Bu sayfayı yazdır

HAYRET!.. Ya kimin arabasına binerlerse onun

Yazan  Ozan Arif
HAYRET!.. Ya kimin arabasına binerlerse onun türküsünü çağırıyorlar, ya da yavaş yavaş aklları başlarına gelmeye başladı! İki gündür beni şaşırtan cümleler duyuyorum birilerinin ağzından. Türklükten bahseden, soydaşlıktan bahseden, gardaşlıktan bahseden cümleler!.. Haaa… Demek ki; Türk’üm demenin müslümanlığa zararı yokmuş… Haaa… Demek ki; Bir milleti millet yapan bağların içinde din bağı önemli olduğu kadar kan bağı da önemliymiş… Hülasa inanmadan söylemiş olsalar bile, bunları duymak beni bahtiyar etti… Kendilerine teşekkür ediyorum. Sonra bunlarla kalmadı sevincim… “Her sabah Türküm demekle Türk olunmuyor” Veya; “ Her sabah Türküm demek bana Hitler’in, Mussolini’nin taktiklerini hatırlatıyor” v.s gibi sudan sebeplerle çocuklarımızın okullarda okuduğu “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” diye başlayan andımızı, içinde Türk sözü geçtiği için yasaklayıp, açılımlarına meze yapanlar, bu saçma kararlarından vaz geçmişler… Hatta haberler de dinledim! Birileri kararından rücu edince şu adaletinden şüphe etmediğimiz(!) Danıştay’ımız nihayet hemen bunu karara bile bağlamış… Yani anlaycağınız; “Artık okullarda andımız serbestçe okunacak” Eee… Bırakında şu tek adam rejminin nimetlerinden(!) birazda Türkler faydalansın deyil mi ama? Yahu bütün bu gelişmeler bir-iki günlük Gagavuzya ziyaretinin arkasından gerçekleşti. Hani diyorum ki; Şu Türkün ekmeğini yiyip, Türk Devletinin nüfus kağıdını taşıyıp, Bırakın Türklüğü, Türk vatandaşlığından bile gocunan nesebi gayr-ı sahihleri toplayıp Gagavuzya’ya mı göndersek acaba? Kim bilir belki, birileri gibi onlarda orada feyz alır, soysuzluklarından veya en azından soysuzluk edebiyatı yapmaktan vaz geçerler… Belli mi olur? Ozan Arif 19 Ekim 2018 Samsun