Üye Girişi

Üye Girişi

Zekai Kaya kimin kalemini kullanıyor

04 Eyl 2012

ozan-arif.ws

Birilerinin söyleyemediğini Zekai Kaya’ya söylettiler.Ozan Arife ağır hakaretler içeren ve Koray Aydına ince mesajlar içeren metni aşağıda yayınlayacağız .Biz biliyoruz ki Zekai Kaya bunları yazmaz yazamaz.Yazdırmışlar belli ki.Sayın Kaya öncelikle Devlet Bahçeliye dua et . Hayatında eline çekmeyecek fırsatı yakaladın. İl başkanı oldun.Bu fırsatı iyi kullan .Belki vekil falan olurum diye çırpınıyorsun ama gene yanlış taraftasın..

ŞAİBESİZ GENEL BAŞKANIN ŞAİBELİ İL BAŞKANI

Aslanlar gibi yattı içerde.

İdamla yargılanan, işkence altında senelerce hapis yatanların tukaka edildiği devirde 20 günlük hapisle devleşti(!) adeta.
Kimden mi bahsediyoruz?
“Liderimizin şaibeli hiç bir durumu bulunmamaktadır” sözleri üzerinden ile Ozan Arif’e kara çalmaya kalkan MHP Erzurum İl başkanı Zekai Kaya’dan.
.
Dadaşlığı yalakalığa feda eden bu zat “şaibesiz liderin” şahitliğini yapıyor, şaibesiyle.

Hatırlayın.
Habererk’te 09 Şubat 2011 tarihinde yayınlanmış “ERZURUM İL BAŞKANI ZEKAİ KAYA ATEŞ PÜSKÜRDÜ” ( http://www.habererk.com/haber/8484/erzurum-il-baskani-zekai-kaya-ates-puskurdu.html) başlıklı haberde yayınlandığı üzere, Erzurum’daki Kış olimpiyatları için “koordinatörlük makamına işi bilmeyen, Erzurum’u tanımayan ve halkın beklentilerinden haberi olmayan birisinin getirilmesinin, insanımızın var olan heyecanını, dolayısıyla da umutlarını tükettiği” ifadeleri ile büyük dikkat çekmiş, MHP genel merkezi, bu açıklamalar üzerinden muhalif argümanlar geliştirmişti.

Zekai Kaya’nın bu çıkışı kendisine “20 günlük şanlı bir hapis” olarak dönmüş. Paşa paşa yattıktan sonra, kahraman gibi İstanbul İl kongresinde Semih Yalçının karşısında el pençe divan durmakla taltif edilmişti.
Bu kahraman ülkücünün(!)“ben olmasaydım Abdurrahman Başkan kazanamazdı , kaç tane delege ile konuştum ikna ettim” sözleri hala kulaklarımızda.

Şimdi şu soruyu sorma zamanı geldi:

Zekai Kaya, Erzurum’daki Kış Olimpiyatları ile ilgili o açıklamalarından sonra Cumhuriyet savcısı tarafından yanında 13 ülkücü avukatla birlikte savcılığa gittin.Savcı seni odasına çağırdı.Ama nedendir bilinmez 13 Ülkücü avukatın biri bile içeri alınmadı.

O görüşmede neler konuşuldu?

Savcı, MHP il başkanı Zekai Kaya’ya neler söyledi?

Ki, o tarihten beri AKP aleyhine bir tek beyanatta niçin bulunmadı?

Ozan Arif ve Koray Aydın için bu kadar sert ve kin dolu yazı eli titremeden imzalayan (imzalayan diyoruz, çünkü Zekai Kaya’nın kalemi olmadığını ve bu yazı dilini çok iyi biliyoruz.)

Zekai Kaya neden şimdi hiç sesi çıkmıyor?


Ozan Arif’in adamlığını ağzına alan Zekai Kaya, Savcı’nın odasında bıraktığının ne olduğunu açıklasın !

Ozan Arif’e tuhaf, sert, fütursuzca bu saldırısının altında neler var?

Bunu zaman gösterecek.

MHP’nin abuk subuk sözde ‘ebced’ hesabları ile “gündem oluşturan çıkışlar yapan parti” parti haline gelmesinden, %13 ile Demirtaş’ın kafa bulduğu(!) parti haline getirilmesinden rahatsızlık duymayan bir il başkanının; %8’lerde iken Orhan Doğan’ın süklüm püklüm durduğu, karşısında konuşamadığı 80 yaşındaki Alparslan Türkeş’i anlamasını beklemek eblehliktir.

MHP İL BAŞKANI ZEKAİ KAYA'NIN SÖZDE KALEME ALDIĞI KİN DOLU  YAZI:

 KAYA'DAN ARİF'E CEVAP !!

Tüm tarihimiz boyunca kurt postuna bürünmüş çakalları da, yediği tasa tüküren yamyamları da gördük. Ama sizin gibi pervasızları daha yeni gördük.
Biz ülkücüleri farklı kılan bazı özelliklerimiz vardır. Tabi şimdi bunları sana anlatmayacağım. Sen ülkücünün taviz vermeyeceği değerleri de aslında bilen kişisin. Ama sen nefsine uymuş, 1999 seçimlerinde seçilememişliğin ezikl
iğini yaşayan, bunu kibir haline getirip liderine havlayan kişi olmuşsun. Bu hareketin sen ve senin gibilerini nerelere getirdiğini ve neler kazandırdığını biliyoruz. Yüreğin yetiyor, dilin getiriyor, sazının teli vurabiliyorsa bir şiirinde de teşkilatın sana kazandırdıklarını anlat da millet öğrensin.
Görüyoruz ki dini kullanan, vatana ihanet edenlerin peşine takılıp onların kayıklarına binmişsin. Ama şunu iyi bil ki çektiğin kürekler boşuna, bu umman sana büyük gelir yol alamazsın. Liderimize hakaretler savurarak sadece birilerine maşa olursun. Aslında sen odundan yapılan asa olmayı da göze almışsın ya. Ne çabuk unuttun. Ülkücü birilerine asa yada sap olmaz. Ülkücü teşkilatının emrinde olur. Seni tam anlamıyla tanımadan söylemlerinin, sebebi hikmetini bilemeden dinleyen kişilerin omuzlarına basarak yükselmeye çalışıyorsun. Şunu da unutma insandan basamak olmaz. O omuzlarına bastığın insanlar seni fazla taşıyamazlar, düşersin yere, yüzüne artık bakan olmaz.
İsteklerini yaptıramadıkları, milli ve manevi değerlerinden uzaklaştıramadıkları için liderimize karşı alçakça savaş başlatanlarla saf tutuyorsun. Amaçları ya partimizi meclis dışında tutmak yada emirlerini yağdırabilecekleri bir genel başkanın gelmesi için çaba sarf edenlere, asa oluyorsun maşa oluyorsun.
Liderimizin şaibeli hiç bir durumu bulunmamaktadır. Ahlak ve töreyle bağdaşmayan hal ve hareketler içinde bulunmamıştır. Kendisini teşkilatına adamış, hiç bir şahsi menfaat gözetmemiş, hareketin bir adım dahi olsa ileri gitmesi için gece gündüz çalışmıştır. Ülkeyi bölmek isteyen karanlık şer odaklarına maşa olmamış aksine onlar için hep bir tehdit, geçilmesi zor bir engel olmuştur. İşte bu yüzden onu kabullenemiyorsunuz. Ve işte bu yüzden Devlet Bahçeli gömleği size 10 numara büyük geliyor. Şairin dediği gibi sıfır bile sen ve senin gibiler yanında, bir anlam, bir değer ifade eder, senden olsa olsa ÇUKUR olur.
MESELE ADAY OLMAK DEĞİL, ADAM GİBİ DURMAKTIR.
Ülke şartları içerisinde iç ve dış politikalarda yapılan yanlışlıkları hataları ve eksiklikleri yerinde ve zamanında tespit ederek, gündem oluşturan çıkışlar yapan partimizin bu şekilde eleştirmenize bir anlam veremiyorum.
Hiçbir şekilde benlik kavgasına müsaade etmeyen, ülkücü hareketi ve M.H.P. yi daha iyi yöneterek tek başına iktidar etme amacıyla istikrarlı bir şekilde yol izleyen genel merkezimizi ve liderimizi taraflı yayın organlarınız aracılığıyla yere vurmaya çalışmak, 43 yıllık şanlı tarihi olan davamıza ihanetle eş değerdedir.
Bu davranışlarınızla amacınızın yeni bir sayfa açmak değil de parti içinde yeni kavgalar çıkarmak ve parti içinde bölünmeyi amaçlayan güruhlarla iş birliği içinde olduğunuzu gözler önüne sermektesiniz.
Ülkücü hareket, şartlar ve koşullar ne olursa olsun, hiçbir şekilde liderini ve teşkilatını aşağılayıcı söz söylemez, bu tür hal ve hareketler içerisine girmez. Bu davranışlarınız sizinde değiştiğinizi göstermektedir. Ülkücü hareketteki ölçüyü çerçeveyi yoksa sizde mi unuttunuz. Karşınızda ülkücü hareketin liderine hakaret edenler o desteği acaba sizden mi alıyor. Kim bilir bugün Devlet beye laf söyleyenlerin yarın sizin hakkınızda ne konuşacakları bellimidir.
Sizi destekleyip gaz vererek genel başkanımızın karşısına çıkaranlar şunu iyi biliyorlar ki, asla onların karşısında ses çıkaramayacaksınız. Hiç bir zaman onların isteği dışında muhalefet yapamayacaksınız.


Neden mi?
Sizde iyi biliyorsunuz... Yüce meclis hakkında soruşturma yapılan kişiyi istediği zaman tekrar yüce divana gönderebiliyor. Geçirmiş olduğunuz soruşturmada aleyhinize görülen 87 dosyanın sadece 17 tanesinin incelenmiş olduğunu, geriye kalan 80 dosya hakkında herhangi hiç bir bilgiye yer verilmediğinin yanlış olduğunu söyleyemezsiniz. Söyleseniz bile 2007/2 sayılı divan kararı bu söyleminizi yalanlar yöndedir zaten.
Bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz aslında. Yüce divanın;
"Bu nedenlerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin yeniden Meclis soruşturması prosedürünü uygulayarak aynı kişi hakkında aynı fiilden dolayı yeni delil veya olguya dayanarak veya hata yaptığını düşünerek ya da önceki kararın herhangi bir nedenle esaslı bir kusurla sakatlanmış olduğunu kabul ederek yeniden "Yüce Divana sevk kararı" vermesinin mümkün olduğu,.." kararı sizi dış güçlere karşı koymak ve sağlam muhalefet yapmaktan her zaman alıkoyacaktır. Birileri bunları bildiği için sizi desteklemektedirler. Lütfen bunları sizde görün ve gidin evinizde oturun. Bu hareket sizi vekilde yaptı bakanda yaptı. Sizde bu harekete bu yanlışları yapmayın.
Hepinizin şunu iyi bilmesi gerek; Türk Milliyetçileri, ülkesi ve partisi üzerinde hayasızca hesaplar yapan, kalleşlerin ve de kahpelerin rüzgarına hiçbir zaman kapılmayacaklardır. Birileri istiyor diye sevdalarından vazgeçmeyecek kadar büyük bir yüreğe, bu şer odakları ve onların peşmerge kılıklı çapulcularıyla mücadele edecek çelik gibi bükülmez bileğe sahiptirler.
Her kim pervane, gelsin meydane diyor, Yüce Milletimizi, onu dağlarda canları pahasına koruyan Mehmetçiğimizi, bu vatan için can vermeye her zaman hazır olan gerçek ülkücüleri Yüce Allah'a emanet ediyorum.
YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE....
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...

Zekai KAYA
Milliyetçi Hareket Partisi
Erzurum İl Başkanı


Kaynak sayfaya pdf olarak bak

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de