Üye Girişi

Üye Girişi

Ozan Arif Başbakana cevap verdi

22 Eki 2010

ozan-arif.wsOzan Arif, Bahçeli'yi şiiri ile eleştirmeye kalkan Başbakan Erdoğan'a uzaklardan çok ağır bir cevap verdi ve kendisini EVET'çi gösteren Vakit gazetesini fahişelikle suçladı

Bu satırları uzaklardan yazıyorum... Daha doğrusu yazmaya mecbur bırakıldım. 
Ozan Arif olarak, arife günü İstanbul Atatürk Hava Limanı’ndan “referandum” denilen kepazelik için “HAYIR“ oyu kullanarak vatanımdan ayrıldım.

Eğer gümrükte böyle bir imkanım olmasaydı 12 Eylül 2010 Pazar gününü bekler, oyumu vatanımda kullanırdım.

Bugün bayramın 3. günü.
Henüz kendim okuma imkanı bulamamakla beraber, aldığım bir habere göre “Vakit Gazetesi“ referandum yasaklarının akşam başlayacağı son günde, birinci sayfadan bir haber yaparak, beni de adeta “Evetçi“ lerin içinde gösterme gayretine düşmüştür. Bunu da yaparken Devlet Bahçeli’nin tutmunu tenkit ettiğim, eleştirdiğim manzumelerden yararlanarak pekiştirmeye kalkmıştır.

Böyle bir haber yapılırken telefonla dahi olsa en ufak bir fikrim alınmamıştır. Bunu kınıyorum.

Ben ömrüm boyunca söyleyen ve söylediğinin arkasında duran biri oldum. Dualarımdan birisi “Allah’ım bana arkasında duramayacağım sözler söyletme“ şeklindedir.

Hal böyle iken, beni böylesine alakam olmayan bir iklimin içine çekmek, bana savunma zamanı bırakmamak, bana vakit bırakmamak Ozan Arif’i sırtından hançerlemekten başka bir şey değildir.
Bu bir fahişeliktir!

Evet doğrudur; Bahçeli’nin tutumuna zerre kadar muhabbetim yoktur.
Ancak cümle cihan şunu bilsin ki; Bahçeli’nin tutumundan bir misli nefret ediyorsam, Tayyip Erdoğan’ın tutumundan bin misli nefret etmekteyim.

Zira birisi ömrümü verdiğim Ülkücü hareketi ve ülkücüleri dağıtmakta, ama ikincisi varlık sebebimiz olan vatanı, milleti, milli birlik ve beraberliğimizi dağıtmaktadır.

Aziz milletim;
Ben Kenan Evren’in 12 Eylül’üne de “HAYIR“ dedim, Tayyip Erdoğan’ın 12 Eylül’üne de “HAYIR“ diyorum. Zira indimde ikisi de abdestimi bozacak kadar pislik içermektedir!

(Esasında referandumla ilgili fikrimi meydanlarda, stadyumlarda, dile getirebilirdim. Bu millete yumruk kadar ampülü göstererek, bir yerlerimize florasan sokan bu yapıyı ve niyetlerini anlatabilirdim. Fakat koltuk korkusuyla anlatma imkanımı elimden aldılar. Alanlar ve alanlara alkış tutanlar şu bayram gününde kına yaksınlar.)

Yüce milletim;
Hiçbir art düşüncesi olmadan, gönlünün rüzgarına uyarak, gönlünden “Evet“ veya “Hayır“ geçirenlere sözüm olamaz. Benim sözüm ömrümü verdiğim Ülkücü hareketi çıkarları uğruna oraya, buraya sürüklemek isteyenleredir.

Hülasa ülkücü olarak diyorum ki;
“Referandum” ve bunu dayatma şekli bir tuzaktır.

Ozan Arif bu tuzağa düşmez...
Ülkücü insan bu tuzağa düşmez... 
Örümcek ağıda tuzaktır ama, bu tuzağa Bozkurtlar düşmemeli. 

Örümceğin tuzağına sinekler, Tayyip’in tuzağına da dönekler düşer!

Velhasılı kanaatiniz vatana, millete, dine ve devlete hayırlı olsun.

Vesselam...
Ozan Arif

 


Kaynak sayfaya pdf olarak bak

 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de