Üye Girişi

Üye Girişi

Kutlayabilenlere....

18 Ağu 2012
30 gün boyunca oruç tuttuk, dünyevi zevklerden uzak durduk, nefsimizi terbiye ettik.
30 gün boyunca her akşam atılan topu dinledik,
30 gün boyunca her akşam “Allah’ım senin rızan için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açıyorum“ diyerek nefsimizin mühürünü kırdık.
30 gün boyunca belki teravih namazına gittik, belki gitmedik.

Yani uzun lafın kısası 30 gün boyunca bu bayramı bekledik.

Yarın size, bize bayram.

Bazıları ise hem 30 gün bekledi, hemde davulla, zurnayla bayram yaparak askere gönderdiği oğlunun geri dönmesini 460 gün bekledi. Ve belki de, çok daha uzun bekledi, oğlu doğduğu andan itibaren oğlunun büyüyüp vatan borcunu ödemesini ve teskereyi eline alıp geldikten sonra oğlu ile kutlayacağı, oğluna elini öptüreceği ilk bayramı belki 19yıl, belki 20 yıl veya daha da fazla beklledi...

___________________

Bayram gelmiş neyime,
Anam, anam garibem,
Kan damlar yüreğime,
Anam, anam garibem....
___________________

Ama o bayramı hiç kutlayamayacak olanlar da var.

Bazen öyle olur işte. Beklediğinizle kalırsınız. Bazen gecenin karanlığında besmelesiz pedahlanmış bir şerefsizin sıkdığı bir kurşun sizin yıllarca gözünüzden sakladığınız evladınızın, saçının teline kıyamadığınız evladınızın, kokusuna doyamadığınız evladınızın askerden sonra sizin elinizi öpmesini engeller.

Anlamazsınız, “Neden? Niye? “ Şerefsiz “bağımsız, hür yaşamak istiyormuş... “ Dersiniz ki “Benim yaşadığım toprakta ben neysem o da aynıydı, esirmiydi ki? “

___________________

Ellerin yari gelmiş,
Anam, anam garibem,
Gülmek benim neyime
Anam, anam garibem,
___________________

Birileri bayramı kutlar, küçükler büyüklerin yanına gider, ailenin en büyüğünün evinde aile meclisi toplanır.

Birileri de oğlunun yanına gider, oğlu onu ziyaret edemediği için, onların bayramları şehitlikte geçer, evlerinde aile meclisi toplanmaz.

Onlar için Meclis toplanmaz!... Öyle ya,... “Bir kaç Mehmet öldü diye...“ Meclis mi toplanır?!?

Eğer onları ziyaret etmek istiyorsak yarın bulunduğumuz yerin şehitliğine gidelim. Bir görelim bakalım ana, baba, bayram günü oğlunun yanına gitme mecburiyetinde kalınca nasıl oluyormuş, bir görelim bakalım babasız bayram kutlamaya mecbur kalan bacak kadar çocukların bayramı nasıl oluyormuş, bir görelim bakalım eşini kaybetmiş gencecik bir hanımın bayramı nasıl oluyormuş.

Yarın bayramı kutlarken lutfen bunları unutmayalım, bunlar da aklımıza gelsin, “Hepimiz için Ramazan Bayramı, ama belki benim kadar kutlayamayanar var. “ deyin... Eğer biz bu bayramı rahat, rahat kutlayabiliyorsak, bayramı şehitliklerde geçirenlerin kara toprak altında yatan evlatlarının sayesinde olduğunu unutmadan kutlayın bu bayramı.

Kimse yanlış anlamasın,... Şehitliğe gitsekte, şehit ana, babalarının ellerini öpsekte, çocuklarına sarılsakta bu onlara teselli olamaz.

Onlar yüzünden Meclisin toplanamayacağı birkaç “Mehmet“ var ya.... O Mehmet’lerin de bize ihtiyacı yok, onlar zaten vatan ve bayrak için kanlarını döküp canlarını vererek onlardan öncekiler gibi uçmakta peygamberimiz etrafında Meclislerin en güzelinde toplanma hakkını kazandılar...

Ama biz yine de gidelim, kendimiz için...

Gidip vatan borcunu canları ile ödemiş olanların içinde yattığı toprağı görürsek belki üzerimizde ki ölü toprağından kurtuluruz.
Belki o zaman içinde bulunduğumuz gafletten kurtuluruz,...
Belki o zaman içinde bulunduğumuz ölüm uykusundan kurtuluruz.

Kutlayabilenlere....
Bayramınız kutlu olsun.

Mehmet Alp Şirin
_________________
(Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)
 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de