Üye Girişi

Üye Girişi

NASREDDİN HOCA'NIN KAZANI

13 Şub 2016

Dün yayımladığımız resme bayağı bozulanlar olmuş.

Ve resmi yayımlar yayımlamaz bütün milliyetçik ve devletcilik anlayışı birilerine toz kondurmak,
haşa birilerini putlaştırmaktan olan ateşli partizanlarar senelerdir alıştığımız,
aklı, mantığı, ve vicdanı yok sayan kakofonilerine hemen başladılar.

Bu da yetmedi,
paylaşımımızla gönderme yaptığımız mevzu bahis resmin gerçekliğini ispatlamak için farklı perspektiflerden olanını bize gönderdiler.

Onun için hatırları kalmasın diye,
istedikleri yazıyla tekrar yayımlıyoruz.

Bu paylaşımda da gördüğünüz gibi resmin farklı perspektifleri gerçekliğine dair bir ölçü değil.

Nitekim biz grafikçi değiliz,
grafikçiliği eğitiminide almadık.

Ama gerek dün yayımladığımız resim,
gerekse bu paylaşımdaki resmleri hazırlamak 15 dakikamızı aldı.
Yani bu işin profesyonel eğitimini almış ve meslek olarak yapan biri için resmi bırakın farklı açılardan photoshoplamayı,
farklı gezegenlere bile uygulaması pek sıkıntı olmaz.

Aslında bunu birilerinin toz kondurmaya kıyamadığı zat-ı muhteremi eleştirmek içinde yayımlamamıştık.
Çünkü beyefendi daha iki gün önce Güneydoğumuzda bazı 'YERLERİ YiNE VATAN YAPTIĞIMIZI' söyleyerek vatan toprağını kaybettiğini kendisi ifade etti.
Bunun üzerine hala sayfada üstte duran 'KAYBOLAN VATAN TOPRAĞI VE VİCDAN' başlıklı paylaşımızda düşüncelerimizi ifade ettik
ve bazı gerçekleri görmemekte hala inat edenlerin ne kadar ağır bir vebal altında kaldığını söyledik.

Ama işin ilginç tarafı,
o paylaşıma yok denecek kadar az tepki gelmesi,
ama photoshoplandığını alenen ifade ettiimiz bir resimde birilerinin kırmızı örtü görmüş boğa gibi çıldırmaları.

Üzerinde 'Seni seviyoruz Uzun Adam RTE' yazan resmin photoshop olup olmaması önemli değil.
Photoshop olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum.
Değilse bile, bunda yadırganacak bir şey yok.
Her şey olabilir.
Oralardan gelen resimlerde arslan parçalarımızın 'Milliyetçiliği Ayaklar Altına Alanlara' inat bariz bir şekilde Türk Milliyetçileri olduklarını görmeye alıştık.
Belki bbu durum birilerinin zoruna gitmiştir ve onun için böyle bir çalışma yapma ihtiyacı duyulmuştur.
Ama photoshop kullanarak, ama özellikle o pozu kurdurarak...

Belki de gerçekten o pozu vermiştir polislerimiz.
Bunda da yadırganacak bir şey yok.

Yadırgadığımız olay farklı.

Daha geçen hafta AKP hükümeti döneminde 2006'dan sonra ışık hızından hızlı uçan savaş uçağımızı imal ettiğimizi iddia eden bir paylaşımda bunun saçma olduğu söylediğim için hakarete uğradım.

Bırakın ışık hızından hızlı uçan uçağı,
son 10 senedir her seçimden evvel yaygarası yapılan kendi uçaklarımızı, arabalarımı henüz gören olmadı.
Görmeyi bırakın,
fabrikalarının nerde olduğunu bilen yok.
Alman patentli,
ABD'den bir şirketin Türkiye'de işleteceği fabrikalarda üretilecek (yani monte edilecek) olan bir uçağı 'ilk yerli uçak' diye bize yutturmaya kalktılar.
Aynı Özal döneminde yerli F-14 savaş uçaklarımızı ürettiğimiz gibi.

Bütün bu saçmalıklara tereddüt etmeden inanan zihniyet,
neredeyse canıyla bir resmin photoshop olmadığının savunmasına geçti.

Nasreddin hocanın meşhur hikayesini hepimiz biliriz;

Hoca komşusunun kazanını ödünç alır.
Ertesi gün bir de tencere ile beraber geri verir.
Bunun sebebini soran komşusuna 'Kazanın doğurdu' der.
Bu olay bir iki defa tekrarlanır, ta ki hoca ödünç aldığı kazanı geri götürmeyene kadar.
Komşusu gelip kazanı geri istediğinde 'Senin kazan öldü' der.
Komşusu şaşkın 'Bre Hoca, kazan hiç ölürmü' deyince Hoca o meşhur cevabını verir:
'Doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun?' diye...

Bu durum da işte biraz buna benziyor.

İnsanın aklına deli deli sorular geliyor.

Mesela;

'Kurdun dişine kan değdi. Korkun' yazan polise soruşturma açılıyorda,
RTE'nin şahsına (photoshoplanmış resimde 'Seni seviyoruz Cumhurbaşkanım yazmıyor!!!!!) ilan-ı aşk'ta bulunan resimden neden 'Çok duygulanılıyor'?

Veya 17-25 ses kayıtların montaj olduğundan zerre kadar şüphe etmeyenler, veya etseler bile umursamayanlar bu resme neden bu kadar taktı?

Bu photoshoplu resme karşı bu kadar hassas davrananlar, subaylarım sahte windows dosyaları ile tutuklanıp senelerce suçsuz yere hapislerde çürürken neden bu kadar duyarlı davranmadılar?

Onun için kimse riyakarlık yapmasın!

Kazanın doğurduğuna inanan,
öldüğünü de kabul etme mecburiyetinde!

Mehmet Alp
13 Şubat 2016

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de