Üye Girişi

Üye Girişi

BİR “BEKİR BALABAN„ GEÇTİ DÜNYADAN!.. Bir

Yazan  Ozan Arif
BİR “BEKİR BALABAN„ GEÇTİ DÜNYADAN!.. Bir gönül adamını, Vatan, millet, din ve devlet sevdasıyla dolu bir yüreği daha kayıp etmişiz de benim yeni haberim oluyor! Nasıl böylesine birbirimizden habersiz hale geldik, Nasıl bu hale getirdiler bizi, Veya bize ne oldu inanın bilemiyorum... Kim bilir, belki de bütün eksiklikler bende... Artık her neyse! 23 Ağustos‘ta hakkın rahmetine kavuşmuş Mustafa Bekir Balaban... 1950‘lerde başlayan hayat 2016‘da bitmiş... Dedim ya benim yeni haberim oldu... Telefonuma gelen bir not sayesinde öğrendim inanın... Bekir Balaban aslen Yozgat‘lıydı... Orda doğmuş, askerliğini Kayseri‘de bitirip, Kayseri‘de evlenip ve en az bir Kayseri‘li kadar da Kayserili olmuştu sanki... Yazdığı bazı şiir ve yazılarda “Çapanoğlu„ gibi mahlaslar kullanmasa ben bile onu Kayseri‘li olarak düşünürdüm hep... Yozgat‘ı gönlüne, diline hatta iliklerine nakşetmiş Yozgat‘ yiğidi, olduğu kadar, Erciyes Dağı için; .............. "Zirvedesin az rastlanır eşine, Ulaşmak zor düşülse de peşine, Beyaz duvağını takmış başına, Düğünü başlayan gelin Erciyes. Sarpsın fakat geçit verir yolların, Boş değildir,göğüslerin bellerin, Yazın daha açık cömert ellerin, Besler Kayseri’yi selin Erciyes. Radarısın Sibirya’dan Yemen’in Simgesisin Kayserili demenin, Dilde destan pastırmayla çamanın, Nasıldır bilemem balın Erciyes.." ............. diye uzayıp giden destanlar yazacak kadar da, Erciyes sevdalısı, Kayseri sakini coşkun bir yürekti Bekir Balaban... Esasında Onun esas sevdası Milli ve manevi değerler... Sonra da!.. Sonra da şiirdi şiir... Bir destan okuyan, bir şiir söyleyen duymasın hemen çökerdi oraya, fırsatını buluca bir de kendi eklerdi peşine... Hayatın ateş çemberinden geçmiş, Arabistan‘larda gurbetçilik yapmış, memleketinde taksicilik yapmış, işçilik, sendikacılık hülasa hayatın mecbur ettiği birçok mesleği yapmış biriydi O... Ama bütün bunları yaparken şiirler söyledi, yazılar yazdı, Hiç eksik olmadı ondan şiir sevdası... Arayan sanal alemde sanatı ile ilgili bilgiler edinebilir... Benim özellikle vurgulamak istediğim husus şu; Aynı zamanda bir ülkü adamıydı Ülkü... Kendine zaman zaman “ Kürşat Çapanoğlu „ mahlası verecek kadar, Çocuklarına “Kürşat Hüseyin, Ülkü Sibel, Mehmet Âkif, Oğuzhan ve Aslıhan„ isimlerini koyacak kadar da ülkücü bir yürekti Bekir Balaban... Yani o benim Ülküdaşımdı... Dava arkadaşımdı... İnanıyorum ki birçoğunuzun da öyle!.. Sözün bittiği yerlerde söz söylemek zor vesselam... Rahat adamı değildi! Yani bu dünyada pek rahat ettiğini düşünmüyorum... Hangimiz ediyoruz ki O etsin! Ama Cenabı Allah öbür yanda rahat ettirecektir diye düşünüyor... Bekir‘ime, Balaban‘ıma, Hülasa Can Gardaşıma Allahtan rahmetler diliyorum... Yakınlarına, çocuklarına sabırlar diliyorum... Ve Onlara diyorum ki; Sadece sizin değil, “Hepimizin başı sağolsun..„ Ozan Arif 17 Eylül 2016 Samsun

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de