Üye Girişi

Üye Girişi

YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN!..

16 Eyl 2018
YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI BAŞLARKEN!.. Yeni eğitim ve öğretim yılı yarın başlıyor. Okulların tekrar açılıp, sınıfların tekrar can çiçekleriyle dolduğu,okullarda kuş cıvıltıları gibi yavrularımızın seslerinin yükseleceği böyle bir iklime girerken aklımdan geçenleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Öğretmenlik hevesi (12 Eylül darbesi yüzünden) kursağında kalmış bir eski öğretmen olarak velilere yani analara, babalara iki çift söz söylemeye kalkışmamı inşallah bazıları ukalalık olarak algılamaz! ..... Önce sabır diyerek başlamak istiyorum. Çünkü sabretmek, sabırla uğraşmak en zor işlerin bile çözüm anahtarıdır. İnsanoğlu, herşey hemen olup bitsin, hemen sonuçlansın ister. Oysa ki, Allah bazı nimetleri yalnızca sabretmenin ardına saklamıştır. Konuya dönecek olursak; Çocukların üzerinde şu üç unsurun etkisi çok büyüktür! Nedir bunlar? 1- Ailenin etkisi 2- Okulun etkisi 3- Çevrenin etkisi Ben bu ders yılının başında, yani çocuklarımızın yeni bir eğitim ve öğretim iklimine girerken, ailenin etkisi üzerinde durmak istiyorum. Şunu baştan söylemeliyim ki, çocuklarına ders çalışma sorumluluğunu vermeyen, onlara kıyamayıp okul başlangıcından itibaren onların çalışmalarını tamamen kendi üzerine alarak çocuklarını hazırcılığa alıştıran ana babalar çocuklarına en büyük kötülüğü yapmış olurlar. Efendim ben psikolog veya pedagog değilim. Daha önce söylediğim gibi ukalalık yapma niyetim de yok. Söyleyeceklerimi 9-10 yıl yaptığım öğretmenliğin bana verdiği tecrübenin ışığında söylüyorum. İnsanlar tıpkı huyları, mizaçları gibi ayrı ayrı yaratılmışlardır. Bu ayrı ayrı yaratılmışlık zekalarda da kendini gösterir. Yani zekaları ele alacak olursak, zekalar da çeşit çeşittir! Yaratıcı zekalar vardır, muzır zekalar vardır, havai zekalar vardır daha doğrusu mizaçlara göre çeşitlilik arzeden zekalar vardır. Daima baskı gerektiren, üzerinden disiplinin eksilmemesini icap ettiren zekalar da vardır ki, bunlar belli bir çocukluk yaşından sonra artık kendi mesuliyetini, kendine nelerin faydalı olup olmayacağını idrak edecek duruma gelebilirler. İşte onun için en baştan sabır dedim. Sabır çok önemli. Çocuklarımızın eğitiminde sabrı hiç elden bırakmamak şarttır. Çünkü uzun ve sabırlı bir bekleyiş insanları çok hayırlı neticelere götürür. Bütün bunları şunun için söylüyorum! Etrafınıza biraz dikkat edecek olursanız, bazı aileler çocuklarıyla çok fazla, adeta “Veli Efedi”de yarışa hazırlanan atlarla ilgilenir gibi ilgileniyor ve çocuklarının çocukluklarını yaşamasına bile izin vermiyorlar. Dolayısıyla onların şahsi yapıcılıklarının, kabiliyetlerinin, şahsi hobilerinin önüne geçiyor hatta onların heveslerini adeta öldürüyorlar. Bunun tam aksine bazıları da çocuklarıyla hiç meşgul olmuyor, “saldım çayıra Allah gayıra” babından, kendi havalarında yaşayıp gidiyorlar. Halbuki bu iki durumda çocuklarımız için çok tehlikelidir. Zira çocuk yaradılış itibarı ile havailiğe çok uygun yapıdadır. Çocuklarımızın okul hayatlarıyla ilgilenirken öncelik vermemiz gereken, en az öğretmenleri kadar ihtimam göstermemiz gereken husus onların okuma alışkanlığı ve mesuliyet duygularının gelişmesi olmalıdır. Onlara okuma zevkini ve mesuliyet hissini yani neden çalışması gerektiğini telkin etmek şarttır. Bunları şunun için söylüyorum! Zekaların ve yeteneklerin bir kısmı fazla otoriteden, fazla baskıdan, bir kısmı da fazla alakasızlıktan heba olmakta, hatta yok olmaktadır. Çocuklarımız bazen baskı ve otoriteyle çok güzel başarılar gösterseler de, otorite üzerlerinden kalkar kalkmaz hayatta çalışmazlar dolayısıyla başarı maşarı da gösteremezler. Bu tip zekaların çalışması, verimli olması ancak geniş ufuklu, alakaya bağlı bir eğitimle sağlanabilir. Bu da sabır ister, sabırla üzerinde durmak ister. Bu konuda sabırla gayret gösteren analar ve babalar, sabırlı gayretlerinin sonunda netice alacaktır. Yukarıda bahsettiğim gibi yavrularımız belli bir zaman sonra kendine faydalı olanı ve sorumluluklarını idrak ederek sabırla gayret eden ailelerinin yüzünü güldürecektir. Tekrar diyorum, bunun için sabır şarttır. En azından liseyi bitirene kadar bu sabrı göstermek lazım diye düşünüyorum. İnanıyorum ki, sabrın meyvesi size sabrederken çektiğiniz sıkıntıları unutturacaktır. Çocuklarımızın zekasındaki sırları iyice çözmek için bu sabrı göstermezsek, o güzelim zekalara yazık olur. Ülkemizin yarınları olan zekalara yazık olunca da, ülkemize yazık olur ülkemize... Çünkü ülke o zaman muhakeme kabiliyetini kayıp etmiş geri zekalılarla onları çok rahat kullanan şeytani zekalıların eline kalır. Daha açıkcası çocuklarımıza, onların zeka gelişimine gerekli ihtimamı göstermezsek bunun bedelini sadece aileler değil bütün bir millet öder. Bu vesileyle; Yeni eğitim ve öğretim yılının hem yavrularımıza, hem ailelerine, hem de vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Selam ve muhabbetle efendim. Ozan Arif 16 Eylül 2018 Samsun
 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • TALİHSİZ KAZA VE TALİHSİZ KAZAM! ALUCRA...
    Yazan
    Hepinizin bildiği daha doğrusu televizyonlardan saatlerce dinlediği haber; "GİRESUN’da Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru dün eşi ve kızıyla birlikte, Alucra ve Gümüşhane Kozağaç karakollarına Sikorsky S-70 tipi helikopterle şehit aileleri ve askerlerle bayramlaşmaya gitti. Giresun İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli aralarında albay, Pilot Yarbay Hilmi Özer ve Pilot Üsteğmen Yüksel Kandemir’in de bulunduğu, 8’i asker, 7’si asker yakını olmak üzere…
    Yazan Çarşamba, 06 Temmuz 2016 23:23 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de