Üye Girişi

Üye Girişi

HEY SİZ!...

16 Oca 2016

Dediğim her şeyi çıkarlarına göre veya,
( En iyi kabulle ) anlayışlarına göre çarpıtanlar;

(En çirkin şekilde de )Onun-bunun yönlendirmesiyle bana tepki göstermeye çalışan ülküdaşlarım(!)

Her şeye rağmen Ülküdaşlarım dedim...
Eğer öyleyseniz;
Şunu o kafalarınıza sokun!

Ben kimsenin sağlığını alay konusu yapmam...

Ben inatı... Ben ihtirası...
Ben koltuk hırsını alay konusu yaparım...

Hele hele bu hırs, bu inat, bu koltuk sevdası,
Vatan sevdasının, Millet sevdasının ve Ülkücü hareket sevdasının
önüne geçiyorsa...
Hatta (Allah muhafaza) hareketi bitirme noktasına taşıyorsa,

Bırakın hasta olmayı, ölüm döşeğinde olsa,
Bunu, bu işin müsebbiplerine söylemekten çekinmem...
Ve 18 senedir çekinmedim de...

Derdim birilerinin bana alkış tutması, veya,
Birilerinin bana yuh çekmesi değildir...

İstediğiniz kadar yuh çekin...
İstediğiniz kadar sövün-sayın...

Bir Akp'liler sövsün...
Bir siz sövün...
Ozan Arif'e hakaret etme, sövme yarışına girin...
Çünkü bu iki zihniyetin kişi savunmaktan başka derdi yok!..

Ama şunu iyi bilin...
Benim derdim; Beni, ben yapan değerlerimdir...
Benim derdim; Bu değerleri ve bu değerlerin önemini bana öğreten ömrüm buyunca mensubu olmaktan şeref duyduğum Ülkücü Harekettir...
Benim derdim;
" Emrolunduğu gibi doğru olunuz " diyen ilahi hükme elinden geldiği kadar uymaya çalışmaktır...

Ya sizin derdiniz?
Sizin derdiniz se bir inatı... bir ihtirası... bir koltuk hırsını savunmak...

Hadi utanmıyorsanız öyle değil deyin!

Mesela işte buyurun!
Bu, bize ve davamıza zarar veren huyların sahibi olan kişi,
Durmuş... durmuş... durmuş...
Tam imza teslim günü hasta olmuş...

Ben de bunun üzerine bir yazı yazıp,
( geçmişte yapılan ayak oyunlarının tecrübesiyle) endişemi belirtmiş ve gayet samimi olarak da demişim ki;

" Allah hiç kimseye dert verip, derman aratmasın" demişim....
" Allah şifasını versin" demişim...
Eğer bir ayak oyunu değil se ( çünkü zamanlama manidar)
" Geçmiş olsun" demişim...

Hatta bazı ileri zekalılar böyle yorular endişesiyle sonunda
demişim ki;
"Ya nasip! Kim öleee... Kim kala...
Sanki benim yarına çıkacağım garanti mi?.." demişim...

Demişim ama işe yaramamış...
Endişem gerçekleşmiş!
"Vay efendim siz bizim Beyimizin sağlığı ile dalga geçiyorsunuz.." diye, (güya aklınız sıra) Beyinizi savunuyorsunuz!

Savunun bir sözüm yok...
Ancak çarpıtmayın...
İftira atarak, bazıları şerefini zayi etmesin!
Çokları 18 senedir bana sürmek istedikleri çamurun içine kendileri battılar!

Hiç kimse unutmasın!
Eğer Kartallar dalga geçmeye kalkarsa,
Kartal dalgasının önünde, ne karga durabilir,
Ne de karga sevenler!

Benim gibi düşünün demiyorum kimseye...
Benim gibi düşünmeyin...
Ama hür düşünün... Hür...
Özgür düşünün...

.... Ve benim düşüncemi de çarpıtmayın.
Çamura batarsınız!
Zararlı çıkarsınız!

Benim yakacak gemim falan kalmadı,
18 yıldır yaktım bitirdim!

Bana limanları da yaktırmayın!

Ozan Arif
16 Ocak 2016

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de