Üye Girişi

Üye Girişi

DÜRÜSTLÜK VEYA ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK!.. Çok

Yazan  Ozan Arif
DÜRÜSTLÜK VEYA ÖZÜ SÖZÜ B DÜRÜSTLÜK VEYA ÖZÜ SÖZÜ B
DÜRÜSTLÜK VEYA ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK!.. Çok hoşuma giden bir söz vardır! Gerçi siz de duymuşsunuzdur, o söz diyor ki; “ Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz..„ Bu aralar bu sözü doğrulayan öyle bariz örnekler görüyorum ki, bu söz nerdeyse dilimden düşmez oldu. Bir haber okusam dilime dolanıyor, Televizyonda haber seyretsem dilime dolanıyor, Bir açık oturuma baksam yine aynı yine aynı... Hatta yalan söylemeyeyim, “ Ulan yoksa ben de öyleyim de kendim farkında mı değilim...„ diye kendimden bile şüphelenmeye başladım nerdeyse... Benim de huyum bu, taktım mı takarım ya, mesela bugün, bana hep “kafanı her şeye fazla takma..„ diyen bir ülküdaşımla telefonla konuşurken, laf geldi yine bu mevzua dayandı... Ona da aynısını söyledim ve o sözü hatırlattım. Bana ne dese iyi! Dedi ki; “ İlahi Ozan‘ım şu kafanı taktığın şeye bak! Yahu görmüyor musun memleket kış, her tarafta kar bele çıkıyor, dolayısıyla her şey pahalandı, lahana pahalı, pırasa pahalı, ıspanak, taze soğan, aklına ne geliyorsa her şey pahalı pahalı pahalı..„ Sözünün arasına girdim; “ Eee ne diyorsun yani?!.„ “ Diyeceğim o ki Ozan‘ım, sen bunca pahalılığın arasında ucuz hıyar görüyorum diye sevinmen lazımken, tutmuş kendine dert ediniyorsun..„ Hiç havamda olmamama rağmen yine beni güldürmeyi başararak veda edip telefonu kapattı... ...... Efendim latifeyi bir yana bırakacak olursak "dürüstlük" önemli bir erdem. "Dürüstlük" denen bu binanın eşiği ise “özü sözü bir olmak„ diğer bir deyimle “sözünün eri olmaktır„ sözünün... Dikkat ettiyseniz sosyal hayatta bizi en çok şaşırtanlar kötülükleriyle nam salmış tipler değildir! Bizi en çok şaşırtanlar "ettiği söz doğru, gittiği yol eğri" olanlardır! Bunlar çevresine hiç güven vermezler. Tam aksine güvensizlik ve nefreti köpürtür de köpürtürler... Şimdi düşünsenize; Faziletten bahseden bir vaizin ahlaki zaaf göstermesi, adaletten bahseden bir idarecenin adaletsizliği, kanunu uygulama durumundaki kanun adamlarının kanunsuzluğu, Bir toplumu fesata götüren hatta korkunç yaralar açan hatta arada doğru olanlarıda ateşe atan en pis, en kötü bir hal değil midir? Taraftarlarına veya tebasına veya tabanına ( artık ne derseniz deyin) etki etmek isteyenlerin; eylemleriyle, amelleriyle ağızlarından çıkan sözleri birbirini desteklemiyorsa, birgün muhakkak foyaları ortaya çıkar... Ve bu felaketleri olur. Zira başkasına saygı göstermenin en açık ve net yolu; özü sözü bir olmaktır. Sözleri yüreklerinden, yani özlerinden değil de sadece çenelerinden dillerinden dökülenler kötü örnek olmaktan başka hiç bir işe yaramazlar. Bu tipler inanın yukarıda bahsettiğim kötülükleriyle nam salmış tiplerden, yani cemiyetin, kötülüklerini açıkça seyrettiği, devamlı karakollarda, mahkemelerde gezen o bela örneklerden daha büyük felaketlerdir! Çünkü; bunlar açık değilde örtülü seyreden kanser hücreleri gibidirler... Açıkça kötülük yapan tiplerle, karakolla, mahkemeyle, kanunla baş etme şansınız var. Ya bu sözleriyle etrafını uyutmaya kalkan, kötülüklerini sinsi sinsi, örtülü yürütenlerle nasıl baş edeceksiniz? Zaten baş etseniz bile onların kötülüklerinin anlaşılıp ortaya çıkartılması öyle zaman alır ki, o zaman da verilen maddi ve manevi zararların hesabını bile yapamazsınız. Hele de bu tipler devlet ricalinde bulunuyorsa, Hah işte o zaman “yandı gülüm keten helva!.„ O zaman milletin ne devlete güveni kalır, Ne adalete güveni kalır, ne mahkemeye, ne kanuna, ne yasaya güveni kalır... Anayasa değil, isterseniz Babayasa yapın hiç bir faydası olmaz... ......... Madem şimdi hazır Anayasa deyince, şu mecliste görüşülen, şükrosun iki 'serhoşun değil'(!) ama iki psikopatın veya iki sivri zekalının(!) yaptığı anayasa taslağıyla ilgili bir çift söz etmeden geçemeyeceğim... Ben hukukçu değilim... O yüzden detaya girmem... Zaten ben bu yasa değişikliğine daha doğrusu sistem değişikliğine toptan karşıyım toptan... Ancak merak ettiğim bir şey var; Yahu bu taslağı kim hazırladı? Akp-Mhp süsü verilse de, bunu akp tek başına hazırladı. (Bizimkiler konu mankeni) Hadi diyelim ki ikisi birden hazırladı. Peki bu iki partinin mevcut temsilcileri miting meydanlarında “ idam... idam... idam..„ diye kıçlarını yırtmıyorlar mıydı? Ey... Bu Anayasa taslağını hazırlayıp meclise getirenler, şimdi bana cevap verin ; “ Hani la İDAM?!..„ Tamam Chp‘nin hesabına geliyor onlar idam istemezler, onları biliyoruz, onları geçelim, peki ya Ülkücülükten geçinenler... Ya siz, dantelli kefen mankenleri... Nerde kaldı kahramanlığınız(!) Nerde o Erzurum‘da vatandaşın üstüne ip atarak artistlik yapanlar?.. Nerde o “ Onlar söyler biz yaparız..„ diye çalım satanlar?.. İkinizde idamı istemiyor muydunuz arkadaş? Peki o zaman neden koymadınız idamı Anayasa‘nıza? Yemedi değil mi? Ne o?!.. Önünüze geçen mi oldu? Elinizi tutan mı oldu? Eğer öyle bir şey varsa söyleyinde bu Türkiyeyi kim idare ediyor sa, biz de öğrenmiş olalım aslanım! Söyleyin söyleyin utanmayın... Ne de olsa siz bize örnek olan siyasetçilerimizsiniz, sizin “ özünüz de, sözünüz de birdir „ pek yalan konuşmazsınız(!) Hadi söyleyin!.. Ozan Arif 10 Ocak 2017 Samsun

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de