Üye Girişi

Üye Girişi

YALAKALIKLA VARLIĞINI SÜRDÜRENLER!

26 Kas 2017

Yalakalık Makam, mevki, koltuk sahiplerinin hele hele devlet adamlarının etrafını çepeçevre sarmış bir ağdır.

Bakarsanız, daha doğrusu bakmayı becerebilirseniz bu gerçeği görürsünüz…

Bizim ülkemizde de bu acı gerçek böyle maalesef!
Kaideyi bozan istisnalar olsa da ekseriyetle, siyasetçi geçinenler parti başkanlarına, bürokratlar müdürlerine, müdürler genel müdürlerine, genel müdürler bakanlarına, bakanlar başbakanlarına, başbakanlar da cumhurbaşkanına yalakalık yarışındalar…

Dedim ya birazcık dikkat size bu dediklerimin haklılığını gösterir…

Televizyonda dikkat ediyorum %90’nı kendilerine uzatılan mikrofondan lafı döndürüp, dolandırıp yalakalık yapacaklarına getiriyor yerli yersiz kendilerinden yukarıda yer tutmuşlara vıcık vıcık yağ çekiyorlar!

Özellikle de salı günleri parti gurup toplantılarında nerdeyse başkanlarının her ağzından çıkana ayakta şak şak tutanlar beni öyle tiksindiriyorki inanın öğürmemek için kendimi zor tutuyorum!

Yerinde olana eyvallah…
Ama yerinde olmayana, sırf yaranmaya yönelik, göze girmeye yönelik olanlara ne demeli?

İşte o zaman şu gerçek de ortaya çıkıyor!
Gerçekten büyük olmayan “büyük adamlar(!)” küçük adamlarla etraflarını dolduruyorlar demekki, diye düşünmekten kendimi alamıyorum…

Hani "Serdar Tuncer" diyor ya;
“Her şeyi alkışlayana yalaka, her şeye itiraz edene ahmak, yerine göre alkışlayıp, yerine göre itiraz edene de dost denir…” diye…
Ama bu sözün devamı var orda da diyor ki;
“Yalaka seni, ahmak ise kendini bitirir… Adam olana dost lazım…”

Ancak dosttan anlayan kim ki?

Yine eskilerin “Marifet iltifata tabidir” diye bir sözü var, tabi ki hak edeni takdir etmeli, ilgi göstermeli ancak gök yüzüne çıkaracakmış gibi davranmanın, özellikle de devlet erkini elinde bulunduranları Allah’ın sıfatlarıyla övmenin, onlara dokunmanın ibadet olacağını söylemenin ne İslam dininde yeri var ne de Türk töresinde yeri var…
Zaten büyük ruhlu insanları abartılı iltifatlar üzer.

Hatta nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bir yabancı tarihçinin şöyle bir tesbiti vardı!
Diyordu ki;
“Hitler ve Mussolini aslında büyük ve kudretli insanlardı ama onları etraflarındaki büyük kelimelerle adeta tanrılaştıranlar felakete sürükledi…”
Ben buna kesinlikle inanıyorum…

Hz Ali bile bence şu sözünde bu acı gerçeğe dikkat çekiyor!
Bakın Allah’ın aslanı diyor ki;
“Sizin için yapılan şişirici ve abartılı şekilde övücü sözlerden kendinizi koruyun. Çünkü onlar kalpleri kirleticidirler…”

Bir insan kalemiyle yazarken, eli ile alkışlarken, dili ile överken tezahüratın olsun, övgünün olsun hatta alkışın olsun ölçüsünü bilmelidir.
Bu ölçüyü bilmeyenler yalakalık damgasını yemekten kurtulamazlar…
Çünkü Necip Fazıl’ın dediği gibi 'alçak gönüllü olmak başkadır ama alçaklığa gönüllü olmak daha başkadır'!

Ha şimdi bazısı bana şunu diyebilir!
Ozan’ım doğru diyorsun ama bu devirde işini yürütenler maalesef hep senin yalaka dediklerin…” diyebilir.
Bu tesbit doğru da olabilir…

Ne yapalım varsın hayat yalakaların şansını döndürsün, varsın onurlu olmak benim ocağımı söndürsün,
"Ömer Hayyam"ın dediği gibi ben haysiyetime, onuruma fiyat biçtirmedim, biçtirmeye de niyetim yok...

Yine bir söz vardır ve çok doğrudur;
Bir ülkede yalakalığın sağladığı fayda, doğruluğun sağladığı faydadan fazla ise o ülkenin bence denizin ortasında S.O.S veren bir gemiden farkı kalmamış demektir!

Onun için sözümün geçtiği genç yüreklere hatta herkese tavsiyem, şu dört (Y)’den uzak dursunlar!..

  1. Yalancıdan…
  2. Yavşaktan…
  3. Yobazdan…
  4. Yalakadan…

(Y)’leri çoğaltmak mümkün ama şimdilik bu kadar yeter!


26 Kasım 2017,
Bad Homburg v. d. H.

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de