Bu sayfayı yazdır

YAHU UTANMA DA YOK ARKADAŞ!.. Yahu utanmak da yok

Yazan  Ozan Arif
YAHU UTANMA DA YOK ARKADAŞ!.. Yahu utanmak da yok arkadaş! Koskoca bir partiyi bu hale getirmenin, Feleğin çemberinden geçmiş, (koynunda beslenen yılanların kahpeliği hariç) her türlü kahpeliğin üstesinden gelmiş bir nesli, bir iman ordusunu amaçsız, gayesiz, şevksiz, heyecansız bırakmanın en ufak üzüntüsünü yüzünde görmek mümkün değil bu zatın!.. Bırakın üzüntüsünü, tam aksine bir hareketin sevdalılarını sırtından vurmanın mutluluğunu yaşıyor sanki... Ender de olsa bütün bu olumsuz gelişmelerin içinde zaman zaman yılışmalarından bunu okuyorum suratında... Öyle ki, verilen görevi başarıyla deruhte etmenin keyfini sürüyor adeta! ...... Her Ülkücü gibi ellerim koynumda gelişmeleri seyrediyorum. Haberleri izliyorum. Ellerin seçilmek arzusu, seçtirmek heyecanı yani kendi alameti farikasını taşıyan adayları var adayları... Ama benim yok... Ama bizim yok... Ama şeytani, ama Rahmani ulaşmak istedikleri hedefleri var ellerin... Gel gör ki, adı bile “Ülkücü Hareket„ olan bir hareketin ne ülküsünü bırakmışlar ne türküsünü... Elin kapı yamağı olmuşuz vesselam! Ne diyeyim edenlerin gözü kör olsun! Sevmesem bile zoruma gidiyor arkadaş... Ne de olsa yuvam dediğim, içine girmemi yasak etseler de evim olarak bildiğim bir tüzel kişiliğin başında olan bir zat! Şuna bak yahu... Bugün bir daha tiksinerek seyrettim! Bizatihi kendisi bostan korkuluğu olan vezirin yanında ikinci sınıf bostan korkuluğu gibi durmuş, bizi ve fikriyatımızı ayaklar altına almaya kalkan birini padişah yapmak için basının önünde utanmadan poz veriyor! Hadi kendi onurunu, kendi itibarını düşünmüyor diyelim. (Zaten olmayan şeyi nası düşünsün!) Ama bütün hırpalanmaya rağmen hala Türkiyenin tek kurtuluş ümidi olan ülkücü hareketin ve ülkücülerin itibarını da düşünmüyor besbelli... Şimdi düşündüğü ne peki? diyeceksiniz... Ne olacak kendi koltuğu, kendi çıkarı... Yapışıp kaldığı o koltuk için ne batırmayacağı ocak var, ne de oturmayacağı kucak var... Mikrofonlar ağzına tutuldukça da komik komik, hatta ne komiği, rezil rezil yumurtalar yumurtluyor!.. Yumurtaların içinden de ne civciv çıkıyor, ne kuş çıkıyor, kendi tabiriyle alayının içi boş çıkıyor! En son yumurtasını bütün millet gülerek gördü işte! Yumurtanın üstünde ki “ Korku dağları sardı „ yazısını herkes okudu... Fırkasından atarak engelleyemediği, arkasından atarak engeleyemediği, Namusuna dil uzatarak engelleyemediği, Konuştukları salonları bastırarak engelleyemediği, Devlet erkinden yardım alarak ısmarlama mahkeme kararlarıyla engelleyemediği, Çeşitli entrikalarla parti kurmalarına engel olamadığı, Hatta erken seçim adı verdikleri baskın seçim veya kap-kaç seçimle bile engelleyemediği bazı adaylara en son iftira atarak, onların aday olmaları için imza verenlere “fetöcü„ damgası vurdurarak engellemek istiyor. Bunun için de İçişleri Bakanlığını ve Adalet Bakanlığını göreve çağırıyor... Güya aklı sıra millete sünnetçi korkusu veriyor! Ve bunu çok matah bir şeymiş gibi, ciddi ciddi bir zeka ürünü yani kendi aklının mahsulü olarak gazetecilere anlatıyor... Güler misin, ağlar mısın? Yahu, (yazıya başlarken dediğim gibi) utanma da yok arkadaş! Ar yok, arsızlık diz boyu... Ne diyeceğimi şaşırdım inanın. Şaşırmadım... Ne diyeceğimi çok iyi biliyorum, biliyorum ama, devamlı 6080 lira da ödeyemem ki!.. Allah‘ım sen sabır ver Yarabbi... Ozan Arif 05 Mayıs 2018 Samsun