Üye Girişi

Üye Girişi

ACABA BU BEYEFEDİYE NE DEĞDİ?.. Efendim yine

Yazan  Ozan Arif
ACABA BU BEYEFEDİYE NE DEĞDİ? ACABA BU BEYEFEDİYE NE DEĞDİ?
ACABA BU BEYEFEDİYE NE DEĞDİ?.. Efendim yine bodoslama olacak ama sizi bir Prof‘un günün modasına uyarak 2 Temmuz 2017 tarihinde benimle ilgili bir gazete köşesinde yazdığı yazıyla başbaşa bırakmak istiyorum. Herhalde diktiğim elbise buna da uymuş! Neyse önce okuyun sonra konuşalım... Yazı şu; ______________________________ Bir zavallı Ozan! 15 Temmuz kalkışması Türk milletinin birliğine, dirliğine, istiklaline ve imanına bir saldırı idi. Millet son üç yüz yılın tarihini yazdı ve bu kalkışmayı akamete uğrattı. Aylarca meydanlarda dalgalandırdığı şanlı bayrağını tarihe geçen Yenikapı mitingi ile taçlandırdı. Biz Ozan’dan bu büyük ve tarihÎ kahramanlık mücadelesini anlamlandıran 15 tane destan yazmasını beklerdik. Milletin kalbinde taht kurardı. Ne yazık ki o, kendisine hiç yakışmayacak bir söylemle bu birlikteliği “köpekleşmek” olarak tanımladı. Şimdi de Türkiye’nin İstiklal savaşı mücadelesine verdiği destekten ötürü Devlet Bey’e en ağır hakaretleri yağdırdı. Ne istiyordu Ozan! Devlet Bey, FETÖ’nün yanında mı dursaydı? Yoksa geri çekilip vatanın yok oluşunu mu izleseydi? Ozan’a göre o zaman kahraman mı olurdu? Nasıl bir zihniyet nasıl bir anlayış bu! Anlayan varsa anlatsın! Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil 02.07.2017 Türkiye Gazetesi ___________________________________ Eveeet... Dedim ya yazı bu. Şimdi kim ne derse desin bu beyefendiye(!) iki çift söz etmeden bu yazıyı yazdığı gazeteye yani Türkiye Gazetesine vefa borcum olduğunu dile getirmeliyim. Çünkü ben o gazetenin banisi olan, Rahmetli Enver Ören Ağabey‘e, o gazetede yazdığı yazılardan son derece faydalandığım rahmetli Ahmet Kabaklı Hocama, Ayhan Songar Hocama, Ergun Göze Ağabeyime hatta daha yeni kayıp ettiğimiz Servet Kabaklı kardeşime mihnet borcum var... Zira 11 yıl vatanımdan uzak kaldıktan sonra, vatanıma kavuşmam için aynı Başbuğ'um gibi bana sahip çıktılar, 12 Eylül cuntasının ülkücü harekete yaptığı haksızlığı bu millete anlattılar... Kamuoyu oluşmasında büyük gayretleri oldu. Ben sadece şahsıma değil, mensubu olduğum Ülkücü Harekete yapılan iyiliği de unutmam, kahpeliği de unutmam!.. Hatta sahibinin hatırı varsa, o hatırı düşünür ite bile taş atmam. O sebeple; bu satırları okuduktan sonra bir siteminiz olursa siteminizi bu Prof‘cuğun kendisine yapın. Yazı yazdığı gazeteye yaparsanız hem beni hemde o gazetenin ve televizyonun mutfağında çalışan bir sürü ülküdaşımızı üzersiniz. Gazete olarak bugünkü takip ettikleri siyasi çizgiyi tasvip etmesem de geçmişin hatırını güderek sizden bunu rica ediyorum... .......... Eeee... Şimdi gelelim beni zavallı diye nitelendiren, bu kıymetli(!) ilim adamımıza... Diğer çemkirenler gibi bunuda tanımam... Onun da beni tanımadığı belli.. Tanısa en azından bu gazetede böyle zırvalamazdı... Belliki bütün kini, sonradan tuz ruhu kadar bile hükmü olmadığı anlaşılan “yenikapı ruhuna„ benim inanmamam... Bütün derdi kendilerinin yalakalık yaptığı, kişileri ve eylemleri benim riyakar bulmam... Yenikapı mitingini birilerinin milli birlik gibi gösterip, kendi siyasetlerine meze yapması ve benim bunu farketmem... Erciyeste kurt duruşu sergilemek dururken hatta oraya gidenleri hain ilan edilirken yeni kapılarda yavrularımızın teşkilata bağlılığını istismar ederek onları kendi köpekleşmelerine alet etmelerini tenkit etmem... Ha bir de bu ilim adamı(!) beyefendinin kendi beklentilerine uygun, 15 Temmuz için 15 tane destan yazmamam!.. ...... Halbuki ben o 15 Temmuz rezaletini yapan şerefsizlere karşı 15 Temmuz‘dan da önce ağzıma geleni söylediğimde bunlar onları evliya ilan etmekle meşguldüler... Bunlar ülkücünün kendine has bir duruşu olduğunun farkında bile değiller! Kendileri bardak g*tü gibi yusyuvarlak oldukları için ülkücülerin köşeli, ilkeli insanlar olduğunu bilmezler... Ve utanmadan ülkücünün fikriyatını ayak altına alanların ülkücüler tarafından desteklenmesini isterler. Ve utanmadan da bunu vatan-millet kaygusu diye, devlet- bayrak sevgisi ile kamufle etmeye çalışırlar... Yahu Türkiyede Türklüğü hor gören, "bana Türklük sözü ederek gelmeyin" diyen, devlet dairelerinde ki T.C‘ye, İlkokullarda çocukların “Türküm, doğruyum„ diye söylediği anda bile tahammülü olmayan bir yapıya ülkücüler neden inansın ki? Bunlar Ülkücüleri aptal mı sanıyorlar? Daha çok sıralayabilirim ama gerek yok! ......... Şimdi bu şimşir kaşığa sesleniyorum; Yahu (Profösör olmazsan ne olursan ol) sen kimsin be arkadaş?.. Hiç anlamadığın, hiç dinlemediğin, belli ki hiç tanımadığın, Ozan Arif‘in derdi, seni niye gerdi? Hani bir laf vardır ya; “ Sen bir garip çingene, nene lazım gümüşlü zurna?..„ "Sırtı deynek isteyen keçi çobana sürtünürmüş" senin nene lazım Ozan Arif ile uğraşmak? Sonra ben mecbur muyum sizin gibi birilerine yalakalık yapmaya... İlla sizin gibi onuruma fiyat mı biçmem lazım? Beşlik simit gibi yılışarak poz vereceğinize keşke yazdıklarınızı yazmadan, unvanını hak eden bir profösöre yakışır şekilde düşüneydiniz... Ondan sonra yazaydınız... Üstelik bir de tarihçi olacaksınız! Yazdıklarınız geleceğe ışık tutacak güya! Sayenizde bir kez daha anladım ki,En tehIikeIi insanIar; Büyük unvanlar verilmiş veya büyük makamIara geImiş küçük insanIarmış... Sizi okuyunca, Cenap Şahabettin'in bir sözü geldi aklıma! Rahmetli demiş ki; “İlim zekayı artırdığı kadar, hamakati de artırır„ Gerçek ilim adamlarını elbetde ki tenzih ediyorum... Ancak bu söz zat-ı aliniz(!) gibi ilim adamından ziyade filim adamı olma arzusunda olanlar için söylenmiş bir söz olsa gerek! Zira olur olur ama bu kadar ahmaklık olmaz ki! Şimdi anladınız mı kimin zavallı olduğunu? ............. Sevgili Gönüldaşlarım, Bu beyefedi yazısının sonunda benim veya sizin zihniyetiniz için, daha doğrusu ülkücü zihniyet için diyor ki; “Nasıl bir zihniyet nasıl bir anlayış bu! Anlayan varsa anlatsın!„ Efendim ben ancak bu kadar anlatabildim, gerisini bu beyefendiye siz anlatın ama lütfen ülkücüye yakışır şekilde... Selam saygı ve muhabbetle efendim... Ozan Arif 05 Temmuz 2017 Samsun.

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de