Üye Girişi

Üye Girişi

Lider, Teşkilat, Doktrin

27 Kas 2012

Nasıl hayata karşı olan sorumluluk basiti çoğaltmak değil de yüceyi üretmekse, kutlu hak davası olarak ilan ettiğimiz davamızı yüceltmek, kendini ülkücü olarak algılayan her bireyin mevki, konum ve makam önemsemeden çevresine, topluma ve davasına ‚bahşettiği lutuf’ değil, sorumluluğu ve boynunun borcu olarak görülmelidir!

Doktrin bir konunun, görüşün veya fikrin bilimsel olarak analiz edilmesi ve sistematik bir şekilde bir hedefe ulaşmak amacı ile toplu halde bir öğreti olarak ortaya konulmasıdır.

Türk Milliyetçiliği Türklük kadar eskidir. Ama 9 Işık’la doktrinleştirilmiş ve günümüzün şartlarına uygun bir şekilde manevi ve maddi refaha ulaşmanın yolu olarak Türk Milletinin hizmetine sunulmuştur. İçeriği yazıldığı gün kadar bugün de geçerlidir.

Teşkilat ortak bir amacın gerek ve ihtiyaçlarını karşılamak ve hedefe ulaşmak için gereken çalışmaları belli değerler çerçevesinde gerçekleştiren ve kendi verimini yönetebilen toplumsal düzene denir.

Yani teşkilat Ülkümüze doktrinimiz 9 Işık çerçevesinde hizmet edebileçeğimiz kuruluşların bütünüdür; geniş manada partimiz MHP, ocaklarımız ve derneklerimizdir. Bu çatı altında toplanır, bu çatı altında pişer ve olgunlaşırız. Bu çatı altında meseleleri nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğrenir, bu çatıdan her birimiz bir bayrak olarak çıkar, bu ölçülerle fikrimizi ve teşkilatımızı temsil ederiz!

Lider aslına bakılırsa Türkçe bir kelime değildir. Kökeni İngilizce ‚to lead’ fiilinden olan ‚leader’ kelimesinin Türkçeleştirilmiş halidir. ‘To lead’ fiilinin kelime manası bir kitleyi yönlendirmek amacı ile kitlenin başında olmaktır. Yani lider (leader) kitlenin başında olup kitleyi yönlendiren kişidir.

Yön tain edebilip yönlendirmek basit iş değildir. Lider’in yönü tain edebilmesi için doğru hedefi belirlemesi gerekir. Bunun için başkalarının görmediğini görebilmek ve zamanın akışını doğru okuyabilmek şarttır. Bu her bilgili insanın başarabileceği bir şey değildir. Bilginin yanısıra, tecrübe, iman ve öngörü gerektirir. Doğru hedef belirlendikten sonra kitleyi arkasından çekebilmesi için lider önden gider, çıkacak tehlikelere ve zorluklara ilk o karşılık verir, ilk o göğüs gerer.

Bilinen ve önceden başka birinin gördüğü bir hedefe ulaşmak için lider gerekmez. Bundan önce kimsenin gitmediği hedefe ulaşmak için liderin son derece imanlı olması gerekir. Aksi takdirde, kimsenin bilmediği bir yere ve oraya ulaşacağına kendisi bile inanmıyorsa, kitleyi peşinden sürüklüyemez! İnanınırlığı ve güvenilirliği sarsılır! Bu husus çok hasas dengedir, çünkü hedefine inanan lider cihanı da karşısına alma pahasına doğru hedeften, yani inançlarından taviz vermez. Herhangi bir sebepten dolayı ona inanan ve güvenen kalmasa bile kırılma pahasına da olsa eğilmez! Liderin tek varlık sebebi inançlarına ve onunla beraber o inançlar için mücadele edenlere hiç bir maddi ve dünyevi mükafat beklemezsizin hizmet etmektir.

Hedefine ve inançlarına bu derece sadık olan bir lider zaten hedefleri ve inançlarıyla özleşmiştir, ama bunu başkalarının anlaması uzun sürer. Bu özleşmişliği evvela onu takip eden kitle anlar ve sonrada lidere ve hedeflerine inanmadıkları için kitlenin dışında kalanlar bile kabullenmek mecburiyetinde kalır!

Lider konusunda Tanrı son yüzyılda belki de hiç bir millete cömert davranmadığı kadar Türk milletine cömert davrandı. Evvela ulu önder Mustafa Kemal Atatürk bedelinin istiklalimiz olabileceği bir savaşta imanlı ve cesur Türk Milletinin önünde durarak dünyayı dize getirmemizi sağladı. Akabinde Başbuğ Alparslan Türkeş Türk Milliyetçiliğini doktrinleştirip Türk milletinin hizmetine adadı.

Nasıl Ülkücü Camia’nın siyasi kuruluşu MHP’nin proğramı dayandığı fikir ötürü diğer partilerin proğramları ile mukaise edilemezse, bu hareketin banisi Alparslan Türkeş’i lider olarak takip etmiş bir kitlenin diğer parti taraftarlarının kendi partilerinin başkanlarını ‘lider’ olarak sıfatlandırması ülkücü camiyanın kendisinin ne derece şanslı olduğunu idrak etmesi gerektiğini gösteren bir husustur.

Başbuğumuz Alparslan Türkeş her başka nefsin geçmişte tadmış olduğu veya gelecekte tadacağı gibi ölümü tadmış olsa bile tain ettiği hedef, dün olduğu kadar, hatta belki daha da fazla, bugün geçerlidir.

Başbuğ’umuzun fani dünyadan ayrılışı ülkücü olarak ona karşı olan vefamızın sona erebileceği manası gelmez. Tam aksine bir Ülkücüye yakışan rahmetli Dündar Taşer hocamızın ‘’Liderimin en büyük hatası, benim en büyük doğrumdan aladır.’’ sözü ile ortaya koyduğu ölçü doğrultusunda Başbuğ’umuza göstereceği sadakattır.

Hedefimize ulaşmak amacı ile yapmamız gereken faaliyetlerin planlanacağı ve düzenleği yer partimiz MHP ve teşkilatlarımız dün var oldukları gibi bugünde kalemiz ve baba ocağımız gibi mevcut.

Faaliyetlerimizi gerçekleştirirken içinde hareket etmemiz gereken değerler, hedefe ulaşmamız için Başbuğ’umuzun bizlere bıraktığı öğreti, yani doktrinimiz 9 Işık’ta hedefe giden yol haritası olarak hiç bir şekilde doğruluğunu kaybetmemiş ve hala geçerlidir. Dünya ve vatanımızda gelişen olayları takip ettiğimizde Başbuğumuzun çizdiği yoldan şaşmadan yürümemiz gerektğini bir daha görebiliriz.

Yukarıda da belirtiğim gibi bilinen hedefe yol haritası elinde ulaşmak için lider gerekmez. Başbuğ Alparslan Türkeş’ten sonra Kızılelma’ya ulaşana kadar gelen kim olursa olsun üzerine düşen vazife klavuzluktur!

Cenab-ı Hak bu hareketi kargalardan korusun!


- Mehmet Alp ŞİRİN -

(Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de