Bu sayfayı yazdır

SEVGİLİ YİĞİT ÜLKÜDAŞIM, GÜLTEKİN ÇAVUŞOĞLU'NA TEŞEKKÜR EDİYORUM!..

28 Oca 2017

Onu bilen bilir...
Bilmeyen de sıradan biri sanır...
Yazacağım kendiyle ilgili husustan rahatsız olacak kadar mütevazi bir yürek taşıdığını biliyorum...
Ama kusura bakmasın yine de yazacağım!

......

O kendi adını koyabilirdi!
Anasının, babasının veya yakınlarından birinin adını da koyabilirdi!
Ama o Başbuğ'umuzun vefatinden sonra Van-Erciş'te bir okul yaptırarak Babuğ'umuzun adını koydu...

Hatta Başbuğ'umuzun adını koymak istemeyen devlet yetkililerine;
"Bana bakın beyler...
Bu okulun adı ya Alpaslan Türkeş İlkokulu olur, ya da bu okulu nasıl yaptırdıysam dozeri dayar yaptırdığım gibi yıkarım..." diye dayattı...
Şimdi o okul Başbuğ'umuzun adıyla yavrularımızın hizmetinde...
İşte Gültekin Ülküdaşım böyle biri.... 

.........

Ama ben "Gültekin Çavuşoğlu" Kardeşime bunun için teşekkür etmiyorum...
Çünkü buna teşekkür kifayetsiz kalır.

Bu günkü teşekkür etme sebebim...
Türkiyemizin üstünde kara bulutların gezdiği şu günlerde, zahmet etmiş arşivinden, (3 Kasım 1947 tarihli) "KÜR ŞAD" dergisinin sayfaları arasından bir yazıyı çıkarıp bize göndermiş...
Ülkemizin içinde bulunduğu şu siyasi iklimi içinde bu arşiv yazısı bana çok manidar geldi!

Yazı;
Endülüste, merkezi Gırnata olan 1233 yılında kurulan
Endülüs Ben-i Ahmer Devletinin son hükümdarı Abdullah Sagir'i anası yıllarca uyarmaya uğraşmış...
Ama maalesef tüm uyarılara rağmen gaflet uykusundan uyandıramamış...
Ve devlet yıkılmış...
Yıkılan devletinin durumuna üzülen ve bu üzüntüyle ağlayarak göz yaşları döken oğlu Abdullah Sagir'e tarihe mal olan, şu meşhur sözünü söyler:

"AĞLA REZİL AĞLA...
ERKEKÇE VATANINI, DİNİNİNİ, DEVLETİNİ MUHAFAZA EDEMEYENLERE, KADINLAR GİBİ AĞLAMAK YARAŞIR! "

Şimdi bu yazıyı dikkatinize sunuyorum, gelin beraber okuyalım;

..................  

"AĞLA REZİL AĞLA !!!

Tarih tekerrürdür derler.
Biz bu misali o basit fikir lehine getirmiyoruz.
Ne şahıslar,ne olaylar oldukları gibi tekerrür etmezler.
Fakat kahramanları kahramanca ve alçakları alçakca harakete sevk eden psikolojik ve sosyolojik sâik ve sebepler sabit nisbetlerini muhafaza ederler.
Böylece bir kahraman gider ve eğer cemiyette soysuzlaşma afet şeklini almamışsa, yerini bir başka kahraman, hatta kahramanlara bırakır.
Fakat bu dünyanın kanunu bazen bir kahramanın karşısına bir alçağın, faziletlinin karşısına bir rezilin dikilmesini mukadder kılmıştır.
Kahraman hak uğrunda canını, cananını, malını, hürriyetini feda ederken, rezilde binbir hileye, mel'anete başvurarak ve kendi ayarındakilerle elele tutuşarak, hayâsızlığın sonuna kadar gidecektir.
Hattâ şiddete ve şirretliğe, zülme ve zorbalığa muktedir olamayınca gözyaşlarıyla muhitini aldatmağa ve kendine acındırmağa yeltenecektir.
"Abdullah Sagir"in misali bu bakımdan ibret vericidir.

Zillet ve kahpeliğin müşahhas timsalleri ne kadar çeşitlenirse çeşitlensin ruh ve mâhiyeti aynı olduğu gibi müstehâk olduğu cevaplarda vak'a tarih ve kelime farklarına rağmen talihsiz bir ananın, şu acı cümlesindeki ruh ve mânada daima birleşecek ve aynı kalacaktır ;

AĞLA REZİL AĞLA!!!..."

.........................................

Evet yazıyı okudunuz...
Ülkemizde ki siyasi gelişmelere bakıyorumda,
Allah korusun!
Eğer korktuğumuz gibi olursa, durun bakalım bazılarının anaları tarihe hangi sözü bırakacak!
Eğer anaları da kendileri gibi rezil değilse tabi!!!


28 Ocak 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır