Üye Girişi

Üye Girişi

YOKSA BİR HESAP MI VAR?!..

28 Şub 2016

Dün akşam bir açık oturum seyrettim...

Kanal: Haber Türk
Proğram : Gündem Siyaset
Sunan: Veyis Ateş
Konu: MHP ve Kurultay(değişim) talebi...
Katılımcılar: Resimleri aşağıda,
İki Profösör, bir gazeteci, bir doktor...
dördü de Başbuğ'umuzun aramızdan ayrılışından sonra müteakip dönemlerde MHP'de Millet vekilliği yapmış,
Yani Mevcut Genel Başkanı çok iyi tanıyan ülküdaşlarımız...

Dördü de dedi ki; Kurultay yapılmalı...
Sağ olsunlar iyiki o kadar bari diyebildiler!..
İçlerinden biri hariç,
Daha açıkcası Gazeteci Nazif Okumuş hariç, hiç birisi şöyle açık ve net olarak,
"Bu iş Bahçeli ile olmuyor, Bahçeli gitmelidir" diyemedi, demediler.
Demedikleri gibi nerdeyse;
"Kurultay yapılmalı ama, Bahçeli kalmak şartıyla kurultay yapılsın" diyeceklerini bile düşündüm...
Çünkü tavırları, ağızları onu söylüyordu...
Dedim ya, iyi ki Nazif Okumuş ordaydı da, yüreklere biraz su serpti!
"Bahçeli kesin gitmeli" dedi...

Diğer üçü, bizim oralarda bir laf vardır;
"Ne kızı verdiler, ne dünürü küstürdüler!.."
Hatta Prof'larımızdan birine şöyle baktım da,
o kadar kendine oynuyordu ki!
o arada Balgat'tan bir mesaj gelse
" Sen onların arasına neden oturdun, bırak orayı
çabuk gel... burada boşalan yerler var " deseler,
İnanın açık oturumu bile yarıda bırakıp giderdi izlenimi verdi...

Denecek çok şey var ama,
her birini ayrı ayrı tahlil etmek istemiyorum...

Netice olarak samimi olamadılar,
Haliyle inandırıcı da olamadılar...

Proğramı seyrederken ister istemez düşündüm!
Acaba dedim;
"MHP bu Bahçeliyle olmuyor, kesinlikle değişmesi lazım"
demek çok mu zor?..

Dağdaki çoban arkadaştan, şehirdeki boyacı kardeşimize varıncaya kadar herkesin, her kesimin konuştuğu bu gerçeği,
hele hele Ülkücü iradenin vaz geçilmez talebi haline gelen bu arzuyu açık açık dile getirmemeleri,
çok mu göze alınamaz bir şey?..

Acaba bu tutumları, bir hesabın ürünümü?
Hala, olaki Bahçeli yine yerinde kalırsa hepten ipleri koparmayalım,
ne olur-ne olmaz... Millet vekilliği kapıları kapanmasın gayreti mi?
diye aklımdan geçti...

Zaten daha önce üç Prof'umuz tarafından yapılan bir basın toplantısındaki bitiriş cümleleri de midemi bulandırmıştı!
İşte o cümlelerle, dün akşamki açık oturumun çekilmek istendiği nokta paralellik arzediyordu...
Neydi o cümleler...
Tam aklımda değil ama mealen şöyle idi;
" Bu açıklamamız birilerini destekleme gibi anlaşılmamalı.."
Ve devamla
" Sayın Genel Başkanımız Bahçeliye karşıymışız gibi de algılanmamalı..."

Peki nasıl algılanmalı?
Birilerini desteklememelerini anlarım.
Çünkü ben de öyleyim!

Ama ne demek kimseye karşı değiliz?
O zaman niye çıktınız ortaya arkadaş?
Görüyorsunuz ki Beyefedi Ülkücü iradeyi Kurultay salonu yerine, mahkeme salonuna gönderdi...
Siz de diyorsunuz ki Kurultay yapılmalı....
Peki şimdi kime karşısınız?
Bana mı karşısınız?
Yoksa bir hesabınız mı var?



27 Şubat 2016
Offenbach


 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de