Üye Girişi

Üye Girişi

BİR TASLAĞIN DESTANI

18 Şub 2007
Bana sorarsanız bu anayasa;
Sonu uçurumlu yola benziyor.
Bu yasaya göre memleket ise;
Meçhule yol alan sala benziyor.

Şimdi sırasıyla alalım ele:
Hile var bu işte, vallahi hile...
Bu taslağı millet oylasa bile;
Dipçikle yenecek yala benziyor.

Cumhuriyetmişiz! Tamam öğrendim.
Velâkin yeterli bulmadım kendim.
Urusya da cumhuriyet efendim!
Yorumu bir hayli bola benziyor.

Taslağı yazanlar gökten mi inmiş?!
Yavrular bu işi nereden öğrenmiş!...
Bu devlete ne milli, ne değil denmiş.
çingenenin açtığı fala benziyor.

Milliyetçiliğin tarifi gel ki;
Tamamıyla saçma. Sorarlar çünki;
"Türk`ten ayrı mıydı Atatürk`ünki?"
"Türk" adı eskimiş nala benziyor.

Her devrin itleri! Siz hâlâ susun.
Yaltakçısı olun beç-on deyyusun.
Taslağın içinde gazete, basın,
Kökünden kesilmiş dile benziyor.

Bu değil bizdeki derdin ilâcı,
İslâm`dan eser yok, ne kadar acı...
Meyve veriri ise fikir ağacı,
Baltaya namzetlik dala benziyor.

Her ne zaman ensede bekliyor tokat,
"Huzur" kalp hastası, "hürriyet" sakat.
Toplanmak, yürümek izinsiz, fakat
Hovarda göğüsünde güle benziyor.

Hâkimiyet kalktı milletten rafa.
Firavun`da yoktu bu kadar sefa.
Seçme hakkı beş senede bir defa
Ağıza çalının bala benziyor.

"İrade-i Millet" edilmiş talan.
Sendika hikâye, sözleşme yalan.
Dernekler-mernekler, partiler filan;
İstenmeden doğan döle benziyor.

Sermaye; üstünden aşılmaz kaya.
Bir lâf var; nerene dayarsan daya.
İşveren canavar, mümkün mü doya!
İşçiler köleye, kula benziyor.

İki meclis var ki; Ortaçağ düşü.
Biri "avam" işi, biri "lord" işi.
Lordunkine bakın, çok keskin dişi.
Avamınki, bağlı kola benziyor.

Güvenlik kurulu denilen meret,
Tavsiye emir, erkeksen diret!
Hesabı meydanda, bilirsen kerrat.
Hükümetin ömrü yıla benziyor.

Memur mahkûm olmuş, cezası kürek.
çilesi tükenmez, çek aslanım çek...
Cumhurbaşkanımız "Neron" mübarek!
Yetkisi ateşe, sele benziyor.

Teşbihte hatamız olmasa gerek.
Yetkisine göre sırayla tek tek:
Cumhurreis çoban, başbakan köpek,
Vatandaş sürüye, mala benziyor.

Saç-sakal, kıyafet, hepsi kalıpta.
Giyemezsin, her renk urba alıpta.
Millet; boğulurken kurtarılıp da,
Irzına geçilen dula benziyor.

Şimdi siz söyleyin: Nasıl hürlüktür?
Arif`ce görmemek, resmen körlüktür.
Bunun adı bizde: DİKTATÖRLÜKTÜR.
Demokrasi biraz role benziyor.


Frankfurt, 3 Ağustos 1982



 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de