Üye Girişi

Üye Girişi
05 May 2016

Mektuplardan konu açılınca,
İki-üç gündür gelen eski mektupları ve verdiğim cevapları karıştırdım durdum...
Hani insan albümlere bakınca eski resimlerin zaman tünelinde seyahate çıkar ya,
İşte ben de eski mektupları okudukça meğer neler yaşamışım onları tazeledim hafızamda...
Gerçi mektupların %90'ı bize güç veren, haklılığımızı söyleyen mektuplar olmakla beraber o geri kalanlar ise geçen yazımızda isimlendirdiğimiz gibi içimizi burkan,
Hatta bazen "Sen de mi, Brütüs..." dedirten cinsten mektuplar...

04 May 2016

Son zamanlarda çok mektup gelmeye başladı...
Ve gelen mektupların çoğu helâllik istemek için geliyor!
Ne helâlliği diye aklınızdan geçebilir...
Açıklayacağım efendim, sabır istirham ediyorum...
Herhalde biraz uzatmak zorunda kalacağız ama ne yapalım!
Çünkü gelen mektuplardan birini de sizinle paylaşmak istiyorum.

03 May 2016

Vatanımız huzursuz...
Milletimiz gergin...
Devletimizde beka sıkıntısı var...
Birliğimiz gitmiş...
Dirliğimiz gitmiş...
Huzur yok, huzur bitmiş...
Her şehit tabutuyla ciğerim sökülüyor,
Başımızdan aşağı bombalar dökülüyor...
İçim-dışım puşt dolu...

30 Nis 2016

Dün size iftiradan bahsettim...
Özellikle siyasetteki iftiranın bir ülke için nelere mal olacağını aklımın yettiğince vurgulamaya çalıştım...

Bu gün de siyasette gözümüzün içine baka baka yalanlara şahit oluyoruz!...
Hem de alenen, bütün milletin zekasını yok sayan, adeta bizimle alay eden vıcık vıcık yalanlara...

Sadete gelecek olursak;
MHP Tüzük kurultayı olsun mu-olmasın mı? meselesi...

29 Nis 2016

İlla siyasi polemik ararsınız ilgi göstermek için!
Böyle konuları pek okumazsınız...
Veya okusanız bile iki satır kanaat belirtme zahmetinde bulunmazsınız...
Tabi herkesin hakkını yemeyeyim, okuyanlar hatta yorum yapanlar elbette var...

Vallahi okusanız da, okumasanız da, bir meseleyi sizlere arzetmek istiyorum!
Ama arzetmek istediğim meseleye nereden başlayacağımı bilemiyorum!

25 Nis 2016

Eee...
Bunlar alışmişlar tabi girdikleri kabın şeklini almaya,
veya kafadan bacaklılar gibi, yani yumuşakçalar gibi her delikten geçmeye!..
Gittikleri şehirlerde o şehrin maddi-manevi değerlerini istismar etmeden,
daha doğrusu siyasete meze yapma uğruna kirletmeden duramıyorlar....

24 Nis 2016

Ta... 4 Nisandan beri yazmak istediğim bir yazı!
Daha doğrusu bir teşekkür yazısı desek daha iyi olur...

Efendim 4 Nisan her Ülkücünün kara gün olarak telakki ettiği bir gün...
Başbuğ'umuzu kayıp ettiğimiz tarih...

O gün Anadolunun dört bir yanından gelen ülkücülerin cem oluşunu, yürek yüreğe verişini, Başbuğ'umuzun acısını paylaşmalarını 19 yıldır izliyorum... Gözlüyorum...

23 Nis 2016

Evet evet... Ben bazı destanları yazarım...
İçinde mekan geçmez, zaman geçmez hatta isim geçmez...
Ama birileri benim yazdıklarımı mekanlandırır, zamanlandırır hatta isimlendirir...
Yani tutar birisine yakıştırır,
Yakıştırmadan da öte şap diye yapıştırır...

19 Nis 2016

"İnsan bir kapıdan girer ve öteki kapıdan çıkar...
Zaman sürekli insanın aldığı nefesi hesaplamakla meşguldür..."
Bu sözün ne kadar haklı olduğunu bugün birkez daha anlamış oldum!
Bir Yiğidin kendine biçilen nefes sayısı bitti bugün...

18 Nis 2016

Duygulandım çünkü duygulanılmayacak gibi değil!

İnsanların bizim için hareket etmesinden çok,
duygularımızı paylaşmasını daha fazla önemseriz.
Herhalde onun için olsa gerek ki Hz. Mevlana;

"Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir."

15 Nis 2016

(Pardon),
HER TARAFTA BU ŞEREFSİZLİK!

Buyurun okumayanlar okusun...
Okuyanlar da bir daha okusun...
------------------------------------------------------

Celal Adan'dan Ülkücülere Ağır Küfür!

14 Nis 2016

"İftiraya en güzel cevap sessiz kalarak verilir!.."
Böyle demiş düşünürün biri.
Tamam, iyi, doğru da,
Sessiz kaldıkça karşıdaki kuduruyorsa ne yapacağız?
Vallahi ben susamıyorum kusura bakmayın arkadaş!..

12 Nis 2016

Rahmetli Babam Samsun Jandarma Alay Komutanlığının makam şöförlüğü imtihanına girip kazanmıştı...
Bu sebeple Terme kazasından, Terme'nin vilayetine yani Samsuna taşınmıştık.

Terme Atatürk İlkokulu 2.sınıfta okurken daha büyük bir şehire,
Samsuna gelmiştim.

Bugün artık olmayan, yani yıkılıp yerine bir beton yığını yapılan
Samsun Gazi Osmanpaşa İlkokulunun öğrencisi olmuştum...

12 Nis 2016

Kaç gündür yazılacak çok şey olmasına rağmen tek satır yazmadım...
Bugün Anam gibi sevdiğim İlkokul Öğretmenim
Nazmiye Kırca Hanımefendiyi kayıp etmenin acısını paylaşacaktım...
Daha sonraya bırakarak,
eski bir yazımı sizinle tekrar paylaşmayı uygun gördüm!
Tekrar paylaşmamın sebebini siz düşünmeyin...
Ama Mahkemenin gerekçeli kararının ardından, MHP Genel başkanlığını düşleyenler düşünsünler...

31 Mar 2016

Böyle bir duyuruya başka yorum eklemek gereksiz bence...
Allah izin verirse o gün birçok ülküdaşımızla orada kucaklaşmayı,
Omuz omuza eda edeceğimiz namazdan sonra da Başbuğ'un iklimini tenefüs etmeyi umuyorum...

31 Mar 2016

Olumlu da olabiliyor!
Olumsuz da olabiliyor!
Bazen ufak bir gelişme bile duygulandırıyor insanı...
Veya sinirlendiriyor...
O zamanda dilinize bazı şeyler pelesenk oluyor sanki. Ya bir şarkı, ya bir türkü...
Mırıldanıp duruyorsunuz bir zaman...

26 Mar 2016

Bu benim bir destanımın adı…
Ömrünü devletin hizmetine vakfetmiş olmasına rağmen bu ifadenin acı gerçeğini yaşamış öyle yürekler biliyorum ki!..

İnsanın içini acıtan bir ifade…
Ama maalesef özellikle de bizim ülkemizde bu böyle…

26 Mar 2016

Yüzlerce, binlerce madenci madenlerde yanıyor, boğuluyor veya sulara gömülüyor...
Denilen şu;
-Bu işin fıtratında bu var!..

Sıra sıra gelen şehitler...
Askerler, polisler...
Yine birileri nutuk atıyor!
Diyor ki;
-Bu işin fıtratında bu var!

24 Mar 2016

Bir ata sözümüz vardır!
“Yiğit namıyla anılır..„ der.
Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi,
bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta...
Yapıştığı için yapışmaz!
Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız!
Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi...

24 Mar 2016

Henüz hayatı anlayamayanların ölümü anlaması mümkün mü? 
"Her ölüm erken ölümdür " sözünü sık sık duyarız...
Hele böylesi! Hele böylesi!

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de