Üye Girişi

Üye Girişi

''Ben Samsun’u ve Samsun Halkını gördüğüm zaman, memlekete ve millete ait bütün düşünce ve kararlarımın yerine getirilebileceğine dair bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsun’luların hal ve durumlarında gördüğüm gözlerinden okuduğum vatanseverlik ve fedakarlık; ümit ve tasavvurlarımı olumlu bir inanca götürmeye yetmişti..'' Mustafa Kemal ATATÜRK..

'EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.' (Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir.) Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk Anafartalar Komutanı Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı

Cumhuriyet nedir bilir misiniz? Cumhuriyet ‘Ulus’un egemenliği’ demektir. Yani egemen olan ‘ulus’, yani ‘Millet’dir. Peki egemen ne demek bilir misiniz? Hiç bir şeye ve hiç kimseye bağlı olmadan, hür karar verebilen demektir. Onun için cumhuriyet değerlidir. Türk Milleti’nin, Türk halkının kendi hayatına, kendi geleceğine bağımsız ve hür karar verebilmesini sağlayan tek yönetim şekli olduğu için. Türk Milleti dünya tarihinin en köklü milletlerinden biridir. Onun için Türk rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un eşsiz ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;’ mısralarını kendine İstiklal Marşı seçmiştir. Türk her onurlu insan gibi karnını alnının teri, bileğinin gücü ile doyurur. Kimsenin Türk Milletine vereceği sadakaya muhtaç maraba muamelesi yapma hakkı yoktur! Hele hele tüm sermayesi bir yüzükken, milletin oyu ile oturduğu koltukta oturanların, milletin alın teri ile saraylarda saltanat sürenlerin, kilosu bilmem kaç bin liraya çay içenlerin, masalarında ejder meyvesi suyu eksik etmeyenlerin, böyle bir söz sarf etmesi egemen…

Eli silah tutabilen erkeklerin cephede Hitler ordularına karşı savaşmasına rağmen, kadın, hasta, kundaktaki bebek demeden 423bin Kırım'lı Soydaşımızın 'Sovyetler Birliği’ne ihanet' suçlaması ile vatanlarından hayvan vagonlarına istif edilerek başta Sibirya'ya olmak üzere Özbekistan'a, Kazakistan'a sürüldüğü tarihtir! Çekilen acı ve ızdıraplar insanlık dışı şartlarda geçen yolda kalmadı. Bütün varlıklarını kaybeden soydaşlarımız vardıkları yerlerde hayatta kalabilmek için köle gibi çalışma mecburiyetinde kaldılar! Sürgün esnasında vagonlarda ve akabinde vardıkları yerde 200bin soydaşımız hayatını kaybetti. Sürgünden bir kaç gün sonra Arabat Köyü'nün unutulduğunu farkeden Moskof köy halkını bir gemiye topladı ve gemiyi içindeki insanlarla beraber Karadeniz'de batırdı... Onun için diyoruz ki; Yoksa içinde Moskof'a karşı kin, Bırak Türk'üm demeyi, İnsan bile değilsin! UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ! Sayfa Yönetimi

OLMAZ!.. Karaya “ak„ demekle, Kara asla ak olmaz!.. Pisliği gizlemekle, Kirlenenler pak olmaz… Bir insan “Hak‘ka„ kul sa, Cihana sultan olsa, Kırk bin de izah bulsa, Haram yemek hak olmaz… Sultan halkı uyutsa, Karun gibi yük tutsa!.. Dünyayı yiyip yutsa, Yine karnı tok olmaz... Özü haramsa özü, İmkan yok doymaz gözü! Meşhur bir ata sözü; Eğri çubuk ok olmaz… Sağır duysa, kör görse, Yok der mi aklı erse?! Namussuzlar yok derse, Namussuzluk yok olmaz!.. Uçlananlar uçlanır, Ve her iş sonuçlanır! Ev sahibi suçlanır, Hırsıza bir bok olmaz!.. Bolsa hırsız ohlayan, Savunan pohpohlayan!.. Arif gibi yuhlayan, Olsa bile çok olmaz!.. OZAN ARİF 22 Aralık 2014

''Ülkücü çıkarı için yağ çekene değil, Davası için çile çekene denir.'' OZAN ARİF 2 Mart 2014, Bad Homburg v.d.H.

GÖNÜLLÜ KÖRLER Bundan iki gün evvel, yani 12 Mayıs’da ‘Beka mı Demiştiniz?’ başlıklı bir yazı paylaştım, ilgilenen sayfada aşağıda bulabilir. Yazının konusu İmralı’da ki bebek katilinin avukatları ile görüşmesinin birileri tarafından son derece olgun ve demokrat bir tavırla uygun karşılanmış olmasıydı. Ve yazıda belirttiğim gibi ülkücülüğü şereflerini bu efendiye peşkeş çekmekten ibaret bilenler aynen dediğim gibi yazıyı bile okumadan (nereden biliyorsun demeyin, yorumlarından belli…) kendilerinden beklenen seviyesizliği gösterdiler. Hatta kendilerinden şimdiye kadar alışkın olduğumuz çukurluğu da aşarak burada tekrarlamaya ar ettiğim küfürler savurarak iğrençlik ve alçaklıkta sınır tanımadıklarını kanıtladılar. Neden? ‘Bilge Liderlerini(!)’ eleştirmişim! Dediğim gibi yazdıklarım aşağıda duruyor, tek kelimesini değiştirmedim ve hiç bir yerinde tek kelime hakaret yok. Ve onlar inanmak istemese bile, yalan, iftira yok... Ve bu insanlıktan nasibini almamışlar sadece onlar gibi biat etmeyenlerin namusuna sövebilecek kadar aşşağılık olsalar bile, ben babamın sayfasında babamın anısına ve kendime saygısızlık yaparak onların seviyesine inmeyeceğim. Gelelim yazdıklarımın ‘yalan’ olduğu iddiasına……

Ne toprağın altında ezilenleri unuturuz, Ne toprağın üstünde ezilenleri. Soma unutsa bile... Unutma #Soma #2014

​ DÜŞMAN KAZANMA SANATI Düşünüyor musunuz? Okuyor musunuz? Yorum yapıyor musunuz? Eleştiriyor musunuz? Düşündüğünüzü söylüyor musunuz? Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de yazıyor musunuz? Oh ne alâ. Bir de düşman kazanıyorum diye şikayet etmenize şaşırıyorsunuz öyle ...

BEKA MI DEMİŞTİNİZ?... Uzun süre bu habere baktım… Aklımdan geçenleri nasıl ifade edeyim diye düşünüyorum. Türk Milletinin manevi ve maddi refahının yükselmesi, yani çocuklarımızın, torunlarımızın huzurlu ve aydın yarınlarda büyüyebilmesi için hukuk devletinin ve hukuk devletinin de var olabilmesi için demokrasinin olmazsa olmaz olduğunu savunan bir insanım. Dolayısıyla biri mahkum da olsa avukatı ile görüşebilme hakkını yadırgamamam gerektiğininin idrakindeyim. Ve eminim ki, şereflerini bu efendiye peşkeş çekmiş olanlarlar tam da bu argüman üzerinden yapacaklar dalkavukluklarını. ‘Ne varmış efendim, işte Türkmen beyi demokratik hakkı savunmuşmuş’ diyecekler mesela… Veya ‘Efendim YPG ile görüşmesin avukatlarıyla görüşsün demek istedi…’ diye saçmalayacaklar. Zaten artık abeslikleri öyle bir hal aldı ki, kılıf uydururken mantık, akıl ve vicdana uygun bahane aramaya bile tenezzül etmiyorlar. Hiç değilse başaramayacakları bir şeyi denemeyecek kadar kapasiteleri olmasını takdir etmek lazım aslında. Gerçi çok da umurlarında olduğunu sanmıyorum. Çok sıkışırlarsa başlarlar ‘büyük resim...’, ‘bilmediğiniz şeyler var...’ veya ‘siz anlamazsınız, aslında reisi ve…

Yeniçağ Gazetesi ve "İmamların Öcü", "Fetullah'a Selam Kumpasa Devam" gibi kitaplarının yazarı Yavuz Selim Demirağ ağbeyim evinin önünde beyzbol sopalı bir grubun saldırısına uğramış ve hastaneye kaldırılmış. Bu alçak saldırıyı şiddetle kınıyor, kendisine Allah'tan acil şifalar diliyorum. Mehmet Alp

Hayırlı Cumalar dileriz, Selam ve dua ile..

Süt süze; Yok ki süzgeç süt süze. Çiftlik oldu memleket, Üç beş tane sütsüze OZAN ARİF Esslingen, 28 Eylül 1984

Arif kaçtı ağız tadı, Adalet mi bunum adı? Anamızı alan kadı, Derdi kime anlatalım? Ozan Arif

“Dava adamlığı zor zanaat kardeşim!... Davayı insanların ölçüsüyle değil, insanları davanın ölçüsüyle tanıma zamanı, onun bunun köpeği olmanın moda olduğu şu günlerde, ne mutlu davasının adamı olanlara... Esasında Ülkücülük, aynen iman gibi görünmeyen gizli bir cevherdir...” Ozan ARİF 15 Kasım 2007

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan.. Cenab-ı Mevla rahmet mağfiret ve bereket ayı olan Mübarek Ramazan ayını cümlemize hakkı ile yaşama idraki ve samimiyeti versin.

BEYLER DİNLEYİN!.. Dinleyin... Dinleyin... Beyler dinleyin! Dinlemeyen için çene yormam ben... Ben Ozanım Ozan... Beni anlayın, Sözümü söylerken size sormam ben... Ülkü için ülkü... su gibi kanım! Ülkü için gitti, binlerce canım! Ülkücülük benim şerefim, şanım, Şerefimden asla taviz vermem ben... Alışın tavizsiz havalarıma, Siz nifak ektiniz ovalarıma! Yıllardır kirlenen yuvalarıma, Sizden paklanmadan artık girmem ben! Dost olan dostuna, ağzını bozmaz, Çamur atmaz çamur, dost kuyu kazmaz! Benim kitabımda kahpelik yazmaz, Düşmanıma bile pusu kurmam ben... Gönül tek kazancım, gönül gelirim, O yüzden Fizan‘a gider gelirim... Bir gönül kazanmak nedir bilirim... Öyle kolay kolay gönül kırmam ben… Ama siz de beni mecbur etmeyin, Doğru söyleyene garez gütmeyin! Ele tavuklaşıp, bana ötmeyin, Horozdan korkupta duvar örmem ben!.. Zapturapt‘a gelmem, tehdite gelmem! Kırarsınız belki, amma eğilmem, Ne dediysem odur, kıvırmak bilmem, Sıkışınca unu ipe sermem ben!.. Adam olun adam, çetin ağzıyla! Yavşağın ağzıyla, bitin ağzıyla! Kemik yalayıcı itin ağzıyla, Dik durmayı bilen…

DEVRİN BEYLERİ!.. Size derim size devrin beyleri, Zalimin de geçer çağı demişler. Seller bazen taşırsa da çayları, Sel gidince kalır lığı demişler!.. Beş kuruş etmezken topunuz belki, Başıma "devletlü" oldunuz, gel ki, Ya çakal paylaşır yahut da tilki, Bozkurt'u olmayan dağı demişler!.. Döner beyler döner, bu devir döner, Dönünce meydana çıkar her hüner(!) Sönmeyeni yoktur, her kandil söner, Bitince fitilin yağı demişler!.. Suya düşen sarılsa da yılana, Bağ, bahçe beklerken meyve çalana, Hele hele yaprağını yolana, Daha bekletmezler bağı demişler!.. Toksunuz, hısmınız, akrabanız tok... Milletin halinden haberiniz yok. Halbuki iğneyi ilk kendine sok, Ele sonra batır tığı demişler!.. İyi alıştınız işrete, meşke, Kiminiz saraya, kiminiz köşke, Bilin ki Allah'a imandan başka, Zarardır her şeyin çoğu demişler... Allah şu Arif'e verirse izin, Birinize etmez merhamet sizin, Çünkü bir laf vardır, yumuşak yüzün, Kurumaz donunun ağı demişler!.. OZAN ARİF 22 Ocak 1989

3 MAYIS MANİLERİ!.. Bilmiyorsa öğrenir, Az insan ilgilenir!.. 3 Mayıs‘ın adına, Türkçüler Günü„ denir... Türklük için Türk gibi, Zindanlara girmişler... O girenler bu güne, Böyle isim vermişler... Ta... 3 Mayıs kırk dörtten, Bu güne kadar böyle... Sen şimdi ortaya çık, Başka bir isim söyle (!) “Milliyetçi Günü„ymüşş... Yeni ismi, ünü bu(!) Acep hangi milletin, Milliyetçi günü bu?!.. Çünkü Bey soysuzlara, Kanacak kadar cahil!.. Türkçülüğü, ırkçılık, Sanacak kadar cahil... Yahu Türk‘e bey olup, Böyle fışkı yenir mi? Türkçülük‘ten korkana, “Türkmen Beyi„ denir mi? Şimdi Arif sormaz mı, Soyun, sopun, ırkın ne? O Türkçülük karşıtı, Soysuzlardan farkın ne? OZAN ARİF 3 Mayıs 2016, Frankfurt am Main