Üye Girişi

Üye Girişi

EŞİT ŞARTLARDA YARIŞMAK BU MU? Ben siyasetçi

01 Oca 2018
EŞİT ŞARTLARDA YARIŞMAK BU M EŞİT ŞARTLARDA YARIŞMAK BU M
EŞİT ŞARTLARDA YARIŞMAK BU MU? Ben siyasetçi değilim. Yani bir partinin kayıtlı üyesi veya herhangi bir liderin daha doğrusu lider yokluğunda lider geçinenlerin avukatlığını yapan birisi de değilim. Hele hele nokta kadar çıkarları için birilerinin önünde virgül gibi eğilen yalakalardan hiç değilim. Ben doğru bildiğinini yazan, Ben hakkızlığa, adaletsizliğe kızan, Ben art niyetlilerin oyununu bozan, Ben bu milletin arasından çıkmış, bu millet adına mesuliyetler taşıyan bir ozanım ozan… Peki benim hatalarım yok mu? Tabi ki var. Hem de çok. Ancak Allah biliyor ki elinden geldiği kadar; “ Emrolunduğu gibi dosdoğru olunuz” ilahi hükmüne uymaya çalışan bir kulum… Ve aynı zamanda “Tanrı seni doğruluk için bu mevkiye getirdi, haydi doğru ol ve doğruluk için yaşa” diyen Türk töresine sadık kalmaya çaba gösteren bir Türk’üm… Onun için hiç kimse çıkarlarına ters düşüyorum diye bana başka kulp takmaya kalkmasın. Bütün bunları söyledikten sonra gelelim beni rahatsız eden bir konuya! ….. Yahu bu ne arkadaş!? Yani bu adalet mi? Sen kalk devletin uçağı, devletin arabası, devletin memurları, doktorları, korumaları yani devletin parası ile şehir şehir dolan, Devletin imkanları ile bir günde ulaşılmayacak yerleri su yoluna çevir en ücra köşeleri bile yakın hale getir hatta gittiğin yerlerde resmi daireler, belediyeler, okullar boşaltılsın meydanlara doldurulsun… Ve sen bunları şahsi çıkarların, kendi siyasi menfaatlerin için fütursuzca kullan… Yani bu olacak iş mi? Elbetteki bir Cumhurbaşkanının ve bir Başbakanın bunları yani bu imkanları kullanması normal… Bunu ben de biliyorum. Anormal olan bu imkanları devlet işinden ziyade kendi siyasi propagandaları için kullanmaları. Milleti kucaklaştırmak için değil de ayrıştırmak için kullanmaları!.. Yani demek istediğim; Ya bu imkanlarla gittiğiniz yerlerde kendi parti reklamınızı yapmayacaksınız… Ona-buna çatmayacaksınız… Ya da adeta seçim çalışmalarını andıran bu gezilere kendi imkanlarınızla gideceksiniz arkadaş… Size muhalif olanların sizin karşınızda siyasi mücadele verenlerin bu imkanlardan faydalanması mümkün mü? Siz de biliyorsunuz ki değil… O zaman onların günahı ne? Bu durum bana şunu andırıyor; Bir boks ringi düşünün… Rakibin biri yanında ekibiyle, bütün süsü, şatafatıyla seyircilerin gözlerini boyayarak, hava basarak ringe çıkıyor, üstelik bu yetmiyormuş gibi karşısına çıkartılan rakiplerin eli,kolu hatta gözleri bile bağlı!.. Bu şartlarda ben bile alayı bir olup gelse hepsine de bir araba sopa atarım be... Yani şimdi bu adalet mi? Eşit şartlarda olmayan bir döğüşü kazanmak, kazanmak mı? Hükümet olmak zaten kuvvetli olmaktır. Ama hükmetmenin verdiği kuvvetin adaletli olması gerekmez mi? İyi olmak kolaydır beyler!.. Hatta iyi bile olmadan iyi görünmek yani göz boyamak daha kolaydır. Ama adil olmak, adaletli olmak zordur zor… Hele hele en büyük adalet vicdan olunca bunun adı resmen vicdansızlıktır. Onun için bırakın bu vicdansızlığı ve dürüst olun. Sanki paranız mı yok? O zaman kendi paranız ve imkanlarınızla gidin sağa sola... “Yörük sırtından kurman kesmek” size kolay geliyor biliyorum. Ama milletin parasıyla milletin gözünü boyamayın, ayıptır. Zaten bu iş yanlış… Bu tek adamlığın çekilecek yanı yok… Yani bu sistem yanlış sistem… Yahu bir futbol maçında dahi her iki takımın güvendiği tarafsız olacağına inandığı bir hakem var… Bizim siyaset sahamızda bir hakem yok hakem... Bizim ülkemizde hakem olması gereken bir makamın, takımlardan herhangi birinin yanlısı olması doğru mu? Haklıyı hakkızı kim ayıracak? Milletin malını kim koruyacak? Adaleti kim tesis edecek? Yani kim kime güvenecek arkadaş? Hiç laga-luga etmeyin, hiç zırvalamayın… Bu sistem yanlış… Yanlış… Yanlış… Bu sistem derhal değişmeli! Size bir şey diyeyim mi bu sistemi aynen "TEOG" gibi siz getirdiniz ve yarın yine siz değiştirmeye mecbur kalacaksınız! Bu sisteme bazıları siyasi çıkarlarından hatta siyasi inatlarından dolayı şimdilik hoş baksa da, bu bir demokrasi felaketi! Bu milletin bu sisteme alışması mümkün değil ve zaten alışamadı da… Hiç yalandan saklamayın siz bile alışamadınız siz!.. Hakem olması gereken biri karşı takıma santraforluk hatta antrenörlük yapıyor… Tribünleri bile birbirine düşman ediyor düşman… Adam Allahtan korkar be! Şunu hiç unutmayın! Geçici hırs ve siyasi kazanç uğruna hileli yoldan bir seçmen veya seçilen olmak, milletin geleceği ile oynamaktan başka bir şey değildir… Milletin geleceği ile oynayanların ise devletin bekasından dem vurma hakkı olamaz. Yani demem o ki; Bırakın şu maddi ve manevi değerlerimizi istismar etmeyi… Bırakın şu kocaman kocaman laflar etmeyi… Harama helale riayet edin, adalete riayet edin… Karşınızdaki gavur bile olsa adil olun adil… Ya büyük konuşmayın ya da küçük hayat sürmeyin. Hurma yemeyin beyler! Biliyorsunuz haksız yenen hurmalar, günü gelir tırmalar!.. Ozan Arif 01 Ocak 2018 Bad Homburg
 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • TALİHSİZ KAZA VE TALİHSİZ KAZAM! ALUCRA...
    Yazan
    Hepinizin bildiği daha doğrusu televizyonlardan saatlerce dinlediği haber; "GİRESUN’da Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru dün eşi ve kızıyla birlikte, Alucra ve Gümüşhane Kozağaç karakollarına Sikorsky S-70 tipi helikopterle şehit aileleri ve askerlerle bayramlaşmaya gitti. Giresun İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli aralarında albay, Pilot Yarbay Hilmi Özer ve Pilot Üsteğmen Yüksel Kandemir’in de bulunduğu, 8’i asker, 7’si asker yakını olmak üzere…
    Yazan Çarşamba, 06 Temmuz 2016 23:23 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de