Üye Girişi

Üye Girişi

MÖLLN 1992

Yazan  Facebook Ozan Arif Hayranları

MÖLLN 1992

Yıl: 1992, tarih Kasım'ın 23'ünü 24'üne bağlayan gece.
Yer: Almanya, Schleswig-Holstein eyaleti, Mölln kasabası.

Kimlikleri belirsiz kişiler tarafından Türk ailelerin kaldığı iki eve molotof kokteyli ile saldırı düzenleniyor.
Olay yerine gelen itfaye alevler içindeki evden canı sağ olarak kimsenin kurtulabnileceğine ihtimal vermiyor. Alevler kontrol altına alınıp itfaye gazmaskeleri ile eve girdiklerinde mutfakta buzdolabının kenarında ıslak çarşafa sarılı İbrahim'i buluyorlar. 7 yaşında çocuğun bedeni ağır şekilde yanmış ama hayatta.

Kimse hayatta kalabileceğine ihtimal vermiyor.
Ama İbrahim Arslan yaşıyor.

İlk ateşi farkeden babannesi Bahide Arslan.
Koşarak İbrahim'i çocuk odasından kurtarıp mutfağa götüren, çarşafı ıslatıp İbrahim'e saran ve ona mutfakta buzdolabından uzaklaşma diye tembih eden babanne Bahide Arslan diğer katlarda kalan torunlarının yardımına koşarken alevler içinde olan merdivenlerden düşüyor ve diri diri yanıyor.

İbrahim'in kuzeni Ayşe ve 10 yaşında ki ablası Yeliz'de hayatlarını kaybediyorlar.
Caddeyi karşıya geçerken kardeşine sahip çıkmak için elini bırakmayan, kardeşinden fazla haçlık aldığı için küçük kardeşine harçlık veren 10 yaşındaki abla...

İbrahim'in evi peşpeşe saldırıya uğrayan evlerin ikincisi.
İlk evden 9 kişi ağır yaralı olarak kurtarılıyorlar. İtfaye olay yerinde henüz yangını söndürememişken polis karakoluna telefon açan kimliği belirsiz biri 'Mühlenstraße 9'u kundakladık, Heil Hitler' diyerek olayı üsteniyor.

Yangın esnasında 6 aylık bebeğini 3. kattan komşularının kollarına atan ve kendisi atlarken neredeyse vücudunda kırılmamış kemik kalmayan anne ve olay esnasında Hamburg'ta bir arkadaşını ziyaret etmekte olan baba yaşadıkları travmadan hala kurtulamamışlar.

İbrahim olaydan onca sene sonra hala duman altındaymış gibi öksürüyor.
7 farklı uzman doktora gitmiş.
Hepsi öksürüğün travmatik olduğunu ve tedavi edilemeyeceğini söylemişler.

Polis gelen ihbar telefonuna rağmen olaydan sonra ilk haftalarda araştırmayı aşırı sağcılara odaklandırmaktansa babayı suçluyor. Aynı seneler sonra NSU katliamlarında yaptığı gibi.

Bu vahşette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, başta aileleri olmak üzere hayatta kalan sevenlerine sabır diliyorum.

Bu vesile ile de bir ricam var;

Sosyal medyada bazı arkadaşlarımızın Gamalı Haç, Demir Haç, Reichsadler (Alman Kartal'ı) ve Hitler resmi ile akılları sıra 'Türk milliyetçiliği' ve hatta 'Türkçülük' ve ülkücülük tasladıklarına inandıklarını görüyorum.

Türk Milliyetçiliği, Türk Ülküsü, böyle bir şey değil.
Türk'ün töresi yoka sayılarak Türk Milliyetçisi olunmaz.

Türk'ün töresinde de masum çocukları ve korumasız kadını sırf başka milletin mensubu olduğu için diri diri yakmak yoktur!
Böyle bir şeyi yapmak, yapanı teşvik etmek için bırakın Türklüğü, insanlıktan çıkmış olmak gerek!

Elin Alman'ının propagandasını yaparak akılları sıra Türkçülük tasladığını sananlar, madem Almanlar'ın Kafkasya'da, Kırım'da soydaşlarımıza karşı yediği haltları bilmiyorlar, bari 1992 Mölln'ü, 1993 Solingen'i hatırlasın!

Ben tarihte başka bir milletin Türkler kadar kahraman ve komutan yetiştirebildiğini düşünmüyorum.
Bahsettiğim arkadaşlar eğer illa tarihe mal olmuş birilerini arıyorlarsa Almana veya başka milletlere bakmalarına gerek yok!

Yeter ki kendi tarihimizi bilsinler.
Ay-Yıldız varken başka sembolleri benimsemenin, Bozkurt varken Reichsadler paylaşmanın asla ve asla Türkçülükle alakası olamaz.
Olsa olsa cehaletin en koyusu, en karanlığı ile alakası olur!

Madem kendinizi öyle veya böyle Türkçü veya Türk Milliyetçisi olarak ifade ediyorsunuz, o zaman kimseye özenmeyin.
Öyle bir yaşayın ki başkaları size özensin!

Türk yaşayın,
Türk ölün...

Ama hangi milletten olursa olsun çoluk çocuğu, savunmasız kadını yakmayı insanlık sanmayın!

Mehmet Alp
23 Kasım 2015

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de