Üye Girişi

Üye Girişi
11 Haz 2013

Efendim meşhur bir deyimimizdir.
Tercih zorluğu yaşadığımız zaman dilimizden düşmez!
Deriz ki;
“ Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal „
İşte ben memleketimizde günlerdir devam eden adına “Gezi Parkı„ nümayişleri denilen kargaşa karşısında bu durumda kaldım.
Yukarı mı tüküreyim?
Aşağı mı?
Yoksa tükrüğün yetiştiği her yere mi ?
Zira tükrükten ari tutulacak, gülsuyu serpilecek veya kolonya dökülecek bir cenah göremedim ve göremiyorum!

Baştan şunu belirteyim...

16 May 2013

“ Demiri çürüten kendi pasıdır...
İnsanı cehennemlik eden de kendi günahlarıdır..„

11 May 2013

Ne kadar rahat yalan söylüyorsunuz!.. Hem de kameralara baka baka,
Daha doğrusu gözümüze baka baka...

Hiç düşün müyorsunuz değil mi; “süreç„ dediğiniz kepazelik “çok iyi gidiyor„ derken,
Yani yalan söylerken?..

O, sizi Ay-Yıldız‘lı bayraklarla karşılayarak protesto eden insanları...
Size ne yüzle buraya geldiniz diyenleri...
Envai çeşit slogan ve pankartlarla ihanetinizi suratınıza şamar gibi vuran Milleti...
Hatta eline mikrofon geçtiğinde sizi iki cümlede, iki kelime konuşamaz hale getiren Şehit ailelerini...
Hiç düşünmüyorsunuz değil mi; sitemleriyle, bakışlarıyla sizi sokakta bile yürüyemez hale getiren,
Ellerinden, Hükümet baskısıyla, devlet parasıyla tutulmuş beş yıldızlı otellerinize kaçarak kurtulduğunuz yürekleri...
Ve yine hiç aklınıza getirmiyorsunuz değil mi;
Çatal-kaşık sesleri arasında dinlediğiniz, ama dinlerken inlediğiniz, verecek cevap bulamayınca şıllık gülüşlerinizle üste çıkmaya çalıştığınız o sivil toplum kuruluşlarının kafanıza yumruk gibi inen beyanlarını...

22 Nis 2013

Zaman zaman özelime gelen mektuplarda...
Zaman zaman da  bizi konu alan sanal sayfalarda bazı kardeşlerimizin düşüncelerini okuyor ve anlamaya çalışıyorum...
Çoklarından faydalandığım olmakla beraber,
Beni bazen şaşkınlık ve hayret içinde bırakanlar da oluyor!
Faydalandıklarım saymakla bitmez...
Amaaa  hayrete düşürenler de az sayılmaz inanın...

Faydalanmaktan kastım bir çoklarınızın övgüsüne mashar olmak değil...
Yani faydalandığımı söylediklerim bize hak etmediğimiz övgüleri yazanlar olmadığı gibi,
Hayrete düşürenler de bizi tenkit edenler, bize olan nefretini yazanlar değil tabi!..

Zira ben kendi yerimin nerede olduğunu biliyorum!
Benim yerim ne alkışlıyarak göklere çıkaranların gösterdiği yer,
Ne de yuh çekerek, tenkit ederek, hatta küfrederek birilerine yaranmak isteyenlerin gösterdiği yer!...
Ben bu gösterilen iki yerin arasında bir yerdeyim...

Peki Ozan Arif seni şaşkınlığa hatta hayrete düşüren ne? diyeceksiniz

18 Nis 2013

Bir sürü telaşenin arkasından tekrar merhaba diyerek başlayalım...

Söylenecek o kadar şey var ki!
Ancak olup bittiye getirilen rezilliklere laf yetiştirmek nerde ise imkansızlaştı!

Televizyonlar onlar için çalışıyor...
Gazeteler onlar için çalışıyor...
Çıkarını her şeyin önünde tutanlar onlar için çalışıyor...
İlim adamı geçinenler!
Filim adamı geçinenler!

24 Mar 2013

Bir devre damga vuran,
Emsalsiz yiğittiler!
Bazen gazi oldular,
Bazen de şehittiler...
Neler yaşadık neler,
Ama çekip gittiler...

20 Mar 2013

Salı günü televizyonlara bakmak bile istemiyorum!
Ama nalet olsun bakıyoruz işte...
Bakmak istemeyişim (malumunuz) şu siyasi partilerin gurup toplantıları yüzünden...
Riya... Riya... Riya!
Al birini vur birine...

18 Mar 2013

“… Bugün Onsekiz Mart, bugün Milletin,
     Kalbi Çanakkale diye vurmalı!
     İnsanlığı varsa insaniyet'in,
     Hepsi kalkıp Türk'e selam durmalı...„

16 Mar 2013

Bırakın bu işleri!
Siz kimi kandırıyorsunuz?
“Barış süreci gayet şeffaf şekilde sürüyormuş...„
Ne şeffafı ulan... 
Daha dün pisliklerinizi kimin sızdırdığının peşinde değil miydiniz?
Başbakanınız değilmiydi “ya açıklayın, ya da ben açıklarım„ diyen?

15 Mar 2013

“...Her Cuma'da ben Beni,
   
Buluyor sanıyorum...
    Hücrelerim yepyeni,
    Oluyor sanıyorum..„

13 Mar 2013

Önce bir bektaşi fıkrası anlatmak geldi içimden!..

...Bir Bektaşi  gecenin sessizliğinde keyfinden; 
"Heeyt...bre yamuklaaar..." diye basmış narayı. 
Ne olup bittiğini anlamaya çalışan meraklı mahalleli pencerelerden sokağa sarkmış. 
Bektaşi etrafa şöyle bir bakmış ve 
" Vay anam vay... Ulan ne kadar yamuk varmış" diye söylenmiş durmuş...„

---------------

Bazıları bunu neden anlattığımı düşünebilir.

Şunun için anlattım;
Malumunuz (daha önce de yazdım) facebook'ta benim adıma açılan (hak ediyoruz veya etmiyoruz) şahsıma muhabbet besleyen gençlerin oluşturup idare ettiği bir sayfa var (facebook.com/OzanArifTR)...

28 Şub 2013

“İnanmak dolu dolu yaşamaktır„ derler,
Allah hepimize dolu dolu yaşamayı nasip etsin.

Bugün mübarek Cuma diye,
böyle bir dua ile başladık söze...

22 Şub 2013

O çok çileler gördü... Güldü...
O çok sıkıntılar gördü... Güldü...
Çok namertlikler gördü çok... Yine güldü...
Güldü... Güldü... Ve sonunda her fani gibi O da öldü...

21 Şub 2013

Öyle diyor Mevlana...
Diyor ki;
“Allah ile olduktan sonra ölüm de hoştur, ömür de hoştur..„

19 Şub 2013

Temel'e sormuşlar; 
“Karadenizli olmasan ne olurdun?„
Temel cevabı yapıştırmış;
“Ne olacağım... Büyük mahcup olurdum..„

Konu Karadeniz olunca böyle başladık...
Yoksa bu Vatanın her köşesi bizim için aynı kıymette,aynı kutsiyette...

18 Şub 2013

“Demiri çürüten kendi pasıdır!..„
“Kartala bir ok değmiş yine kendi teleğinden!..„
“Damarı sağlam olan it bile sahibine hırlamaz...„
“Bir tavuk bizde gıdaklayıp, elin kümesine yumurtluyorsa, kör pıçak beri gelsin!...„

14 Şub 2013

Korku yalan doğurur derler,
Tek korku hariç...
Nedir o ?
Ne olacak, tabiki Allah Korkusu.

12 Şub 2013

İşte böyle lafın kötüsünü söylerler, iyisini adamın kucağına bırakırlar!

Söyleye söyleye dilimde tüy bitti...
Artık söylemeyeyim diyorum...
Diyorum ama, nerdeee....
Nerde ise elli yıldır oturduğum mahallenin fırlamaları bırakmıyorki!...

10 Şub 2013

Beyler...
Pardon Şeyler!..
Şunu hiç unutmayın ki; 
Kirli, pis çarelerle, ancak kirli, pis, hatta iğrenç sonuçlara varılır!

08 Şub 2013

Okullarda ki münazara konuları gibi,
Zaman zaman hep aklıma gelir!

Düşman kim?

İçinizden bu sorunun neresi münazara konusu diyebilirsiniz...
Ama benim münazara konusuna benzettiğim şu ikilem;

Düşman bizi sevmeyenler midir?
Veya... 
Düşman bizim sevmediklerimiz midir?

İnanın çok düşünürdüm bunu ama artık çözdüm,
Ben bunlardan birini savunacak olsam ikinciyi savunurum...
Ha siz katılmayabilirsiniz, ama bana göre böyle..

Sebebine gelince; kendi sevmediklerimden gördüğüm zararı, beni sevmeyenlerden görmedim!..

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de