Üye Girişi

Üye Girişi

KAYBEDİLEN VATAN TOPRAĞI VE VİCDAN

12 Şub 2016

Dedik!
Ta başından beri dedik!

Mesele Kürt meselesi değil,
Türkiye Cumhuriyeti'nin milli ve toprak bütünlüğüne saldıran terör meselesi dedik!
Bu açılım ihanettir dedik!
Teröristlerle pazarlık yapılmaz dedik!
Meclis'te, Dolmabahçe'de zehirini kusmasına müsade ettiğiniz canavar bebek katilidir dedik!

Ta başından beri dedik!
Oslo duyulunca dedik,
Habur'da, Diyarbakır'da,
Devletimin resmi TV kanalında PKK probagandası yapılırken,
askerlerim PKK çaputları altından geçme mecburiyetinde bırakılınca,
polislerim tokatlanırken,
kışlamdan bayrağım indirilirken,
tutukladıkları hainler subaylarıma karşı şahitlik yaparken,
PKK'lılarla sahnede şarkılar söylenirken,
Türk Milliyetçiliği şoven Avrupa Irkçılığına indigenip ayaklar altına alınırken,
Devlet teröristlerin ailelerine maaş bağlarken,
ünüversiteler PKK inine dönüştürülüp Fırat'ım ölürken dedik.

Yapma dedik,
Yol yanlış dedik.

Sen ne yaptın?
Dilinden bırakmadığın 'mümin ahlakına'(!) rağmen bize sövdün,
gittin Barzani'ye 'Türkiye seninle gurur duyuyor!' diye tazahürat yaptın.

Bu sefer biz bir şey demiyoruz.
Zira dememimze gerek kalmadı, çünkü bu sefer denileni en yüksek makam dedi!

Bu sefer bizim hoşumuza gitmese de Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı ünvanına sahip efendi dedi.
Senin toz kondurmadığın,
uğruna dötkılı olmaya razıgeldiğin 'USTAN(!)' dedi...

Ne dedi biliyor musun?

'Orada o kadar şehitler veriyoruz değil mi?
Niye veriyoruz, bu toprakları YENİDEN VATAN YAPABİLMEK için veriyoruz.'

dedi.

Ne zaman dedi?
O toprakların en son artık vatan olmama tehlikesi men edildikten,
yani Kurtuluş Savaşından 93 yıl sonra,
10 Şubat 2016 tarihinde Milli Eğtim Bakanlığı Öğretmen Atama Töreni'nde
dedi.

Peki,
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın bahsettiği yerler neresi?

Musul mu? Hayır!
Kerkük mü? Hayır!
Karabağ mı? Hayır!
Erivan'ı mı? Hayır!
Yalta mı? Hayır!
Kudüs mü? Hayır!
Sofya mı, Selanik mi? Hayır!

Bahsettiği 'yerler';
 
Diyarbakır - Sur,
Şırnak - Cizre,
yani Güneydoğu...

Bu 'yerler' 3 Kasım 2002'de hangi ülkenin sınırlarına dahildi?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin!

Bu 'yerler' kimin vatanıydı?
Türk Milleti'nin!

Peki madem o 'yerleri' YENİDEN VATAN YAPABİLMEK için şehit veriyoruz,
madem o toprakları YENİDEN VATAN YAPABİLMEK için uğruna yine ölünmesi gerekiyor,

Türk Milleti ne zaman, hangi ara vatan toprağı kaybettti?
Ülkücüler 'Sivas'ın doğusuna geçemez'ken mi?

Ve KİME kaybettik?
O yollarda beraber yürüdüklerinize mi?

NATO'nun ikinci büyük ordusu,
dünyaya askerliği öğretmiş olan milletin silahlı kuvvetleri,
peygamber ocağımız,
nasıl olurda son 7 ayda 260'ı aşkın şehit verir,
Diyarbakır'ı, Şırnak'ı tekrar VATAN YAPMAK için?

Hoşuna gitmeyecek biliyorum ama,
ben söylesemde,
söylemesemde değişmeyen bir gerçek var!
Ve aslında sen de bunun gayet güzel farkındasın!

Askerime atılan her kurşunda,
polisimin canını alan her mayında,
haşa adeta putpereslik gibi sergilediğin partizanlığınla senin de vebalin var...

Çünkü demokrasi böyle bir şey,
kimse vatandaş olmanın sorumluluğundan kurtulamıyor.

Yanlış anlama,
mesele seçtiğin parti,
verdiğin oy değil!

Seçseydin AKP'yi...
Ama Milliyetçilik ayaklar altına alınırken susmasaydın!
Diyebilseydin keşke 'YOK! BEN SANA BUNUN İÇİN OY VERMEDİM!' diye...
'Sen benden aldığın oyla nasıl bebek katilini DEVLETİMİN istiklaline muhatap alırsın?' diye keşke sorsaydın oyunun hesabını...

Oysa sen ne yaptın???
Putlaştırdın,
kutsallaştırdın,
dilim varmıyor ama adeta taptın.

Şimdi paylaş face'de

'Askerimi, polisimi Allah korusun.
Bu duaya amin diyen 1000 kişi çıkar mı?'

diye...

Toz kondurmamaya devam et ustana,
açılımın mimarlarına,
BOP eşbaşkanına,
'Kahraman Amerikan Askerlerinin(!) sağlığına duacı' olanlara,
'3-5 Mehmet için meclis açmayanlara'...

Askerimin, polisimin birilerinin sessizce kaybettiği vatantoprağını tekrar vatan yapmak için canlarını vererek, kanlarını akıtarak kahramanca mücadelelerini çalıp,
Oslo'da elinde Mehmetciğin kanı olan canavarlarla masaya oturan MİT Müsteşarlarına 'Türkiye'nin gururu diye' sayfa aç face'de...

'Bununla rahatlayacak kadar vicdanın var ancak' diyeceğim de...

Neyse,
aynaya bakması gereken sensin.
Akşam başını yastığa koyunca içinden içini kemiren sesi daha ne kadar duymazlıktan gelebilirsin?

Mehmet Alp
12 Şubat 2016

Kaynak:
http://www.haberturk.com/gundem/haber/1193439-erdogan-iki-ozel-harekatcidan-resimli-mesaj-geldi-cok-duygulandim
(Dakika 21'den itibaren)

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de