Üye Girişi

Üye Girişi

HAMZA TÜTÜNCÜ AĞABEYİMİN ARDINDAN!.. “Hep

Yazan  Ozan Arif
HAMZA TÜTÜNCÜ AĞABEYİMİN ARDINDAN!.. “Hep kötüler yokki, iyiler de var, Onlar yıldız gibi kayıp giderler, Gönülleri güzel olan insanlar, Güzel hatıralar koyup giderler…” O da öyle güzel bir yürekti işte!.. Güzel hatıralar koyup gittiğinden öyle eminimki… Güzel yürekli bir hemşehrimdi… İyi insandı, yiğit insandı… Haksızlığa tahammülü olmayan bir Alucra’lıydı… Uzun yıllardır Giresun’da yaşıyor, lokanta işletiyordu… Onun iş yerinde, onun lezzetini alanlar daha da bırakmazdı onu. Lezzetiyle dilleri, sohbetiyle gönülleri mest eden, kendine bağlayan Hamza Ağabeyimdi o benim… Ara sıra haberleşir, ara sıra telefonlaşır dertleşirdik onunla… Ama şu rahatsızlığa yakamı kaptırdım kaptıralı (herhalde kendi canımızın derdine düştüğümüzden olsa gerek) epeydir konuşamamıştım onunla… Ama bugün duydum ki geçip gitmiş Hamza Tütüncü Ağabeyim… Hak'kın rahmetine kavuşmuş… ….. Bir ömür verdiğim hareketin temsilcileri (Ankara’da birilerine yaranmak için) kendi vilayetimde bile bana karşı tavır alırken o beni ta Almanya’dan Giresun’a davet etmiş tıka basa doldurduğu Giresun Kapalı Spor Salonunda ülküdaşlarımla beni buluşturmuştu… Hiç unutmuyorum! Kaldığımız otelde sahneye çıktığım kıyafetimi, çarığımı, kuşağımı giyinmiş salona gitmek üzere otelden çıkmıştım ki ne göreyim! Otelin kapısında upuzun siyah bir Limuzin bizi bekliyor… Normal rabaların bile zor gezdiği Giresun’umuzun sokaklarında böyle bir araba görmek beni şaşırtmıştı… Gayri ihtiyari; “Hamza Ağabey bu ne?” demiştim… “Ne olacak seni salona götürecek araba hemşehrim” demişti bana… "Ağabey ne gerek vardı, neden zahmet ettin" dediğimde; “Hele bin şu arabaya ozanım, senin yarın kadar sanatı olmayanlar salonlara bununla taşınıyor… Bir de şu çarıkla kuşakla sen bin ki, gavurun arabası bi adam görsün” diyerek beni güldürmüştü… Hülasa değişik bir yürekti o… Ölüm haberini alınca dondum kaldım… İnanın şu an bile ne diyeceğimi bilmiyorum… Hani derler ya “Bir adam köprü kurar, binlercesi ondan geçer…” diye, İşte o bir değil (üstünden milyonlar geçsin diye) binlerce gönül köprüleri kuran bir vatan evladıydı… Ama o da benim gibi bazı vefasızlıklara şahit olunca; “ Geçti bizden; Zevk-ü sefa geçti bizden, Mertler için köprü olduk, Namertler de geçti bizden…” diyen Türkmeneli hoyratının anlattığı duygulara gark oluyordu… Çünkü mert adamdı, Çünkü namertliğe tahammülü yoktu… Sonra; Milliyetçiydi, Vatanperverdi… Yahu daha doğrusu ülkücüydü ülkücü ha… Çokları bilmez bile onun ülkücü bir yürek taşıdığını. Çünkü o ülküsünü şov yapmak için değil, memleketine, milletine, Türk’e ve Türklüğe faydalı olmak için taşıyordu… Dedim ya artık ne söylesem boş… Fani dünyada yollar bitmiş, Hamza Ağabey geçip gitmiş… Allah ahiretteki yollarını açık eylesin… Evlad-ü ıyaline, sevenlerine, hemşehrilerine, eşine, dostuna hülasa bütün Giresun’a, Alucra’ya baş sağlığı diliyorum… Hamza Tütüncü Ağabeyime de Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum… Ruhu şad, mekanı Cennet olsun inşallah… Amin… Ozan Arif 21 Ekim 2018 Samsun

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de