Üye Girişi

Üye Girişi

YAZIKLAR OLSUN!.. Bu gece gözüme uyku girmedi...

Yazan  Ozan Arif
YAZIKLAR OLSUN!.. Bu gece gözü YAZIKLAR OLSUN!.. Bu gece gözü
YAZIKLAR OLSUN!.. Bu gece gözüme uyku girmedi... Sağa döndüm yazıklar olsun dedim! Sola döndüm yazıklar olsun dedim! Beni uyutmayan şey; Gece Fransa‘dan bir ülküdaşımızın telefonuma gönderdiği ileti... Hakikaten yazıklar olsun! Yazıklar olsun... Yazıklar olsun... Biliyorum hemen içinizden “kime, neden yazıklar olsun Ozan„ diyorsunuzdur. Arzetmeden önce şu haberi bir okuyun isterseniz; ----------------------------- GURBETÇİLERİN CENAZELERİ AVRUPA‘DA SAHİPSİZ KALIYOR Fransa’nın “Valenciennes„ şehrinde 61 yaşında vefat eden “Hüseyin Hasan Eren„in cenazesi ortada kaldı. Fransa’da yakını olmayan Eren’in cenazesi Kimsesizler Mezarlığı "krematoryum"unda yakılacaktı. Fransız komşusunun, Eren’in müslüman olduğu için yakılmasına razı gelmeyerek Türk derneklerini haberdar etmesiyle son anda engellendi. 12 Ağustos’ta vefat eden Eren’in, Fransadaki Türk vatandaşların gönüllü gayretleri sayesinde cenaze namazı Paris’te kılındıktan sonra Türkiye’ye defnedilmesi için gönderilecek. Eren’in Fransız komşusu, Valenciennes’te yakınlarını bulamayınca, internet üzerinden Türk derneklerini aradı. O bölgede bulunan, Türk derneklerine ulaşan duyarlı fransız komşu, “ BİZİM DERNEĞİMİZİN ÜYESİ DEĞİLDİR ” diye aldığı cevap karşısında şok oldu. Daha sonra, aramasını genişleten duyarlı fransız komşu, bölgede bulunan STK lar aracılığı ile “Objectif 21 Derneğine„ ulaşıyor. Objectif 21 Derneği Başkanı “Tahsin Tek„ almış olduğu bilgiler doğrultusunda sosyal medyada merhumun fotoğraflarını paylaşarak yakınlarına ulaşmaya çalıştı. Ve ulaştı da... Önce Hasan Hüseyin Eren’i gençliğinden tanıyan arkadaşları, daha sonra Türkiye’de yaşayan kardeşlerine ulaşıldı. Tahsin Tek; “Her şeyden önce Türk olarak bir Türk vatandaşının Fransız kimsesizler mezarlığında yakılmasına kayıtsız kalamadığımız için, cenaze buradaki özel cenaze firması ile anlaşılarak merhumun naaşının Türkiye göndermesi için bütün girişimleri başlattık. Allah izin verirse cenaze Malatya’daki ailesine teslim edilecek.” dedi. 1978 yılında Fransa’ya eğitim için gelen ve dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri olan Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan Eren Fransa’da evlendi. Ancak, eşini 5 yıl önce erken yaşta kaybeden Eren’in Fransa’da hiç bir akrabası yaşamıyordu. Malatya’da yaşayan abisi Mehmet Eren, merhum Hasan Hüseyin Eren’in “Valenciennes Hastanesi"ndeki tedavisinin ardından Türkiye’ye geri dönme planı yaptığını söyledi. Gurbetçilerin cenazeleri Avrupa’da sahipsiz kalıyor Hüseyin Hasan Eren’in kimsesizler mezarlığında yakılmasının son anda Fransız komşusunun ve gurbetçi vatandaşların duyarlılığı sayesinde engellenmesi akıllara “Türkiye neden Avrupa’daki kimsesiz vatandaşlarına sahip çıkmıyor?” sorusunu getirdi. Geçen yıl da Fransa’nın Foyer şehrinde Cemil Ergün’ün cenazesi sahipsiz kalmıştı. Milyonlarca Türk vatandaşının yaşadığı Avrupa’da her sene yüzlerce gurbetçi kimsesiz olduğu için İslami kaidelere ters bir şekilde “krematoryum„larda yakılıyor. Cenaze namazları bile kılınmıyor. Tunus gibi bir devlet bile, Fransa topraklarında vefat eden kimsesiz vatandaşlarının İslami kaidelere göre gömülmesi için tüm masrafları karşılayarak cenazeyi ülkeye geri getiriyor. Ancak, milyonlarca vatandaşı Avrupa’da yaşayan Türkiye’nin bu konuda bir hizmeti bulunmuyor. Avrupa’da yaşayan Türkler Türkiye’de defnedilmeyi vasiyet ediyor. Ancak, bunun için tek çözüm 1980’lerde kurulan cenaze fonu . Gurbetçi nüfusunun iyice arttığı günümüzde değişik cemaat ve dayanışma derneklerinin de kendilerine ait cenaze fonları bulunuyor. Cenaze fonları yakını kaybeden için kolaylık. Ancak, bu hizmet zaman içinde bir ranta dönüştü. Tunus gibi diğer müslüman ülkeler kimsesiz vatandaşlarının cenaze masraflarını üstlenirken, Türkiye’nin bu konuda bir desteği olmaması düşündürücü. Kadim ÖZDEMİR İNFO FLAŞHABER Paris 14-08-2017 ------------------ Şimdi de belki bazılarınız; “bunun için mi uyuyamadın Ozan Arif?„ diye aklından geçiriyordur. Evet bunun için uyuyamadım... Ama dahası var! Durumdan beni haberdar eden, yani rahmetli Hüseyin Hasan Eren‘i tanıyan ülküdaşımız bana yazdığı yazının sonuna şöyle bir not eklemiş. “ Başbuğ‘un evlatlarından birini daha kayıp ettik Ozan‘ım, haberin olsun istedim„ Özellikle de bu cümle beni uyutmadı... Bu kardeşimiz Ülkücüymüş ülkücü... Gerçi olmasa da fark etmez, Türk olması yeter hatta insan olması yeter... “Bizi ne hale getirdiler?.. Bize ne oldu?..„ sualleri kafamın içinde alarm sirenleri gibi yankılanıp durdu... Onun için uyuyamadım... Onun için yazıklar olsun dedim. Elbette yazıklar olsun... O, damga vurup para toplamaktan başka bir gayreti olmayan konsolosluklarımıza yazıklar olsun... O üç tane “evet„ reyi almak için gurbetçileri hatırlayıp, hatta gurbetçilerin oralardaki birliğini, beraberliğini bozup, ama böyle durumlarda gurbetçileri aklına bile getirmeyen siyaset üç kağıtçılarına yazıklar olsun... Hele hele Başbuğ Alpaslan Türkeş döneminde “ Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için..„ şiarıyla kurulan, Ama 20 yıldır bu şuurdan uzaklaşıp artık son zamanlarda iyice; “ Ne dava için, ne ülkü için... Hepimiz Bahçeli için..„ noktasına gelen o Türk Federasyonlarımız size hepten yazıklar olsun... Ve o federasyon ağalarının tesirinde kalarak esas kuruluş gayesini unutan, tıpkı “ Kanarya sevenler derneği „ gibi Bahçeliyi sevenler derneğine dönüşen, işte bu sebepten de kan kayıp eden hatta birer birer kapanan, kapanmaya yüz tutan derneklerimiz size de yazıklar olsun... Dün o bütün avrupaya teşkilatçılık nasıl yapılır öğreten, “Avrupa Türk Dernekleri Federasyonu„nun anlı-şanlı birlik ve beraberlik simgesi kurultaylarında sizi; “ Federasyon yuvamız, Yürüyecek davamız..„ diye coşturan, slogan attıran, salonları, meydanları inim inim inleten biri olarak, bu gidişatın gidişat olmadığını anlatmadıysam veya anlatamadıysam ( ki anlatamamışım) bana da... Bana da yazıklar olsun... Niye biliyor musunuz? Bütün şu yukarıda saydıklarım o rahmetli gurbetçimizin komşusu Fransız kadar duyarlı hatta vefalı olamadılar. “Objectif 21 Derneği„ni ve başkanı olan Tahsin Tek kardeşimizi tebrik ederken, O rahmetlinin komşusu olan Fransızın karşısında saygı duymamak, hatta utanmamak mümkün mü? O Fransız konuya gerçek Türk gibi vefalı ve duyarlı olurken, Bizim bazı Türk dediklerimiz ise konuya ancak Fransız oldular Fransız... Velhasıl içim öyle dolu ki; Hangisi ni anlatayım? Rahmetli gurbetçimiz Hüseyin Hasan Eren kardeşimize rahmetler olsun... Evet yine tekrarlıyorum! O na rahmet olurken, Bizi böyle duyarsız hale, vefasız hale kim getirdiyse, Ona da, onlara da yazıklar olsun. Ozan Arif 17 Ağustos 2017 Samsun

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de