Üye Girişi

Üye Girişi

NE ZAMAN UYANACAKSIN? Amirin olduğu yerde emir

Yazan  Ozan Arif
NE ZAMAN UYANACAKSIN? Amirin old NE ZAMAN UYANACAKSIN? Amirin old
NE ZAMAN UYANACAKSIN? Amirin olduğu yerde emir vardır! Eee... Tabi emir olunca, haliyle emir alan da vardır... Ancak amirin ve emrin en çok bulunduğu alan askeri alandır... Askerde amirin adı komutan, emir alanın adı ast‘tır, erdir, askerdir... O sebeple olsa gerek ki askerdeki beşeri ilişkiler bile “emir-komuta zinciri“ içinde cereyan eder... Hatta duymuşsunuzdur vatandaşın indinde askerin bir adı da emir kuludur... İşte bu yüzden askerlik yapanlar bilirler ki, askerde emir kutsaldır ve nerde ise her şey emir ile yapılır... Hazır ol... Rahat... Yürü... Koş... Dur... Otur... Sürün... Hatta sabah olunca kalk... Akşam olunca yat.... Evet evet mübalağa etmiyorum, yerine göre yat bile emirledir. Emir subayı koğuşa gelip yat dediği zaman, battaniyeni başına çekip yatmaya mecbursun... Ne yalan söyliyeyim asker ocağında mantıklı-mantıksız bir sürü emir duydum... ..... Ancaaak... Şöyle bir emri ne duydum, ne işittim!.. Asker ocağında bile “ uyu... „ diye bir emir yoktur... Hatta asker kökenli olan Başbuğ‘umuzun bazı sohbetlerinde; “Emirle yatılır ama emirle uyunmaz evladım... Eğer uyu emri veren olursa, kim olursa olsun işte ona dikkat edin„ dediğine de şahit oldum. ...... Peki şimdi böyle bir girişi neden yapıyoruuuum? Yahu bize ne oldu ki, İşte böyle Alpaslan Türkeş gibi bir banisi olan, yani kurucusu olan, üstelik Türkiyenin en duyarlı, en uyanık, Milli ve manevi değerler denince pür dikkat kesilen hatta bu değerler uğruna daha dün 5000‘e yakın şehitle vatanı, milleti, dini ve devleti uğrunda imtihan vermiş ülkücü hareketin mensupları olarak, bizi 20 yıldır çapsızın biri uyutup duruyor... 20 Yıldır bizi iktidar yapacak fırsatları bizden uzaklaştırıyor... Hem de bir değil beş değil defalarca... Defalarca... Ve biz halâ uyumaya devam ediyoruz... ....... Şimdi gelin en basit örneklerle ele alalım... Hatırlayın... Başbuğ‘umuzun Hak‘ka yürüyüşünün ardından sağlığında Türkeş‘in kıymetini bilemedik hiç olmazsa geride bıraktığı gençlerin kıymetini bilelim diyerek, 1999 seçimlerinde ilk defa %18 gibi bir teveccühle 129 milletvekili verdi bize bu Millet... Bakın lafı fazla kıvırmadan söylüyorum... - Eğer o yüzde onsekizi yani 129 Milletvekili sayısını iyi değerlendirip MHP‘nin ruhuna ugun bir koalisyon tercihi yapılsaydı şimdi tek başımıza iktidar bizdik... Hatta hatırlayanlar bilir o 129 sayı ile, o zaman bile tek başımıza iktidar olma fırsatı kucağımıza düşmüştü... - Yanlış hatta bana göre talimatlı tercih olan 57. Hükümet kurulurken Rahşan Ecevit‘in; “ Eli kanlı katillerle hükümet kurmayı ben de içime sindiremiyorum „ gibi bir hakaretini suratlarına çarparak o hükümeti kurmasaydık, Bir de üstüne üstlük başımızda ki adiler; “ Rahşan Hanım eski MHP‘ye diyor, bize demiyor „ diye, yapılan hakareti utanmadan Eski MHP diye Başbuğ‘umuza veya Hareketin mazisine yönlendirmeyip, o Rahşan denilen kadının ağzının payını verseydiler, biz bugün yine tek başımıza iktidardık... (Ama bunu yapmadılar, yapmadıkları gibi Başbuğ‘umuza,1980 öncesi şehitlerimize ve gazilerimize yapılan hakaretten de şerefsizce ayrı bir haz duydular!..) - Hadi bunu da geçelim, gelelim Öcalan denen eli kanlı katilin idamı meselesine... Osmaniye‘de gürleyip, Ankara‘da sesini kısmasaydı, idamı uygulamaya soksaydı... Ha idama gücü yetmiyor muydu? Yetmiyor sa o zaman da çıkıp milletin önüne; “ Ey Aziz Milletim, 30 000 vatan evladının katili olan melunu asamayan bir hükümetin ortağı olmayı kendimize zul sayıyoruz ve işte bu sebeple bu hükümetten ayrılıyor senin sinene dönüyoruz..„ diye hükümeti o zaman yıksaydılar, biz yine tek başımıza iktidardık... Hem de % 1500 iktidardık... Böyle bir çok örnek verebilirim... Ama dedim ya MHP‘yi iktidar yapmakla değil, tam tersi iktidar yapmamakla hatta MHP‘yi bitirmekle görvliydi o ekip.... Ve kabul edilen veya edilecek olan "tek adamlık yasası"yla bu gayelerine ulaşmış sayılırlar bilesiniz! Eğer MHP‘yi kendilrine görev verenlerin gönlüne göre değil de, Yüce Türk Milletinin gönlüne göre yönetselerdi bugünkü iktidarın esamesi bile okunmazdı... Bizi iktidar yapacak noktalarda istifa etmeyip, tam aksine milletin gönlünde bizi bitirdikten sonra hiç bir yol arkadaşına haber bile vermeden Kocayayla‘da erken seçim diye bir yumurta yumurtlamış olması, bizim elimizden tek başımıza iktidar olma fırsatını uçurmuş ve bugünkü iktidar da o yumurtadan çıkmıştır... Bu yumurtanın horozu kimdir onu bilemem... Ama tavuğunun bu rezil olduğunu çok iyi biliyorum... İşte 20 yıldır böyle bir sefilin emri ile uyuyorsun ülküdaşım... Evinden, ocağından attılar uyuyorsun!.. Kurt idin, sürülere kattılar uyuyorsun!.. Eski kapıdaki şerefini yeni kapılarda sattılar uyuyorsun!.. Haydi bunları da geç, Devletin bekası diye bekamızı, geleceğimizi sattılar farkında bile değilsin!.. Ve utanmadan suçlu seni... Suçlu beni ilan ediyorlar... Daha ne kadar uyuyacaksın?.. Kalk dediler kalktın... Anlıyorum! Otur dediler oturdun... Anlıyorum! Yat dediler yattın... Onu da anlıyorum!.. Ama yirmi yıldır uyu diyorlar... Uyuyorsun... Ne zaman uyanacaksın Allah aşkına?.. Emir deme bana! Emirle yattın tamam da , hiç emirle uyunur mu ülküdaş? Kendim için değil... Uğrunda bir ömür geçirdiğim Ülkücü Hareket için, sana sesleniyorum... Vallahi çaresizim... Kendimi çaresiz hissediyorum... Şu ahir-i ömrümde seni uyandırmak için başka ne yapmalıyım bilmem ki?! Ozan Arif 18 Nisan 2017 Samsun

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de