Üye Girişi

Üye Girişi
23 Mar 2014

Hırsızlık bunların iliklerine işlemiş!
"Yahu neden böyle konuşuyor bu adam" diye düşünenler olabilir...
Öyleler de onun için böyle konuşuyorum!

Oy çalmalarını anladık!
Para çalmalarını anladık!
Arazi çalmalarını anladık!
Beyt-ül mal'ı çalmalarını anladık!
Hürriyetleri çalmalarını anladık!
Ömürleri... Ömürleri...
Artık son demine gelmiş hayatları, mutlulukları çaldılar!
Bunları da anladık!
Şarkıları, türküleri çaldılar bunları da anladık!
Yahu bugün de baktım ki şiirleri çalmaya başlamışlar!

03 Mar 2014

Neden böyle bir suali başlık yaptım dersiniz?
İtiraf ediyorum acizliğimden!
Evet evet kendimi anlatmakta acze düştüğümü farkettim.

Neden biliyor musunuz?

Ben, benim gönlüm “Üç hilâl„le birlikte dedikçe,
Gelen bazı tepkilere bakın...

07 Şub 2014

Nerden duydum veya okudum bilmiyorum, ama ne güzel söylemiş söyleyen!

Demiş ki;
“Yalan söyleyen kimse saygıya,
susmayan kimse de baş olmaya layık değildir..„

Şimdi buyurun bizimkinde(!) hepsi, yani ikisi de var...

Çoktan beri televizyona bakmıyor, bilgisayarın başına geçmiyordum...
Bugün bir göz atayım dedim. (atmaz olaydım)

28 Oca 2014

Başbuğ'umuzun aramızdan ayrılmasından sonra,
Yaşadığım vefasızlıkları, hayırsızlıkları, nankörlükleri,
Hatta namertlikleri, kahpelikleri gördükçe...
Gördüklerimi düşündükçe, kendi kendime bazen;
"Boşuna yaşamış, boşuna uğraşmışsın Ozan Arif..„
dediğim oluyor...
Bana, kendi kendime de olsa böyle dedirten,
böyle düşündürten öyle çirkinlikler görüyor ve yaşıyorumki, bazen bu olumsuz ruh haline girmekten kendimi alamıyorum.

27 Oca 2014

Cengiz gitmiş…
Cengiz'i vurmuşlar…
Yadellerde aldım kara haberi.
Vay be!
O kadar sıkıntıyı çek…
O kadar işkenceyi gör…
O kadar zulümü yaşa…
Yıllarca acıları yudum yudum yudumla…
Adın Yusufiyeli Cengiz'e çıksın…
Ve bir puşt kurşunuyla çek git aramızdan...




20 Oca 2014

Heey… Siz!
Dün...
Yani 19 Ocakta,
İstanbul'umuzda, “hepimiz Ermeni'yiz„ diye yürüyenler…
Bugün günlerden ne biliyor musunuz?
Bugün neyi ifade ediyor, haberiniz var mı?

13 Oca 2014

Büyük adamların heykelleri,
Onlar sağ iken üzerlerine atılan taşlardan yapılırmış!

Şimdi Onu düşünüyorum…
Sevenleri elbetdeki çok fazla…

Ancak sağlığında onu taşa tutanlar rahatlar mı acaba?!

07 Oca 2014

Ölümün, ömürden daha yakın olduğu senelerde tanımıştım ben Onu...
Yani 1980 öncesi...
Mardin‘den çıkıp okumaya gelmişti Ankara‘ya.
Ve okudu da...
Hem de ne zorluklarla okudu.
Hem okudu... Hem şakıdı!..

04 Oca 2014

O GÜNLER! VE O YÜREKLER!..

Bugün ile alakası yoktu o günlerin!
O günler nimeti değil, külfeti bölüştüğümüz günlerdi…
Yokluğu, çileyi, sıkıntıyı, bölüştüğümüz günlerdi o günler!
Ekmek-soğan, yağlı-yavan neyimiz varsa bölüşürdük inanın…
Karakol nezarethanelerini, işkencelerini ve arkasından zindanları... Zindanda yattığımız şilteleri, battaniyeleri,
bir dal sigarayı, hatta izmariti bölüşürdük be…
Paylaşmadığımız ne vardı ki?
Ağladıklarımız, güldüklerimiz,
okuduklarımız, bildiklerimiz hep ortaktı…
Biz Ülkücüydük arkadaş, ortak hikayemiz vardı çünkü!
Bu paylaşımı, bu bölüşmeyi iki yerde öğrenirdik!
Dışarda isek Ocak'ta, içerde isek koğuşta!

27 Ara 2013

"Allah'ın imtihanı bizi bilmek için değil,
Bizi bize bildirmek içindir..."
Tahir-ül Mevlevi

17 Ara 2013

“Ben„ diye başlamaktan nefret ediyorum.
Ama bazen mecbur kalıyor insan.

İşte şimdi yine mecbur kaldım!

Ben söylemiştim ve hâlâ da söylüyorum...
Bu memleket çok hırsız gördü, ama bunlar gibi asla!
Bu ikdidarı para ile hiç kimse, hiç bir parti, hiç bir cemaat veye gurup yıkamaz...
Hele karşılarında muhalefet diye gösterilen partiler,
Daha doğrusu o partileri babalarından kalma lokanta gibi idare eden mevcut Genelbaşkanlar ve ekipleri hayatta yıkamaz...

03 Ara 2013

Felaket ve acıların tek iyi tarafı, bizlere gerçek dostların kim olduğunu öğretmesiymiş...

Anamızı kaybettik.

16 Kas 2013

Ben yoktum,
Sen yoktun,
O da yoktu,
Evet evet o ecdat kanıyla sulayarak vatan yaptığımız topraklar elimizden giderken hiçbirimiz yoktuk...
Ben yerli ve yabancı kaynaklardan okuduklarımın,
Hatta başta ortaokul sıralarında tarih öğretmenim olan Kemal Giritli (mekanı cennet olsun) olmak üzere,
İlmine güvendiğim onlarca tarihçinin sohbetlerinden edindiğim bilgi ile bunları yazıyorum!

29 Eki 2013

Doğru söz duyduğumda hep dikkat kesilirim.
Okurken de aynı, muhakkak altını çizerim.
Ama ne kadar doğru olursa olsun,
Eğer yalnış adamın ağzından çıkıyorsa o doğruya acırım!
Zira o doğrunun bir kıymeti harbiyesi olmaz.
Kim günde iki kere doğru gösteriyor diye bozuk saati koluna, ya da evinin duvarına asar ki…
(Bizimkiler hariç!)

27 Eki 2013

Bir-kaç Genç,
Bir sayfa hazırlıyorlar...
Birinin dışında diğerlerini görmedim bile...
Benden habersiz kurdukları ve “OZAN ARİF RESMİ HAYRAN SAYFASI„ adını verdikleri,
bu sayfayı yürütmek için benden hem izin hem de destek istediler...
Bu edepli davranışları beni etkiledi, güvenimi kazandı ve dolayısıyla izin verdim...
(İyiki de vermişim kendilerine teşekkür ediyor, herbirinin gözlerinden öpüyorum)

20 Eki 2013

Bir idareci, idare ettiği halkı bu derece aptal... Bu derece geri zekalı yerine nasıl koyar?

Ama haklııı... İki kişiden biri bunu hak ediyor! Ya sen! Ya ben!..

14 Eki 2013

Ne yalan söyliyeyim,
Türklüğümün prangaya vurulduğu şu günlerde,
Bayramları bile bayram gibi yaşamaktan uzağım!

11 Eki 2013

Bütün milli değerlerimiz yerle yeksan iken, Milli Takım'ın yüreğimize su serpmesi anlamlı geldi bana.

Ne diyeyim,... Başarılarının devamını diliyorum.

Hiç değil ise onunla idare edelim!

10 Eki 2013

“Büyük yürek görevini, küçük yürek çıkarını düşünür!„
O görevini düşünen bir yürekti.
Biz Onu öyle tanıdık.
Bizim neslin Nevzat Ağbeyisiydi...
Düşünürdü...
Yazardı...
Konuşurdu...
Duydum ki Onu da kaybetmişiz.
Allah gani gani rahmet etsin ne diyeyim.

01 Eki 2013

Hep dediğim şu oldu;
"Bu açılım-saçılım dedikleri şey Türk milletine ve Türk devletine ihanetten başka bir şey değildir"
Ben böyle dediğim zaman bazı siyasi şartlanmışlığı aklının ve idrakinin önüne geçmiş makarnaperver kömür gözlüler, hemen karşı çıkarlardı!
"Yapma ya Ozan Arif... Bunu senden beklemezdik.."
Çoğuda savunma yapacak yan bulamayınca şöyle derlerdi;
"Madem ihanet, resmini göster resmini...Begesini gösterde inanalım..."

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de