Üye Girişi

Üye Girişi

KERKÜK ÖKSÜZ DEĞİL

26 Haz 2013

Bizim birleşmemize, hasretlik gidermemize neden izin vermiyorlar?

Bin yıllık kardeşliği böyle ayrı düşürerek, katliam yaparak mı bozacaklarını sanıyorlar!

Ya biz, Türkiye!

Ya bizler, Anadolu, neredeyiz?

Çok mu uzağız Kerkük'e!

“Ah Kerkük, yüz ah Kerkük,

Her zaman yüz ah Kerkük,

Ölseydim, düşmeseydim men senden uzak Kerkük...”

Aşılmaz dağların ardında mı da biz olan bitenleri duymuyoruz, görmüyoruz, bilmiyoruz!

Ben mi yanlış biliyorum, Atalarımızın Kerkük'ü bize miras bıraktığını.

Kanlı gözyaşlarıyla gelen sesleri bir ben mi duyuyorum. Ozanımız bakın, nasıl dile getirmiş o sesleri:

“Soruyorum cevap ver, söyle bana baş mısın?
Söyle ki Arif bilsin, benimle yoldaş mısın?
Özüm sana gardaş der, yoksa kara taş mısın?
Taşsan eğer seni de defterden siliyorum,
Ya yetiş imdadıma, ya artık ölüyorum.”(Ozan Arif)

Neden hiç kimse Kerkük'ten gelen bu sesleri duymuyor.

“-ALLAH RIZASI İÇİN YETİŞİİİİNNN….”

Diyorlar. Bir ben mi duyuyorum. Nerede bu Oğuz soyundan gardaşlarım. Türkmenleri ne çabuk unuttular. Kanayan yaralar sarılmayı bırak; kanamaya, canlar verilmeye devam ediyor.

Bir tek kişi bile kalsa eminim, direneceklerdir; ölüyorum, deseler de dirileceklerdir, benim gardaşlarım. Lakin biz bu kadar mı duyarsızlaştık, millet kavramını yitirdik. Karındaşlık öldü mü?

El değiliz; aynı candan, aynı kandan gardaşlarız. Otağımız bir kuruldu, aşımız bir pişti.
Hele bir bakın Türkmen bayrağına: Gökbayrak-Ay ve Yıldız!

Biz nasıl ayrı gayrı olalım. Öz yurdumuzu, nasıl bizden gayrı düşünelim. Varsa ayrı düşünen Türk değildir gardaşlarım!

Hiç hoyrat dinlediniz mi?

Kerkük’ün öyle bir hoyratları vardır ki gökyüzü çın çın çınlar. İnsanın yürek telleri dayanmaz, gözyaşları akar gider.

Yeter artık, yeter!

Bir taraftan Doğu Türkistan, bir taraftan Karabağ, bir taraftan Kerkük. Bu eller bizim, bizim. Gidin artık, rahat bırakın bizleri. Gardaşlarımızla ayrı düşeli nice günler, geceler geçti. Biz artık ayrı gayrı olmak istemiyoruz. Onlarla aynı sofralarda oturup şen geceler, güzel günler geçirmek istiyoruz.

Duymuyor musunuz beni hala?

Tarih bizleri affetmeyecek. Torunlarımız bizlere kin dolu gözlerle bakacaklar, düşmanmışız gibi. Dibimizdeki gardaşlarımıza yardım edemiyoruz. Biz ne işe yarıyoruz gardaşlar. Haberlerde bile göstermeye eriniyoruz. Biz böyle bir millet değildik. Türk milleti böyle olamaz. Türkler böyle olamaz.

Ya biz Kerkük olacağız ya onlar bize düşman olacaklar! HAKLILAR DA!

Gardaşlarımızı unutmaya hazır mısınız?

Ben asla unutmayacağım. Saddam’ın zulmünü unutmadığım gibi, sözde demokrasi getirdik diye Amerikalıların yaptıklarını unutmayacağım. Ve bugün birilerinin peşmergelerine Kerkük’ümün peşkeş çekildiğini unutmayacağım…

Kerkük’ün öksüz olmadığını gösterelim gardaşlar!

ALLAH YÂR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…
-----------------------------------------------

Fadime Nuran BOZTOPRAK

(Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de