Üye Girişi

Üye Girişi

MİKROFONU ÖNÜNDE, ATIYORDA ATIYOR, DEMOKRASİ SAKIZI, ŞİŞİRİP PATLATIYOR!..

23 May 2017

Bazı insanlar kendilerinde olmayan hasletlerden bahsederken, acaip azamete, gösterişe, kibire bürünürler.
Her türlü günahı işleyen birinin Kur‘an‘dan-imandan bahsedip, ehl-i iman görüntüsü vermesi gibi...
Her türlü ahlaksızlığı yapanların, ahlak abidesi havalarına girmesi gibi...

Siyasette ise bunun tezahürünü şöyle görüyoruz;
Bakıyorsunuz ki, demokrasiden zerre kadar nasibini almamış, almamışlıklarını, siyasi hayatları boyunca milletin de seyrettiği ve halâ da seyretmekte olduğu tipler, utanmadan milletin karşısına geçip, demokrasi havvarisi kesiliyorlar!

Tıpkı hafif meşrep mahalle yosmalarının sakız çiğnemesi gibi, ağızlarında bir demokrasi sakızı, yüzümüze karşı cart cart çiğneyip duruyorlar...
Hele hele kafaları, alkış tutan elleri kadar çalışmayan güruhlarını bulunca, onların karşısında hem şişirip, hem patlatıyorlar!..

Şu bir kaç gündür kurultaylarda, kongrelerde, gurup toplantılarında bu demokrasi sakızını patlatan patlatana!..

En büyük demokrasinin “ Emrolunduğun gibi dosdoğru ol „ ilahi hükmünde saklı olduğundan habersiz oldukları için demokrasiden bahsederken bile demokrasiye inanmadıklarını belli ediyorlar...
Yani doğru olmuyorlar doğru...
Eğriliklerine bakmadan millete cetvellik yapmaya kalkıyorlar.
Dolayısı ile de millet olarak ne dış siyasette ne iç siyasette doğru çizgi çizemiyoruz!
Neden?
Çünkü eğri cetvellerle doğru çizgi çizilmiyorda ondan.

Bence bir ülkeyi iyi idare etmenin sırrı demokrasiden de önce doğruluktan geçiyor.
Zira doğru olmayan ellere demokrasi adlı kızı verince, o kız bakireliğini muhafaza edemiyor.
Edemeyince de ırzına geçilmiş demokrasilerle idare edilen ülkelerde ise, ırzına geçilmemiş, iğfal edilmemiş, hatta gelişmiş demokratik müesseseler olsa bile,
organize kuvvetleri ellerinde bulunduran siyasi erk veya erkler,
kendi çıkarlarının tehlikeye düştüğünü gördükleri an, devletin kuvvetleri olan bu güçleri o müesseselerin hatta halkın karşısına çıkartmaktan zerre kadar çekinmiyorlar.

Anlayacağınız artık demokrasi herkesin kendine göre şekillendirdiği göreceli bir kavramdan başka bir şey değildir.
Bana göre samimi olmayan, daha dorusu
“emrolunduğu gibi dosdoğru„ olmayan ellerde demokrasinin hırsız fenerinden farkı yok.
Kim çıkarı için neyi çalacaksa hemen feneri oraya çeviriyor.

Doğruluktan nasibini almayanlar demokrasi denen kavramı nalıncı keseri gibi kullanıp hep kendilerine yontarlar...
Halkın huzuru, ülke ekonomisi, hatta ulvi hedefler, ülküler, idealler vız gelir onlara!
Çıkarları, makam hırsları, koltuk ihtirasları dur durak bilmeyen bu tiplerin yöneticiliğinde kalan davalar, sevdalar hatta ülkeler ve milletler sıkıntıdan, bunalımdan kurtulamazlar.

Ama şidi diyeceksiniz ki;
Bunların bazıları puştlukla, ayak oyunlarıyla yerini koruyor,
Lakin bazılarının hem ayak oyunları hem de beğenenleri yani çok taraftarı olanları var!

Doğru haklısınız!
O zaman size değil ama o arkasındaki taraftarlarına güvenerek,

siyasi başarı zehirlenmesiyle çizmeyi aşıp milleti, ülkeyi babasının malı gibi idare etmeye kalkanlara diyorum ki;

.....

Ey alçak dağları ben yarattım sanan beyler, şu kibrinizi bırakın,
kaldırın başlarınızı da çevrenizdeki ülkelerin haline bakın!
Oralardaki gelişmeleri, huzursuzluğu ve belli bir kitlenin taraftarlığına, sevgisine güvenerek kudurmuşcasına hareket edenlerin hallerini, akıbetlerini dikkatle izleyin.

Şunu bilin ki, gemi batarsa sizin koltuklarınız veya kaptan kamaralarınızın lükslüğü işe yaramaz.
Sadece yolcular değil siz de helak olursunuz.

Hadi benim dediklerime itibar etmiyorsanız gelin Cenab-ı Allahın dediğine bari itibar edin!
Çünkü Yüce Yaradan Kur'an'da diyor ki;
“Onlardır yurtları Cehennem olanlar ve oradan başka sığınak bulamazlar..„
Bu ilahi hükmü bile bile, eğer davranışlarınızı düzeltmiyorsanız, o zaman elalemin dediği doğru!
Bazıları Allah‘a inanıyor görünse bile, Allah‘a güvenmiyor demek ki!..

Allah böyle yöneticilerin elinde kalmaktan sadece Türkiyeyi değil, bütün Ümmet-i Muhammed‘i hatta bütün insanlığı korusun.

Dualarınızda bizi de unutmayın efendim.


23 Mayıs 2017
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de