Üye Girişi

Üye Girişi

İÇİNE ETTİNİZ

12 Oca 2016

Şimdi ben 'Koyun sürüsünün güvenliğini sağlamaktan acizlere Devlet emanet edilirse olacağı buydu' diyeceğim...
'Bu ülkede sanki ilk defa mı bomba patlıyor?' diyeceksiniz.

Doğruya doğru,
evet bu ülkede ilk defa bomba patlamıyor!

Ama arkadaş bu ülke bu kadar da göz göre, göre pisliğe batmadı!

Evvela bunun faili kim olabilir?

Ya PKK, ya IŞİD!...

Ben en azından başka bir seçeneğe ihtimal vermek istemiyorum!

Eğer PKK ise,
o zaman sormazlar mı 'neredeyse gebermiş olan bu pisliklere hayat öpücüğünü kim verdi?' diye?

'Sen ne mutlu Türk'üm dersen o da ne mutlu Kürdüm der' diyerek Türk Milliyetçiliği'ni şoven Avrupa Irkçılığı seviyesine düşüren ve kürtçülük üzerinden bölücülük yapanların ekmeğine yağ süren kimdi?
Kim bölücü bir kürt kimliğini meşrulaştırdı?
Kim açılım adı altında güvenlik güçlerimizin elini kolunu bağladı, PKK'ye tekrar yapılanabilmesi için gereken zamanı tanıdı?

Tabi kimsenin hoşuna gitmeyecek bu sorular.
Efendileri bile 'kandırıldıklarını' kabul ederken kraldan fazla kralcılar toz kondurmayacaklar dünya lideri ve avanesine....

'Bahçeli asmadı'ya' diyecekler...

sanki ben Bahçeli'yi savunuyormuşum gibi.
Sanki samimi olan, isteyen, 14 senedir tek başına iktidarda olan gücün,
işine gelince subayları, savcıları, hakimimleri hukuk devletinin içine ederek mapuslarda süründürebilenlerin,
bebek katilini hayli, hayli sallandırabileceğini düşünmeden

'Assaydınız Apo'u' diyecekler.

PKK değil de IŞİD'se?...

IŞİD'le açılım süreci yaşanmadı, değil mi?
Hükümetin suçu yok!....

Gerçi ben şimdi desem ki,
arkadaş birileri tutup elalemin iç işlerine karışmazken ortada IŞİD MIŞİD yoktu.
Bizde PKK vardı,
Suriyede de bu pisliğin başka bir kolu vardı.
Joni'ye güvernip kim başladı kürsüden eski 'kardeşine' 'Ya Esed' diye ayar vermeye?
Kim destekledi ne idüğü belirsizleri Suriye'nin meşru hükümetine karşı.
Kim çevirdi sınırlarımızı kalbura?
Madem Türkmenleri tırla silah gönderecek kadar önemsiyordunuz, neden soydaşlarımız özellikle kadınlar, çocuklar bir türlü sınırdan içeriye alınmadılar?

Ama ne oldu?
Yemedi, değil mi?

Yemedi yemesine,
istenilen gibi bölünmedi Suriye
ama bütün bunlar güç boşluğu oluşmasına ve bu IŞİD denilen belanın peydahlanmasına yaradı!

Nasıl gelmişlerdi başa?
'0 Sorun' muydu?

Farkında mısınız bilemiyorum ama efendiler sayesinde ilk önce etrafımız kan gölüne dönüştü,
şimdi gittikçe bizim topraklarımızda bombalar patlıyor.

'Dünya bize gıpte ile bakıyor,'
'Cumhurbaşkanımız dünya lideri' ama güney doğumuzda resmen iç savaş var!.

Bu memleketin etrafında 1938'den beri

2. Cihan Harbi,
Yunan İçsavaşı,
Altı Gün Savaşı
Kara Eylül Olayları (Ürdün İçsavaşı),
Arap-İsrail Savaşı (Jom-Kippur Savaşı),
Lübnan İç Savaşı,
İran-Irak Savaşı (1. Golf Savaşı),
Lübnan Savaşı,
2. Golf Savaşı,
Irak Savaşı,
Lübnan Savaşı,
Gürcistan Rusya Savaşı

ve bunların yanısıra şimdi aklıma gelmeyen veya bu savaşların etkeninde bir sürü başka çatışmalar, krizler yaşandı.

Bizzat taraf olduğumuz Kıbrıs Harekatı hariç bu memleket beğenmedikleri Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' siyaseti sayesinde bu bataklıkların hiç birine çekilmemeyi başardı.

Ama 'startejik derinlik' dehaları ve zihniyetleri sayesinde resmen bataklığın tam göbeğindeyiz be batıyoruz!

3 Cihan Harbinde resmen taraf olduk.

Aslında taraf yanlış kelime,
3. Cihan Harbi'nde kendi ellerini kirletmeyen tarafların piyonuyuz.

Ama Cumhurbaşkanımız BOP Eşbaşkanı...
1001 odalı saraydan dünyaya ayar veriyor...

Neyse,
zaten bütün bunları ne ilk söyleyen benim, ne de ilk dinleyen.
Ama bunlar söylendikçe akla zarar bahaneler uyduran güruh yine başlayacak yayagaraya...
Toz kondurmayacaklar 'Dünya Lider'lerine...
Anlamayacaklar çünkü.

Belki de hata bizde,
Belki de fazla teferruata boğuluyor, onların anlamadığı bir dil konuşuyoruz.

Onun için mümkün olduğu kadar basit bir şekilde toparlayayım:

Güzelim vatanın içine... ettiniz!...

Mehmet Alp
12 Ocak 2016
 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de