Üye Girişi

Üye Girişi
16 Kas 2013

Ben yoktum,
Sen yoktun,
O da yoktu,
Evet evet o ecdat kanıyla sulayarak vatan yaptığımız topraklar elimizden giderken hiçbirimiz yoktuk...
Ben yerli ve yabancı kaynaklardan okuduklarımın,
Hatta başta ortaokul sıralarında tarih öğretmenim olan Kemal Giritli (mekanı cennet olsun) olmak üzere,
İlmine güvendiğim onlarca tarihçinin sohbetlerinden edindiğim bilgi ile bunları yazıyorum!

29 Eki 2013

Doğru söz duyduğumda hep dikkat kesilirim.
Okurken de aynı, muhakkak altını çizerim.
Ama ne kadar doğru olursa olsun,
Eğer yalnış adamın ağzından çıkıyorsa o doğruya acırım!
Zira o doğrunun bir kıymeti harbiyesi olmaz.
Kim günde iki kere doğru gösteriyor diye bozuk saati koluna, ya da evinin duvarına asar ki…
(Bizimkiler hariç!)

27 Eki 2013

Bir-kaç Genç,
Bir sayfa hazırlıyorlar...
Birinin dışında diğerlerini görmedim bile...
Benden habersiz kurdukları ve “OZAN ARİF RESMİ HAYRAN SAYFASI„ adını verdikleri,
bu sayfayı yürütmek için benden hem izin hem de destek istediler...
Bu edepli davranışları beni etkiledi, güvenimi kazandı ve dolayısıyla izin verdim...
(İyiki de vermişim kendilerine teşekkür ediyor, herbirinin gözlerinden öpüyorum)

20 Eki 2013

Bir idareci, idare ettiği halkı bu derece aptal... Bu derece geri zekalı yerine nasıl koyar?

Ama haklııı... İki kişiden biri bunu hak ediyor! Ya sen! Ya ben!..

14 Eki 2013

Ne yalan söyliyeyim,
Türklüğümün prangaya vurulduğu şu günlerde,
Bayramları bile bayram gibi yaşamaktan uzağım!

11 Eki 2013

Bütün milli değerlerimiz yerle yeksan iken, Milli Takım'ın yüreğimize su serpmesi anlamlı geldi bana.

Ne diyeyim,... Başarılarının devamını diliyorum.

Hiç değil ise onunla idare edelim!

10 Eki 2013

“Büyük yürek görevini, küçük yürek çıkarını düşünür!„
O görevini düşünen bir yürekti.
Biz Onu öyle tanıdık.
Bizim neslin Nevzat Ağbeyisiydi...
Düşünürdü...
Yazardı...
Konuşurdu...
Duydum ki Onu da kaybetmişiz.
Allah gani gani rahmet etsin ne diyeyim.

01 Eki 2013

Hep dediğim şu oldu;
"Bu açılım-saçılım dedikleri şey Türk milletine ve Türk devletine ihanetten başka bir şey değildir"
Ben böyle dediğim zaman bazı siyasi şartlanmışlığı aklının ve idrakinin önüne geçmiş makarnaperver kömür gözlüler, hemen karşı çıkarlardı!
"Yapma ya Ozan Arif... Bunu senden beklemezdik.."
Çoğuda savunma yapacak yan bulamayınca şöyle derlerdi;
"Madem ihanet, resmini göster resmini...Begesini gösterde inanalım..."

07 Ağu 2013

“Bayram gelmiş neyime,
Anam anam garibem,
Kan damlar yüreğime,
Anam anam garibem..„

Ne güzel türküdür o,
Sabır, şükür ve dua'dan sonra,
Tam onbir sene gurbet bayramlarında bana ilaç olan bir türkü...

05 Ağu 2013

Victor Hugo'nunkiler mi?
Bizimkiler mi!?

Söylesem bir türlüüü...
Sussam bir türlü!
Alah şu göğüs kafesime öyle bir yürek yerleştirmiş ki;
Bir çok şeye dayanıyor lakin haksızlığa asla....

Rahmetli Başbuğ'umun bir sohbetinde verdiği misal geliyor aklıma.
Şöyle demişti;
“Aynı anda önünüzde bir yangın bir de adaletsizlik zuhur etse,
Eğer önleme imkanınız varsa, adaletsizliği yangından önce önlemeniz gerekir„

02 Ağu 2013

Efendim tabiki çok iddialı bir kavram...
Hiç kimseye böyle bir kavramın öğretmenliğini yapma haddini kendimde görmüyorum...
Ama maşallah bana dava adamlığı öğretmeye kalkanlar var!..
Ancak dava adamlığı diye alçaklık öğretmeye kalktılarmı cinlerim tepeme üşüşüyor!

Ben bal yapamam ama balı bilirim...
Hemi baldan anlarım, hem de maldan anlarım!
Öğretemem belki, lakin dava adamlığı için öğretilmesi gerekeni bilirim...

21 Tem 2013

HEM DE BENİM İÇİN ŞART OLAN BİR TEŞEKKÜR!..

30 yıldır tanımama rağmen,
30 kuruşluk çıkarları uğruna,
30 saniyede dostluğumu satan,
Ve üstelik ülkücüyüm diyen neler gördüm neler!...

Başbuğ gitti...
Dediler ki; Ozan işin bitti!

17 Tem 2013

Her sene Ağustos ayının ilk haftası Erciyes‘in Tekir yaylasında yaptığımız Zafer Kurultayı Ülkücüler için sıradan bir panayır değildi...
Erciyes Zafer kurultayı Ülkücüler için büyük yorgunluklardan sonra ulaşılan bir sevinç,
Daha doğrusu bir değerdi... Bir değer...
Hem öyle bir değer ki;
Her çileye, her meşakkate değecek bir değerdi...

İşte onun için;

15 Tem 2013

Kenan Evren‘den nefret ederdim!
Hala da ediyorum...
12 Eylül'ün hemen akabindeki yıllar...
Hem askeri erki, hem de siyasi erki elinde bulundurduğu, yani “Ali kıran baş kesen„ olduğu dönemler, Türkiye Cumhuriyeti Devlet başkanı olarak Almanyaya gelmişti...

Alman Devleti Kenan Evren‘i sevmeyen belli kişilere bulundukları bölgelerde gözaltıvari bir ceza uygulamıştı.
Kenan Evren Almanya‘da bulunduğu süre içinde bu kişiler günde 3-4 defa belli saatlerde en yakın karakola gidip imza verecekler, yani bulundukları şehirden ayrılmayacaklardı...
Neden?

08 Tem 2013

Bilmiyoruz seni bir daha yaşamayı Allah nasip eder mi?
O sebeple kavuşmuşken Yaradan bize , seni hakkı ile yaşama idraki ve samimiyeti versin!

Şimdi bu duayı yavan bulanlar olacaktır!
Varsın olsun önemli değil...

23 Haz 2013

Her yer Samsun gibi mi acaba?
Ben 15-20 km şehir dışında oturuyorum...
Arada ihtiyaç doğarsa şehir merkezine gittiğim olur.
Cuma günü şehir merkezine yani Samsun‘a gittim.
Samsun‘da yer-gök, reklam panoları, bina duvarları, altgeçit-üstgeçit giriş ve çıkışları, direkler, kazıklar aynı afişle süslenmiş (Bana göre pislenmiş) telefon mesajları da cabası...
Bu afişlemeninde bir yakışığı olmalı diye geçti aklımdan...
Zira bir şehir ancak bu kadar rezil edilebilir...
Haa.. Şunu da düşündüm “yahu arkadaş bu değirmenin suyu nereden geliyor?„
Ve o meşhur bektaşi fıkrası geldi aklıma!
İçimden dedim ki;
“ Ula olum bu kadar masrafı yapana kadar, Saatane meydanında, iş bekleyen üç-dört amele garibanın ekmeği arasına yüz gıram helva alsaydınız, onlar sizin bütün sülalenizi afişlerlerdi!.„

16 Haz 2013

Neymiş de Akp mitinginde,
Üç Hilal'li bayraklar, yani Ülkücüler varmış...

11 Haz 2013

Efendim meşhur bir deyimimizdir.
Tercih zorluğu yaşadığımız zaman dilimizden düşmez!
Deriz ki;
“Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal„
İşte ben memleketimizde günlerdir devam eden adına “Gezi Parkı„ nümayişleri denilen kargaşa karşısında bu durumda kaldım.
Yukarı mı tüküreyim?
Aşağı mı?
Yoksa tükrüğün yetiştiği her yere mi ?
Zira tükrükten ari tutulacak, gülsuyu serpilecek veya kolonya dökülecek bir cenah göremedim ve göremiyorum!

Baştan şunu belirteyim...

16 May 2013

“Demiri çürüten kendi pasıdır...
İnsanı cehennemlik eden de kendi günahlarıdır..„

11 May 2013

Ne kadar rahat yalan söylüyorsunuz!.. Hem de kameralara baka baka,
Daha doğrusu gözümüze baka baka...

Hiç düşün müyorsunuz değil mi; “süreç„ dediğiniz kepazelik “çok iyi gidiyor„ derken,
Yani yalan söylerken?..

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de