Üye Girişi

Üye Girişi

İSLAM OLMANIN BAYRAMLARI, İNSAN OLMANIN

Yazan  Ozan Arif
İSLAM OLMANIN BAYRAMLARI, İNSAN OLMANIN BAYRAMLARI… Hep söylerim, nedense bu tür yazılar çoklarının ilgisini çekmez. Bir insana ilgi duymadığı konuyu anlatmanın, havanda su dövmekten farksız olduğunu biliyorum. Bu gerçeği bile bile, bir mübarek bayramı yolcu ederken şu düşüncelerimi paylaşmadan yapamadım. İlgi duyan okur, ilgi duymayan okumaz… ......... Ben din alimi değilim… Niyetim ne ulemalık taslamak ne de ukalalık yapmak. Niyetim sadece yukarıda dediğim gibi düşüncelerimi sizinle paylaşmak. Farketmekteki gecikmemi cehaletime verin, son senelerde farkettiğim bir tesbitim şu; “İnsan olmadan, İslam olunamaz…” Ama maalesef şöyle etrafa bir bakın, insan bile olamadan islamlık taslayandan geçilmiyor. Bayram boyu kurban pazarlarında, siyaset sahnelerinde, memleket plajlarında daha bir çok ortamlarda yapılan televizyon haberlerini dinledikçe hep şunu düşündüm. İnsan olmanın bayramlarını idrak edemeyenler, islam olmanın bayramlarını da idrak edemiyor vesselam… Diyeceksiniz ki “İnsan olmanın bayramları ne?” Efendim bence insan olmanın bayramları şunlar; 1- İnsan olmanın ilk bayramı doğumdur. Şu fani dünyaya insanı insan yapan özelliklerle bezenmiş olarak gelmek, düşünen bir beyinle doğmuş olmak gerçek bir bayramdır. 2- İnsan olmanın mesuliyetini her an omuzlarında taşımak, insana ve insanlığa hayırlı olmak ve bu hayırlı olmanın zevkini ruhunda hissetmek de bir insanlık bayramıdır. Bu öyle bir bayramdır ki; Başkalarının sevincini sevinç, başkalarının üzüntüsünü üzüntü eder kendi ruhunda yoğurur bu şekilde mutlu hatta bu şekilde kutlu olursun. 3- İnsan olmanın üçüncü bayramı da her an, her yerde bizi bekleyen ölümdür ölüm!.. Ama bu bayram dünyanın bitiş, ahiretin ise geçiş kapısında kutlanır. Ölümün bayram olması ahirette yüksek mertebe sahibi olanlara mahsustur. Ahiretteki mertebeler ise insanın dünyadaki davranışlarına göre verilir. Çok rey almasıyla, çok alkış almasıyla veya insanların paye, makam, rütbe hatta devlet bahşetmesiyle değil Yaradan’ın dünyadaki davranışlarına kıymet vermesiyle kazanılır. İşte o sebeple insan yaşayışına öyle dikkat etmelidir ki, öldüğü zaman arkada kalanlar değil, karşılayanlar bayram yapmalıdır. Ama yukarıda bahsettiğim iki bayramı idrak edemeyenlerin, bu üçüncü bayramı idrak etmesi mümkün değildir. Zira onlar dünyadan ayrılırken arkasından bayram edilen varlıklardır. Onlar için çokları arkasından rahmet okumaktan ziyade, geberdi de kurtulduk derler. Tıpkı Devletin verdiği imkanları kötüye kullanmış, Padişahı bile avucunun içine almış, bu maharetiyle de çok canlar yakmış ama İkinci Mahmut döneminde de Konya’ya sürülüp orada asılmış olan meşhur Halet Efendi’nin arkasından bir şairin ; “ Ne kendi eyledi rahat, ne halka verdi huzur, Yıkıldı gitti cihandan, dayansın ehl-i kubur…” …..dediği gibi, insanı lanetle anarlar, o tür insanları bir mezardan ziyade bir kubura yani (yukarki beyitte söylendiği gibi) tuvalet deliğine layık görürler. Hülasa daha önce de söylediğim gibi insan olmadan islam olduğunu sanan zavallılar, insanlığın bayramlarını idrak edemeden, islamın bayramlarını yani ne “Ramazan Bayramını” ne de “Kurban Bayramını” idrak edemezler. Hatta az ince düşünürsek onlar bırakın dini bayramları, milli bayramları bile idrak edemezler. Onlar için her bayram bir gürültü, bir şamatadan ibarettir. Çocuklar lunapark’a gidince akıllarında ne kalırsa onların akıllarında da bayram deyince o kalır. Halbuki insanın dünyaya insan olarak ayak basmasının büyük bir nimet olduğunu idrak edenler, bu durumu bir bayram olarak değerlendirebilenler; Cenabı Allahın Yüce Kitabımızda; “ Ben insana kendi ruhumdan üfledim” müjdesini hakkıyla kavrayabilenlerdir. Yani anlayacağınız öyle her kalıbı insan olan, insan değildir. Dünyaya gelişinde ki maksatı sadece “ yiyip içmek, yellenip bilmem ne yapmak” olarak algılayanlara ne kadar insan denir ki? Hani derler ya; “Doğduğun zaman herkes gülerken sen ağlıyordun, öyle hayat sürki öldüğün zaman herkes ağlarken sen gülesin…” Anlayana ne büyük derstir bu, öyle değil mi? Velhasıl neticeye gelecek olursak, demek istediğim şu; İslam olmanın bir bayramını uğurlarken, insan olmanın bayramlarını unutmayalım. Ne mutlu İslamın bayramlarını hakkıyla idrak edenlere, Ne mutlu insan olmanın bayramlarını aklından çıkarmayanlara… Selam, sevgi ve dua ile efendim... Ozan Arif 25 Ağustos 2018 Samsun.

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de