Üye Girişi

Üye Girişi

“SAP YİYİP SAMAN YAPMAK” BU OLSA GEREK!..

Yazan  Ozan Arif
“SAP YİYİP SAMAN YAPMAK” B “SAP YİYİP SAMAN YAPMAK” B
“SAP YİYİP SAMAN YAPMAK” BU OLSA GEREK!.. Bir başlıyor anlatmaya, ordan oraya ordan oraya sıçrayıp duruyor!.. Önce gündemden düşmeyen şu habere bir göz atın; "İstiklal Marşımızın anlamını ancak dilimizle birlikte kalbimizle birlikte okuduğumuzda anlayabiliyoruz. En büyük üzüntüm marşı yüreklere nakşedecek bir bestenin bulunamamış olmasıdır. Burada da bestekarlara görev düşüyor. Güfte var, istenilen beste yok. Temenni ederiz ki o da çıkar. Şu anda Fırat Kalkanı, Afrin, biz bununla ilgili bir İstiklal Marşı gibi demeyeyim ama bir Mehter Marşı gibi marşı da yazamazlar mı? Bunu hazırlasınlar. Evde torunum bile Mehter Marşı ile yürüyor. Askerlerimizi de Mehter Marşı ile yürütür gibi yeni marşlarla yürütelim. 15 Temmuz için de marş yazılabilmeli. Şiirlerini yüreğiyle de yazan şairlerimize çok önemli görevler düşüyor" Herhalde okudunuz… Herhalde anladınız... Canım işte şu İstiklal Marşı meselesi… Durup dururken görüyor musunuz?! İşe bakın siz! Eskilerin bir sözü vardır, derler ki; “Her boyayı boyadık da, fıstıki yeşil mi kaldı?..” Şimdi biz de her derdimizi hallettik, her meselemizi bitirdik de kala kala bu konu mu kaldı yani? dersek ayıp mı olur acaba? ... Ne o yoksa istiklal marşını da mı güncellemek niyetindesiniz!? Mehmet Akif Ersoy yazmış… Osman Zeki Üngör bestelemiş… 12 Mart 1921’de de, ta o zaman ki Meclis kabul etmiş… İş bitmiş… Atatürk kabul etmiş Atatürk… Şimdi size ne oluyor anlamadım ki!? Söz tamammış da, müzik kalplerini okşamıyormuş da, marşı yüreklere iyi nakşedemiyormuş falan, filan… Bu işlerle ilgili ahkam kestiğinize göre nasıl olsun peki? Sizin kalbinizi okşaması, sizin kalbinize nakşedebilmesi için illa “Beraber yürüdük aynı yollarda” makamında mı olması lazım acaba? Ya da “Yemen çöllerinde Veysel Karani” havasını mı yansıtmalı… Nasıl tensip buyururdunuz bilmem ki!.. Bir besteci ismi varsa aklınızda onu da söyleyin… Ama diyorsanız ki; “Şu bütün arabesk albümleri çalıp çalıp ilahi yapan” melodi hırsızlarına sipariş verir, yeni bir İstiklal Marşı yaptırırım diyorsanız onu bilemem… Ya da “dombra” gibi bir Kazak şarkısı daha bulur onu araklatırım, onun müziğine uyarlatırım diye aklınızdan geçiyorsa onu da bilemem!.. Ama bildiğim bir şey var sa, siz de benim gibi bu işten anlamazsınız… Makamınız ne olursa olsun, size mi düştü 97 yıllık, yani bir asırlık istiklal marşını değiştirmek… Şu anda her nöbet değişiminde Afrin yollarında Mehmetçik mukaddes bir heyecanla o marşı söyleyerek kahpeleri kovalarken, bunu şimdi tartışmaya açmakta ki maksat ne? Kalplerine öyle nakşetmişler ki, söylerken 5 yaşında ki çocukların bile yüreğinin yerinden çıkacakmış gibi duygulanmasına şahit oluyoruz. Siz olmuyor musunuz? Peki size ne oluyor? Sizin yüreğiniz nasıl bir yürek ki, hem Türkiye’nin, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin marşı olan hatta duyan her Türk’ün müstesna duygulara gark olmasını sağlayan İstiklal marşımızdan hiç etkilenmiyor?.. Ve üstelik bunu ağzınızla ikrar, kalbinizle tasdik, kitlelerin önünde de fütursuzca itiraf ediyorsunuz. Ben size bir şey söyliyeyim mi?!! Esasında sizin İstiklal marşının sözleriyle de derdiniz var… Nasıl olur da Mehmet Akif; “ Ebediyen sana yok, Irkıma yok izmihlal” der diye, veya nasıl olur “Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celal” der diye, hem Mehmet Akif Ersoy’a hem de İstiklal marşına içten içe buğuz edenlerinizin olduğunu ben biliyorum ben… Rahmetli Şairi sırf bu yüzden kendi aranızda ırkçı olarak nitelendirdiğinizi de biliyorum… Şimdi her ne kadar tek bayrak edebiyatı yapsanız da, o bayrak göndere çekilirken ve o bayrağın manzumesi olan İstiklal marşı söylenirken saygı göstermek yerine saygısızca yere oturan bir gelenekten geldiğinizi de hiç unutmadım. Haaa… Bir de şu terörle mücadele marşımız yok derken dilinizin altındakini açık söyleyin… Biz terör çıktı çıkalı terörle mücadele marşı yazıyoruz, terörle mücadele türküleri söylüyoruz… O, mal bulmuş mağribi gibi sarıldığınız ve mitinglerinizde seçim mezesi yaptığınız “Bil oğlum…” ne türküsü, ne marşı sizce?.. Ama yoook… İlla 15 Temmuz’u hatırlatacak, illa o Fetö alçağını anlatacak tabi dolayısıyla da illa sizi yükseltecek, hatta kutsayacak bir marş mı arzu ediyorsunuz acaba? Edebilirsiniz tabi… Bunu da normal karşılarım… Anca normal karşılamadığım, hatta kınadığım bir hususu belirteyim… İlla lokum diyeceğim diye başka şeyim demeye mecbur değilsiniz!!! Şimdi lütfen söyler misiniz? “ İstiklal Marşı gibi demeyeyim ama bir Mehter Marşı gibi marşı da yazamazlar mı?..” demek ne demek? Bu resmen küçümseme… Bu resmen basite indirgeme… Bu resmen hor görme hor… Hani siz Osmanlıydınız, hani siz miting medyanlarında Mehter sevdalısı kesilirdiniz… Mehtersiz miting yapmazdınız ve halada yapmıyorsunuz… Yahu bu ne biçim bir ifade şekli? Bu nasıl bir tezat… Yoksa içiniz başka dışınız başka mı sizin? Üç kıtada dağı taşı inleten, Türk Ordularına karlı dağlar aştıran, Yeniçeriyi, sipahiyi, akınlarda akıncıyı coşturan Mehter marşını böyle hafife alma hakkını kim veriyor size? Bu mu sizin hatipliğiniz? Bu mu sizin konuşma ustalığınız? Hayır hayır bu olamaz!.. Bu olsa olsa “sap yiyip saman yapmak” olur, bu da o makama hiç yakışmıyor!… Ozan Arif 16 Mart 2018 Bad Homburg

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de