Üye Girişi

Üye Girişi

YENİ TÜRKİYE'DE DEVELER VE DİKENLER!

04 Oca 2016

Ozan Arif’in, (yani babamın...) ilk kıtası şöyle başlayan bir destanı var,
diyor ki;

Vallahi, billahi, var bir hikmeti,
Dünyada bulmak zor böyle devleti!
Bu devlet Türkiye Cumhuriyeti…
         Bir Acı gerçek var akıllar almaz,
         Bu devlete hizmet cezasız kalmaz!..
____________

Madem bu Devlete veya Ülkeye hiç bir hizmet cezasız kalmıyor,
o zaman verilen hiç bir zararın da mükafatsız kalmaması olağan değil mi?!..

Mesela;

PKK'lı ol,
Devletin üniversitelerinde duvarlara devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne saldıran yazı yaz,
Devletin malına zarar ver,
Hatta devleti, vatanı, bayrağı savunan çiçeği burnunda Fırat'ı öldür...
Bir şey olmaz!

Ama sakın ha, sen sen ol,
güvenlik görevlisi olarak pislikten temizlediğin mahallede Devletin gücünü gösteren söz yazma duvara!

Sen Devleti bölmek iste,
kendini milletvekili seçtir,
buna rağmen yemin etme,
istediğin gibi polisi tokatla...
Bir şey olmaz!

Ama asla bomba ve ağır silah bulduğun baskında tutkladığın "gariban vatandaş(!)lara“, daha doğrusu gariban vatandaş görüntüsündeki pisliklere size Türk'ün gücünü göstereceğiz falan deme!

Sen istediğin gibi kaçakçılık yap, sınırları yol geçen hanına çevir,
yani devletin kanunlarını, kurallarını yok say...
Devletin güvenlik gücü seni vurursa, sen gebersen bile devlet yedi sülalene maaş bağlar...
Bir şey olmaz!

Ama katiyen hayatını bölücülerle mücadeleye adamış bir subay olma!
Devlet gelir uydurma bir davada senin tutukladığın PKK'lı şerefsizleri sana karşı şahitlik yaptırır!

Sen bebekleri öldürt, öldür,
askere, polise, doktora, kurşun sık,
öğretmenleri öğrencilerinin önünde diri diri yaktır...
Sana 'Sayın' derler...
Özel adada 5 yıldızlı otelde göremediğin ikram ve iltifatlara muhatap olursun...

Ama sakın ha bu vatana şehit verdiğin kardaşının cenazesinde her tür milliyetçiliği ayaklar altına alan zihniyetin ihanet politikasını sorgulama!

Sakın ha asker olup bu devlet, bu vatan için canını verme!
Öyle 3-5 Mehmet için kimse meclis falan açıpta, meclisi toplamaz!

Suudi kralı ol mesela,
Türk milleti'ne düşman ol,
Dedelerin Türk'ü İngiliz'in sapığına satmış olsun,

İşte o zaman öldüğünde 3 gün milli yas ilan edilir!

Ama yok illa da ben askerde şehit olacağım diyorsan,
bari seçim öncesinde ol ki,
Siyasi propagandaya malzeme, seçim sofrasına meze olasın!

İşte o zaman Cumhur Başkanı gelir,
sadece gelmekle de kalmaz, cenaze evinde Kur'an bile okur,
üstelik bir de tabutuna el koyup: 'Ne mutlu şehidimizin ailesine' de der...

Ama ölmeyi seçim öncesine denk getirmeyi beceremiyorsan,
işte o zaman kardeşim bırak askerliği,
polislikten, devleti savunmaktan, devlete hizmet etmekten vaz geç!..

Al eline bir kalem ve sövmeye başla!

Bu ülkeyi gavurun çizmesinden kurtarıp bağımsız kalmasını sağlayan yüreklere, yani Cumhuriyet'i kuranlara söv!

Kurdukları Cumhuriyet'e söv!

Menfaatin için kılı olduğun, hatta yaladığın kıçları eleştirenlere söv!..

Doğrularıyla, yanlışlarıyla devletin bekası ve güvenliği için hizmet vermiş olanlara söv!

Öyle az buz da değil ha,
aklına gelen en galiz küfürlerle söv,
içinde artık hangi sebep dolaysıyla biriktirdiğin ne kadar kin ve zehir varsa hepsini kusarak, öğürerek söv.

Söverken de sakın ne kadar çirkinleştiğini, çirkefleşdiğini ve iğrençleştiğini düşünme!

Yeter ki söv!

Patlamış çiban gibi, ur gibi bütün iltihabını, irinini ortaya akıt!...

İşte bunu yaparsan ne idüğü belirsiz şartlar altında gebersen dahi,
birileri kalkar seni şehit ilan eder!…

Ve sen de geberdikten sonra…

Bu Vatan, bu Millet, bu Bayrak, bu Din, bu Devlet uğruna kanını dökmüş bütün o mübarek gerçek şehitlere, leşinle bile olsa hakaret etmeyi başarmış olursun!

Ve Peygamber Ocağı'na "Ora yan gelip yatma yeri değil" diyen zihniyet,
şehidin bacısına "abin de asker olmayaymış' diyen zihniyet....

Neyse...

İşte o zaman birileri gelir senin tabutuna omuz atar!

Mehmet Alp
4 Ocak 2016


 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de