sabırları sınamaya, umutlarla oynamaya lüzum da yoktur. 29-30 Eylül 2018’de Kızılcahamam’da düzenlediğimiz Milletvekilleri ve MYK üyeleri ortak toplantımızla birlikte, 20 Ekim 2018’de yaptığımız İl Başkanları toplantımızda aldığımız kararlar gereğince kendi yolumuzu sadece kendimiz çizeceğiz. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerine kendi adaylarımızla, kendi amblemizle katılıp, Türkiye’nin her seçim bölgesinde demokratik mücadelemizi Allah’ın izniyle yapacağız…” ………….. Evet evet aynen böyle dedi… Bu cümleleri duyunca mecburen gözlerimi açtım ve şunun şu cümleleri sarfederken bir de suratına bakayım dedim… Çünkü resmen ittifak (pardon iltihak) bitti diyordu… Suratına bakarken çocukluğumdan beri çok sevdiğim bir türkü geldi aklıma… “Demedim mi nazlı yarim ben sana, Çok muhabbet tez ayrılık getirir…” Sadece bu türkü de değil, bir-iki atasözü de hatırladım nedense! “Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir” derler… Yine derler ki; “Sütü döktükten sonra ağlamanın hiç bir faydası yok” Evet efendi sütü döktünüz sütü… Ülkücü hareketin sütünü döktünüz, Bozkurtları uyutup dişini söktünüz! El adamı işte böyle şamar oğlanına çevirir!.. Bak gördünüz mü? Koltuk değnekliği yaparak sultanlık makamına çıkardığınız, Uğruna içinde doğup büyüdüğünüz sistemi bile değiştirip, tek adam yaptığınız kişi bir yol arkadaşını bile senin için harcamayı göze alamadı! Ama sen… Sen ne yaptın? Sen o kişiyi padişah yapacağım diye bir fikri, bir ülküyü, bir camiayı, bütün ülkücüleri harcadın ülkücüleri… Ülkücüler “Devletin başına devlet gelecek” diye bangır bangır bağırırken, sen ne dedin? Sen dedin ki; “ Hayır ben gelmeyeceğim, devletin başına Tayyip Erdoğan gelecek” dedin, ben onu getireceğim dedin…Öyle değil mi? Şimdi otur; Tayyip Erdoğan yüzünden kendi camiana; Attığın taşları, söylediğin lafları, kaçırttığın fırsatları, giden zamanı, kaybettirdiğin güveni hatırla… Bunları istesen de geri alamazsın artık. Pişman olsan da pişmanlığın hiç bir işe yaramayacak… Şimdi istediğin kadar kız bağır, ağla, sızla… Neye yarar ki her şeyi kırıp döktükten sonra? Ben sana yüz kere dedim, yazdım!.. Ne yapıyorum diye başta düşünmek, niçin yaptım diye sonunda pişman olmaktan iyidir diye… Gerçi ben senin pişman olacağını hiç sanmıyorum. Hatta ben sizin ikinizin ittifak bozmayacağınızı da biliyorum. Zira siz ikinizde birbirinize mecbursunuz… Biriniz saraydaki koltuğu, biriniz de Balgat’daki koltuğu kayıp etmeyi göze alamazsınız… Bunlar hep numara… Bunlar hep milletin gadasını almaktan başka şey değil… Eğer öyle olmasa şu yukardaki cümleleri sarfettikten beş dakika sonra; "Cumhur İttifakı duruyor, yerel seçimde ittifak yok." dermisiniz? Bu ne demek şimdi? Kusura bakmayın ama, bu halinizle mahkemede boşanıp, ama yine aynı evde yaşayan karı-kocaları hatırlatıyorsunuz! Yoksa hala bizi “Devletin bekası” masalları ile kandıracağınızı mı sanıyorsunuz? Yesinler sizin bekanızı!… Ozan Arif 23 Ekim 2018 Samsun

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de