Üye Girişi

Üye Girişi

ŞU MÜBAREK GÜNDE!.. LA HAVLE...

06 May 2016

Şu sayfaya bugün bir göz atayım dedim...

Davutoğlunun ayrılışıyla ilgili yazdığım bir dörtlük hicvin altına baktım ki...
Aman Allah'ım ne küfürler ne sövmeler ne saymalar...
Hepsi de dini-imanı sana bana bırakmayan tipler...
( Gerçi sayfa yönetimi bazısına gereken cevabı vermiş ama be de değinmeden geçemedim...)
Peki neden küfür etmişler?

Efendim neden " Serok Ahmet " demişim...
Ulan dangalaklar bu sıfatı Adamcağızın kendinin, kendine taktığı isim olduğunu bile bilmiyorsunuz!..
Her Güneydoğu konuşmasında;
" Serok Ahmetiniz geldi..." diye konuşan, konuşma yapan
ben miydim?
O zaman neredeydiniz?

Öpülme meselesine gelince;
Yani şimdi bir seçim geçirip %49.5 rey alan bir Başbakanın,
gözümüzün önünde aniden azledilişini halk arasında öteden beri söylenen;
" Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü.."
sözüyle hicvetmemiz kadar normal ne olabilir?
Daha ağırını mı yazsaydık?

Ha bir de şu "İmmanuel Kant" isimli bir yabancı düşünürün dediği;
"Böcek olmayı kabul edenler,
ayaklar altında kalmaktan ve ezilmekten yakınmamalıdırlar..."
sözünden alınmışlar...

Eğer doğru değilse neden alındınız ki?
Bu sadece sizin ikliminizde değil, Türkiye de her siyasi iklimde geçerli olan bir söz...
Hatta bu bizde de böyle!...
Peki özellikle size ne oluyor,

SİZ!..

İçi, dışı, her yeri,
Sırf fitne kaynayan siz...
Koskoca Başbakanla,
Top gibi oynayan siz...

Biz de bir şey dedik mi,
Küfürü yaslayan siz...
Sonra gidip Millete,
Müminlik taslayan siz...

Ne düşünce, ne fikir,
Siz anca söversiniz...
Ya da kula kul olur,
Hep onu översiniz!..

Gavur mu, Müslüman mı?
Ula oğlum neysiniz?
Yüzde ona lafım yok,
Yüzde doksan şeysiniz!..

Şey dememin sebebi,
Sığmadınız tarife...
Şey olmayan kaşınmaz,
Hiç sürtünmez Arif‘e!..

Ozan Arif
06 Mayıs 2016
Bad Homburg
____________________

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de