Üye Girişi

Üye Girişi

Ozan Arif, neden Koray Aydın diyor?

03 Eyl 2012

ozan-arif.ws

Türk milliyetçiliği hareketini ‘kökleri’ ile buluşturup, ‘asli misyonuna’ kavuşturduktan sonra iktidara taşımak için kolları sıvayan ‘Değişim’ hareketi lideri Koray Aydın, ülkücülerden gelen yoğun baskılara daha fazla karşı koyamayarak nihayet MHP Genel Başkanlığı adaylığını resmen ilan etti.

MHP İstanbul milletvekili Nazif Okumuş’un ‘kardeşleri’ tarafından itildiği ‘kuyudan’ çıkmayı başaran Hz. Yusuf’a benzettiği Koray Aydın, ‘hitabeti’, ‘performansı’, ‘enerjisi’, ‘planları’, ‘programları’ ve ‘projeleri’ ile MHP’yi ‘iktidara’ taşıyacak yegane isim olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Türk milliyetçiğinin Dede Korkut’u Ozan Arif de rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’ten sonra kurultaylar sürecinde ilk defa bir adayın, Koray Aydın’ın yanına oturarak safını belirledi.
“Ülkücü hareketin susturulamayan yiğit sesi” anonsu ile sahneye davet edilen Ozan Arif, dört başlık altında topladığı konuşmasında, muhataplarına şöyle seslendi:

BİR: DEVLET BAHÇELİ’YE

- “Benimle ilgili ‘ne düşünürseniz’ düşünün, hiç önemli değil. Dün sana ‘Ağabey’ derdim. Bugün tekrar diyorum ki, ağbey ne olursun ‘emekleri’ boşa harcatma. Yaptığın hizmetleri olur ya ‘idrak edememiş’ olabiliriz, ‘yanlış anlamış’da olabiliriz. Sen de biliyorsun ki bu hareket seni ‘hayallerinde’ bile göremeyeceğin bir yere getirdi. ‘Nimetse’ nimet, ‘külfetse’ külfet olduğu yeter. Aç artık bu hareketin önünü. Bu hareketin evlatları ‘birbirlerine düşmesin’, ‘birbirlerini kırmasın’, üzmesinler. ‘Tecrübelerin’ ile yarın yine belki bu sevdaya lazım olursun. Ben de ‘15 yıl sana haksızlık etmişim’ diye düşünür, en azından ‘nedametimi’ içimde yaşarım. Ama bunu yapmazsan, yarın mezarının başında ‘toprağını kürekleyecek’ adam bile bulamayacaksın.”

İKİ: GERÇEK ÜLKÜCÜLERE

- “Ben sizleri ‘destanlara’ sığdıramadım, eller Rahşan Hanım’ın eteklerinin altına sığdırdı. Ben sevdamız olan ‘Türk-İslam’ davasının üzerinde ‘gökkubbeyi’ bile dar görürken, eller bu mübarek davamızı ‘kirli çarşafların’ altına hapsetti. Sevdamızı ‘gün yüzüne’ çıkarmak istiyorsak eğer, 4 Kasım’a kadar gece gündüz çalışarak başımızdaki musibetten kurtulmamız lazım. Ben buraya ‘Ölmez bu hareket ölmez bu dava’ destanını okumak için gelmiştim. Ama bugün buna ‘hakkımın olmadığını’ düşünüyorum. Zira ‘bu yapıdan’ kurtulmazsak, ‘bu çirkinliklerden’ arınmazsak, yarın ‘Olmaz bu hareket olmaz bu dava’ diye yeni bir destan yazmak zorunda kalmaktan korkuyorum. Allah buna mecbur bırakmasın. ‘Gazanız’ mübarek olsun.”

ÜÇ: BAŞKAN ADAYLARINA

- “MHP Genel Başkanlığı adaylığına soyunanları duyuyorum. Elbette ki o sandalyeye, oraya niyetlenmek ‘her ülkücünün’ hakkıdır. Ama, Allah rızası için ‘hakkın’ başka şey olduğunu, ‘haddin’ başka şey olduğunu idrak edelim. O sebeple çıkmış veya çıkacak olanlara sesleniyorum: Sizin de yüreğiniz ‘benim yüreğim’ gibi olumsuzluklardan 15 senedir cayır cayır yanıyorsa, ‘bu yangından’ rahatsızsanız, ‘memleketin bekasını’ düşünüyorsanız, niyetiniz gerçekten ‘Türk-İslam Ülküsü’ davasını, bu hareketi ayağa kaldırmaksa eğer, ‘bir araya gelmemeniz’ için ne sebep var? Ama eğer niyetiniz ‘kendinizi bir yere getirmekse’, ne olursunuz yalvarıyorum, ülkücülerin ‘harap olmuş’ gönülleriyle, duygularıyla daha fazla oynamayın.”

DÖRT: KORAY AYDIN’A

- “Ben buraya ‘Eski kral ölmeden, yaşasın yeni kral’ zihniyetiyle hareket edenler gibi şarlatanlık yapmaya gelmedim. Öteden beri bu işin asla ‘yukarıdan aşağıya’ olmayacağını biliyor, ‘aşağıdan yukarıya’ düzeleceğini iddia ediyorum. Yıllar önce gönüldaşlarımızı ‘kutlu bir isyana’ çağırmıştım. Bugün o isyan bayrağının ‘burada çekildiğini’ görüyorum, onun için buradayım. Türkler eskiden herhangi bir ‘mahareti’ olmayana ‘isim’ vermezmiş. Boğaç Han, boğayı devirdiği için o ismi almıştır. Sayın Bakanım, ben sizden ‘boğayı devirmenizi’ istemiyorum. ‘Kartal yuvaları’ ne yazık ki ‘kargalar’ tarafından işgal edildi. O kargaları kovmanız için elinize ‘asa’ olmaya geldim. Cenab-ı Allah ‘niyetinize göre’ başarılı kılsın, yolunuzu açık etsin.”

***

Ülkücüler, Türk milletinin ‘kartal yuvası’olarak bildiği makamlara adeta bir kabus gibi çöken ‘alaca kargaları’ ait oldukları ‘karanlık dehlizlere’ kadar kovalamak için topyekun harekete geçti.
Bozkutların ‘diriliş’ süreci başladı.
Ülkücü hareket engellenemez.

 


Kaynak sayfaya pdf olarak bak

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de