Üye Girişi

Üye Girişi
07 Haz 2017

Sizi bilmem ama ben bıktım arkadaş!
Hergün haberlerde şu fetö operasyonu haberleri beni bıktırdı!
Bıktırdı çünkü;
Gıdak... Gıdak... Gıdak... Ama yumurta yok...

05 Haz 2017

Böyle anlarda iki kelimeyi yanyana getirmek zordur Esat!
Nereden başlayacağımı, ne söyleyeceğimi inan kestiremiyorum!

03 Haz 2017

Bir yandan mübarek Ramazan dedim...
Bir yandan “sus be Arif, zaten hastasın„ dedim...
Bak doktorlar bile her şeye kafa takma diyor, yani düşünmeyeyim, yazmayayım dedim...
Ama ne mümkün!..
Yüreğime laf anlatamadım ki...
Sabredemedim arkadaş sabredemedim...

30 May 2017

Onun ben kendinden önce sesini tanımıştım...
Şimdiki gibi televizyon veya günümüz iletişim araçlarının, hiç biri yoktu o zamanlar...
Uzun, orta, kısa diye adlandırılan üç dalgalı, (hele taşrada) zar-zor çeken radyolar vardı sadece.
Ancak radyo denen alet de herkeste yoktu tabi...

25 May 2017

O anlatmıştı bana Başbuğ‘umuzun Mamak günlerinden bazı hatıraları...
Meselâ birisi şöyleydi;

23 May 2017

Bazı insanlar kendilerinde olmayan hasletlerden bahsederken, acaip azamete, gösterişe, kibire bürünürler.
Her türlü günahı işleyen birinin Kur‘an‘dan-imandan bahsedip, ehl-i iman görüntüsü vermesi gibi...
Her türlü ahlaksızlığı yapanların, ahlak abidesi havalarına girmesi gibi...

21 May 2017

Biri 2016'nın Ekim'in de gitmişti...
Biri ise dün...
Yani aralarında bir yıl bile yok...
Hayat arkadaşlığı bu olsa gerek!
İnanıyorum ki bu arkadaşlık ahirette de devam edecektir.

21 May 2017

Duydum ki;
Yarın 41 ilde aynı anda koltuk dağıtılıyormuş!..
Nedense "Yangından mal kaçırma.." deyimi geldi aklıma...
Zira gönünden post bile olmayacak olan biri diyor ki;
"Ayrık otlarını ayıkladık..." diyor, sonra da utanmadan "sevgiden, kucaklaşmadan.." dem vuruyor...

19 May 2017

GELELİM ATATÜRK‘Ü PUTLAŞTIRAN PUTLARA!..

Bugün 19 Mayıs...
Atatürk‘ün Samsuna çıktığı gün.
Birilerine göre tesadüf olabilir ama bana göre tevafuk.
Hem dini bir günün hem de milli bir günün bir biriyle kucaklaştığı bir zaman dilimi.
Bugün günün önemini anlatan çok olur.
O sebeple ben 19 Mayıs Bayramından ziyade yine Atatürk‘e zarar veren unsurlardan bahsedeceğim!

12 May 2017

Ben “Oha„ diyorum!
Ben “oha„ diyorum ama onlar için demediğim halde biliyorum ki öküzler kızacak...
Kızacaklar ve adım gibi biliyorum bana şöyle seslenecekler,
diyecekler ki;
“Ey Ozan Arif;
Biz ki nankörlük, kahpelik, (afedersiniz) orospu çocukluğu bilmeyen Allah‘ın insanoğluna hizmet için yarattığı zavallı hayvanlarız.
Sen nasıl olurda bizim gibi sığırların arasından değil,
tam aksine siz insanların arasından çıkmış, şu adi varlıklar için bize ait olan “oha„ seslenişini yani bizi çağrıştıran bir ünlemi kullanırsın?
Ayıp değil mi? Günah değil mi?„ diye sitem edecekler...

11 May 2017

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol „
Bu Cenab-ı Allah‘ın ayeti...
Çok ehl-i takvalık taslayan biri değilim.
Veya birileri gibi yarım yamalak islami bilgilerle şov yapmayı marifet sananlardan da değilim!..
Ancak inanan, elimden geldiği kadar da inandığım değerler doğrultusunda hayat sürmeye çalışan ama noksanlıklardan da münezzeh olmayan bir kulum.
Dolayısıyla yazarken, söylerken veya sohbet ederken yukardaki ayeti elimden geldiğince şiar edinmeye çalışmışımdır...
Haaa...
Tabii ki bunu becerip beceremediğimi önce Yaradan,
sonra beni okuyan dostlar bilirler...

07 May 2017

Biliyorsunuz bir plebisit yaşadık!..
Plebisit dememin sebebi, yani eşit şartlarda yapılmayan bir evet-hayır maçı yaşadık.
Öyle bir maçtı ki bu;
Birbirimizde kafa göz bırakmadık, ne teröristliğimiz kaldı ne hainliğimiz, ne koyunluğumuz...
Birbirimizi pkk‘lı yaptık, fetöcü yaptık hatta o da yetmedi Alman yaptık, Hollandalı yaptık, Fransız yaptık...
Daha doğrusu ne yapmadık ki?

04 May 2017

Tabii ki Her şey Allah'tan, ama müsebbipleri de unutmamak bir insanlık gereğidir diye düşünüyorum.
Tedavim devam ediyor...
Yani hala derdimi takipteler!
Her hastahane ziyaretimde onlara şükranlarımı ifade ediyor, yani teşekkür ediyorum...

29 Nis 2017

O bizim neslin Kadir Ağabeyi,
Bizden sonrakilerin Kadir Amcası,
Şimdiki neslin de Kadir Dedesiydi diyebiliriz...
Hatta koca Samsun‘da tanıdığım ender gönül adamlarından biriydi diye eklesem mübala etmemiş olurum.

26 Nis 2017

Aynı Acıları tatmış bir ağabeyin olarak sesleniyorum Cuma!..
Ben de tıpkı senin gibi önce babamı, sonra anamı kaybetmiştim.
Seninde kaderinin bu kısmı benimkine benzedi.

25 Nis 2017

Televizyon kanallarında, haber sitelerinde, bu günkü şehitlerimizin haberleri şöyle geçiliyor; 

“Şırnak’ın Uludere İlçesi Şenoba Beldesi kırsalında arama tarama faaliyeti yürüten güvenlik güçlerinin geçişi sırasında PKK'lı teröristler tarafından el yapımı patlayıcı infilak ettirildi.
Patlama sonucu 2 asker yaralanırken, yaralı askerler
23. jandarma Sınır Tümen Komutanlığı içerisinde bulunan Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.
Kars'ın Kağızman ilçesinde 2 asker şehit olurken, Bitlis'te meydana gelen patlamada da 1 asker şehit oldu...„ 

23 Nis 2017

Bazı şucu-bucu kesilip mangalda kül bırakmayan yanar dönerlere bakınca,
Aşağıdaki (resimdeki) sözün ne kadar doğru olduğunu anlıyorum.

23 Nis 2017

Doğru mu acaba?

22 Nis 2017

Hem manevi iklimimizi, hem milli iklimimizi yaşamak mümkün içinde...
Tabi idrak eden için...

21 Nis 2017

Adı : Recep...
Soyadı: Cüce...
Aslen Akcaabatlı bir ailenin 1958 İzmit / Serindere doğumlu kocaman yürek taşıyan bir evladıydı...
Bir çok gurbetçi gibi rızgının peşinde kaderin el kapılarına savurduğu bir gurbet kartalıydı o...
1974 yılından bu yana Avusturya / Vorarlberg‘de yaşayan, orada çalışan bir gurbeçiydi de diyebiliriz onun için...
Ama kesinlikle sıradan sadece yiyeceği ekmeğin davasında olan bir can değil,
Türk davasında, Türkiye davasında olan bir yiğitti o...
Türk deyince... Türkiye deyince kalbi yerinde duramayan,
Vatan, Millet, Din ve devlet deyince Ay-Yıldızlı bayrağımız gibi çırpınan, dalgalanan bir bayrak adamdı...

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de