Üye Girişi

Üye Girişi

DEVLET OLMAK

18 Şub 2016

Başımız sağ olsun...

Yine terör faciası,
yine ateş düşen ocaklar...

Hem de bu sefer ülkenin kalbinde.

Genelkurmay'a 300m,
TBMM'ye 500m,
İç İşleri Bakanlığına 700m,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına 300m,
Hava Kuvvetleri Komutanlığına 100m...

Facianın iki boyutu var,
ve ikisi de çok büyük.

Gerek can kaybı ve yaralı çok olması,
gerekse verilen mesaj...

Bunu yapanlar şunu diyor:
'Ben senin yatak odana kadar girerim,
Çoluğunu çocuğunu öldürürüm!'

Ve yine herkes aynı soruyu soruyor;
KİM YAPTI?

Kimin yaptığının ne önemi var ki?
Kullanılan maşa belli,
ya PKK, ya IŞİD!

Asıl önemli olan maşayı kimin kullandığı.

Açıkça söyliyeyim;
bilmiyorum.

Tabii ki insanın aklına değişik ihitmaller geliyor,
ama o meşhur '0-Sorun Politikası' sayesinde ülkemizin uluslar arası ilişkilerde geldiği noktaya bakınca 'Kim değildir' sorusuna cevap bulmak daha kolay olabilir.

Dünya haritasına bakın,
Rusya'dan Ekvator'a kadar kimlerle takışmadık?

Onun için muhtemelen Guyana, Surinam veya Swaziland'ın bu olayla alakası olmayabilir.

Ama baştada dedim ya,
aslında bir önemi de yok!

Devletin istikbaline PKK'yı muhatap alan,
komşu devlete karşı başka terör örgütlerini pışpışlayanın, destekleyenin,
beslediği canavarlar kendine saldırmaya başladığında şaşma hakkı yoktur!

Defalarca dedik;
Akrepin tabiatında var;
SOKAR!

Bu canavarı zapt etmeyi ABD başaramadı, Rusya başaramadı, Fransa, Almanya başaramadı....

Kimse başaramaz!

Ama Allah var,
bunların hiç biri 'Dünya Lideri ve ekibi' kadar çuvallamadı!...

Resmi rakamlara göre henüz 28 can kaybı,
60'ı aşkın yaralı!

Ve şimdi bekliyoruz;
resmi ağızdan ne tür bir açıklama gelecek diye.

İçişleri Bakanı'mız hemen duyarlılılığını göstererek:

'Bu akşam Ankara'da yaşanan terör saldırısını şiddetle kınıyorum.
Bu ülkemize karşı yapılmış bir saldırıdır.' demiş...

Sağ olsun,
sayesinde Ankara'nın ülkemizde olduğunu öğrenmiş olduk!
Anakara'nın göbeğinde, devletin en önemli kurumlarının bulunduğu yerde bu boyutta bir saldırı arsa davası yüzünden olmuştur sanmıştık!

Ama biz asıl 'the Usta'dan nasıl bir açıklama gelecek merak ediyoruz...

Geçen haziran seçimlerinden önce  '400 Milletvekilini verin ve bu iş huzur içinde çözülsün!' diyen acaba bu gün
'Başkanlık Sistemine geçin ve bu iş huzur içinde çözülsün!' mü diyecek?

Yoksa daha genel konuşup
'Bakın vatandaşlığın tabiatında var,
literatürde terör saldırısı diye bir şey var.' mı der?

Bu gün ne diyecek bilmiyorum ama,
bu gidişle yakında '...Ankarayı yeniden vatan yapmak...'tan bahsederse şaşmayın!

Mehmet Alp
18 Şubat 2016

Not:
Şimdi 'Devlet', 'Hükümet' ve 'Şahıslar' kavramlarında ki farkı bilmeyen vatandaşlar başlayabilirler  'Böyle bir günde bile devlet eleştirilmez' kakofonilerine...

Ankara'nın hükümet semtinin göbeğinde patlayan bombanın devletin durumu hakkında ne ifade ettiğini,
savundukları zihniyetin devleti ne hale getirdiğini bugün anlamayan asla anlamaz!

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de