Üye Girişi

Üye Girişi

GÖREVİNİN BAŞINDA!..

09 Oca 2016

Şu konuyu yazmayayım diyorum...
Şu konudan biraz uzak durayım diyorum...
Artık anlamışlardır, daha doğrusu anlamıştır herhalde diyorum!..
Kendisi, kendi eliyle, güzellikle toplar şu kurultayı diyorum...
Ama yok arkadaş!
Anlamıyor... Anlamıyor... Anlamıyor.

Esasında anlıyooorr... Anlıyor da,
Ama anlamamazlıktan geliyor;
Zira aynen kendi dediği gibi;
" görevinin başında(!).."

Ülkücü hareket erezyona, aşınmaya uğruyormuş,
MHP kan kayıp ediyormuş,
MHP'nin kan kayıp etmesinden ihanet odakları yararlanıyormuş,
Beyefendinin umrunda bile değil.
Çünkü "görevinin başında(!).."

Tehlikeyi farkeden yüreklerin kongre istekleri,
" Hareketin önünü aç " istekleri
"Artık sizinle olmuyor..." çığlıkları,
"Yeter artık Devlet... O koltuğu dev-ret..." sloganları,
Hatta kendilerinin dün parlemento arkadaşları olan,
ama bugün muhalif diye adlandırdıkları bazı eski milletvekillerinin
" tüzük kurultayı yapılsın " diye imza toplamaları,
delegenin açık açık verdiği 500'e yakın imza,
esasında (bunların şerrinden, çirkefliğinden çekindiği için kendini afişe etmek istemeyenleri de katacak olursak) 1000'e yakın imza bile, bu Beyefendi için hiç bir şey ifade etmiyor...
Çünkü; " görevinin başında(!).."

Peki görevi ne?
Canım, görevinin ne olduğu halimizden belli değil mi?!!!
Görevinin ne olduğunu siz düşünün...
Ama O görevi bıraktığı an ne olacağını ben söyleyeyim!

Bir kere kesinlikle çok güzel olacak!
En başta Allah'ın izni ile gönül göçü duracak...

Bu hareketi özünden uzaklaştırıp, genleriyle oynamaya kalkan,
ipi kopmuş tesbih taneleri gibi bizi darmadağın edip,
sevenlerimizin bizden soğumasına sebep olanlar yüzünden,
hem kırılan gönüllerimizden, hem de Aziz Milletimizden,
özür dileyerek işe başlanacak!..

Ülkücü Hareketin temel taşları olan gençlerimiz, öğrencilerimizle,
(Duvar yapılınca, duvar ustalarımızı unutanlara inat!)
Kalelerimizin, duvar ustaları olan öğretmenlerimizle, hocalarımızla,
memurlarımızla tekrar kucaklaşacağız...
Böylece Hareketin ateşi yeniden bütün yurdu kaplayacak,
Yani yeni baştan tekrar ocaklaşacağız!

Ülkücüler kendi idarecilerini, vekil adaylarını (ayak oyunlarıyla değil)
hür vicdanlarıyla seçme hürriyetine kavuşacak!

Kıymetini bilmeyenler yüzünden, riyakarlara seçim mezesi olan, mazimize, bayrağımıza, şehidimize, yaşayan-yaşamayan bütün yüreklerimize (Ülkücülüğe yakışır şekilde) sahip çıkılacak...

Tanrı dağının anlamından aldığı; gururu, onuru, karakteri,
Hira dağının anlamından aldığı; ahlakı, fazileti, şerefi ile,
Hülasa yeniden şevke gelen ülkücülerin gayreti ile,
düşürüldüğü yerden en kısa zamanda doğrulup, tekrar ayağa kalkacak Ülkücü Hareket.

Yeniden Başbuğ'umuzun izi, izimiz olacak...
Sözü sözümüz olacak...
MHP gözüne kavuşacak...
MHP özüne kavuşacak...
Fikrine, zikrine, şükrüne kavuşacak...

İşte bu arzular, bu umutlar içinde tekrar başa dönmek,
başta belirttiğim "Bay Görevli"den,
"Bay görevli"nin keyfi uygulamaları ile bizi getirdiği uçurumun ucundan geri dönmek için,
Delegelere seslenmek istiyorum...
........

Ey ; Milliyetçi Hareket Partisi Delegeleri...
Ey ; Sadece MHP'nin değil, geldiği beldenin, ilçenin veya şehrin de değil!...
Koskoca bir ülkenin,
Yani Türkiye'nin ve Türkiyenin kurtuluş ümidi olan,
"Ülkücü Hareket'in" mesuliyetini omuzlarında taşıyan Yürekler;

Biliyorum ki;
Bire bir baskı altındasınız...
Biliyorum ki; "Tüzük kurultayı toplansın" diye verdiğiniz imzalardan,
caydırma, vaz geçirme kampına alındınız!..

Sizden bir ülküdaşınız olarak mesuliyetinizin gereğini yerine getirmenizi bekliyorum...

Unutmayın!..
Bir İl Başkanımızın " Benim mezar taşımda İl Başkanı yazmayacak" dediği gibi;
(Allah hepinize hayırlı ömürler versin ama)
Hiç birinizin mezar taşında;
" İlçe başkanı veya Genel Kurul Delegesi " yazmayacak...
O sebeple duruş gösterin duruş...

Onların artık alıştığımız komitacı tehditlerine gülün geçin...
Unutmayın ki sizi tehdit edenler, kendi korkularından ediyor!
Saltanatlarını, koltuklarını kayıp etme korkusu delirtiyor onları...
Onların ne söylenecek sözleri,
Ne de tek kelime edecek yüzleri yok!

Ama sizin var!..
Sizin söylenecek çok sözünüz var...
O sebeple onlar bir söylerse, siz iki söyleyin...
Katiyen susmayın... Konuşun!..

Biliyoruuum yine;
"Kol kırılır yen içinde" diyecekleeer...
"Teşkilat, Lider, Doktrin" diyecekleeer...
"Baş başa bağlı, baş da Allah'a..." diyecekleeer...

Ne zaman sıkıştılar da bunları demediler ki?
Saltanatlarını korumak, hırslarını harekete hakim kılmak için,
(içlerini boşalttıkları) bu kavramları ülkücülere karşı devamlı,
silah olarak kullandılar!
Beceriksizliklerini, başarısızlıklarını, MHP'ye, Ülkücü harekete verdikleri zararları, ( hareketin bize öğrettiği) bu kavramlarla kamufle ettiler, sakladılar...
Az sesi çıkanları da hain ilan ettiler...

Öyle olmadı mı?!
Siz... Biz... Hepimiz,
Ülkücü hareketten aldığımız edeple, 18 senedir bizi idare edenlerin edepsizliği arasında sıkışıp kalmadık mı?..
İşlerine geldikleri zaman ülkücüleri çıkarları için kullanıp,
İşlerinin bittiği yerde ülkücüleri tuvalet kağıdı gibi,
kullanıp atmadılar mı?
Her seçim kapıyı çalınca, sizin istediklerinizi deyil de,
sizin hiç tanımadığınız tipleri başınıza musallat edip,
illa da onların seçilmeleri için dayatmadılar mı?

Artık o güzelim kavramlarımızı istismar ettirmeyin!
Edepsizlere karşı edep gösterisinde bulunmayın...
Bulunmayın çünkü, bulundukça size ahmak gözüyle bakıyorlar...

Onun için konuşun!..
"Artık yeter..." deyin, yeter...
(haşa) Allah mı bunlar?!
Kendi çektiklerinizi, kendiniz biliyorsunuz!
Size çektirdiklerini suratlarına söylemekten geri durmayın...

Çünkü bunlar;
Kusurları yüzlerine söylenmeye söylenmeye,
ayıplarını, yanlışlarını, hatta bana göre ihanetlerini,
hüner sanıyorlar hüner...

Değerli kardeşlerim,
Değerli MHP delegesi;
Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok...
Her şey meydanda... Ve her şey sizin elinizde!
Vahim bir noktadayız...
Ya MHP... Ya Baştaki!..

Eğer bu sefer, bu hakkınızı,
bu tercihinizi doğru kullanamazsanız;
Bundan sonra mum yakar derdinize yanarsınız!
Tabi mumu yakacak kibrit bulabilirseniz!...

Ozan Arif
09 Ocak 2016

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de