Üye Girişi

Üye Girişi

NİYET OKUMUYORUM; GÖRÜYORUM...

19 May 2018

HEM DE HİÇ GÖZLÜK TAKMADAN!..

Malumunuz bu gün 19 Mayıs, Atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı...

Artık milli bayramlarda veya 10 Kasımlarda özellikle dikkat eder hale geldim.
Beyanlara dikkat ediyorum…
Davranışlara dikkat ediyorum…
Dikkat ettikçe de riya görüyorum riya…

Baştan söyliyeyim!
Ben niyet okuyucu falan değilim.
Niyet okumayı da sevmem.
Niyet okumaya da gerek yok zaten!
Çünkü ne denli riya içinde olduklarını Anıtkabir'e geldiklerinde suratlarından yani yüzlerinden, sözlerinden, özlerinden görüyorsunuz!
Hani derler ya “görünen köy kılavuz istemez” diye, görünen riya da niyet okumaya gerek bırakmıyor onu demek istiyorum.

Atatürk düşmanlığı iliklerine işlemiş bazılarının!..
Her fırsatta bunu bir vesileyle ortaya koyarlar ve birbirlerine kapalı kapılar ardında “bravo” çekerler…
Çok güzel söyledin derler çok...

Bazen iki sarhoştan biri olur Atatürk, bazen ingiliz ajanı olur, bazen dinsiz olur onların indinde!..

Ama korkaktırlar açıktan söyleyemezler, açıktan bu cesareti gösteremezler.
Ha arada gösterenler çıkmaz mı?
Çıkar tabi, çıkmaz olur mu?
Ama çıksa bile tepkiyi görünce mahkeme salonlarında inkar ederler!..

Hatta bir de bakarsın en Kemalist geçinenlerden daha fazla Atatürkçü olurlar muhteremler(!)

Zaten Rahmetli Atatürk’e şu iki kesimin ettiği kötülüğü gavur bile etmedi, edemedi bence!

Birincisi;
(sanki Atatürk’ün onlardan böyle bir talebi varmış gibi) “Kȃbe Arabın olsun, Anıtkabir bize yeter” diye adeta ona tapmaya kalkanlar…
İkincisi ise;
Onu hiç tanımadan, hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadan bazı Türk düşmanlarının ağzına uyarak ona düşmanlık yapmaya kalkanlar…

Bence bunların al birini vur diğerine…
Birisi överek Atatürk’e kötülük eden takım!
Birisi söverek Atatürk’e kötülük eden takım!..
Sadece Atatürk’e de değil, Türk Milletine, Türk tarihine kötülük eden takım!..
Öğrencilik yıllarımda zaman zaman bunların ve bunlara yön verenlerin tesirinde kaldığım için bunları öyle iyi tanıyorum ki!
İstedikleri kadar kıvırsınlar hiç gözümden kurtulamazlar!

Esasında sadece benim değil artık Milletin de gözünden kurtulamıyorlar.

Zira bu necip Türk Milleti hayatında önemli rol oynamış evlatlarının sevgisini her türlü karalayıcılardan korumayı bilmiştir.
Çünkü Türk Milleti onlar gibi nankör değil vefalıdır, kadirşinastır ve sevgisine güvenilir…

Onlar da yani iftiracılar da Türk’ün bu vasfını bildikleri için önce milletin suyuna giderek kendilerini sevdiriyor, önemli makamlar elde ediyor ve o makamlar sayesinde kendilerini güçlü hisseder etmez de zehirlerini kusmaya başlıyorlar!..

Mesela;
İşte Atatürk gibi kendi devrinin ötesine geçmiş bir kumandanın bile arkasından dini inançları şöyleydi, böyleydi diye laf eden, halkın dini hassasiyetini istismar ederek Atatürk’e iftira atıp kötülemek isteyenler esasında onun ölüsünden bile korkan vatan hainlerinin maşası olmuşlardır.

Maşalık yapanların bir çoğunun müslüman geçinmelerine rağmen,
“La ilahe illallah”ın bile manasını bilmeyecek kadar cahil olduklarını yapılan kamera çekimlerinde bugün görüyoruz!

Ama konu Atatürk olunca çoğu din uleması kesiliyor nedense!
Hatta sanki ellerinde “imanometre” var gibi önlerine gelenin imanını ölçüp duruyorlar.
Tek ölçemedikleri kendi imanları!
Ah onu bir ölçebilseler kendilerinin ne fışkı olduklarını anlamış olurlar, ama nerdeee?..

Bu tiplere sadece bizde değil, bunlara her memlekette ve her devirde rastlarsınız.
Lakin maalesef bizde biraz bol tabi!

Halbuki insanoğlu noksan sıfatlar üzerine yaratılmıştır. Büyük ruhlu insanların memleketleri ve milletleri için yaptıkları fedakârlıkları, hizmetleri hatta kahramanlıkları küçük hesaplar uğruna eritmeye kalkmak yerine, tam aksini yapıp kendilerinin eksiklik olarak telakki ettikleri (çoğu iftira olan) yakıştırmaları onların büyüklükleri ve hizmetleri içinde eritmeye kalksalar hem kendileri kazanır, hem de millet kazanır.
Ve bir milli görevi de yerine getirmiş olurlar bence!..
İşte o zaman belki gerçek müslüman da olurlar yani!

Zira gerçek müslüman bilir ki;
Cenab-ı Allah bile Kur’an’da;
“Kim zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur“ diyor…

A dangalaklar siz Allah’la mı inatlaşıyorsunuz?
Siz vatan, millet, din ve barak sevdasıyla bir ömür bitirmiş, şu anda taşıdığınız nüfus kâğıdının sahibi olan Türkiye Cumhuriyetinin banisi yani kurucusu olan Atatürk’e buğuz ederek ne kazanacağınızı sanıyorsunuz acaba?

Türk Milleti vatanı uğruna canını ortaya koymuş, zulme ve zalimlere yani yedi düvele karşı imkânsızlıklar ve yokluklar içinde mücadele etmiş, etmekle de kalmayıp üstelik başarmış olan evlatlarını müstemleke uşağı olmaya meraklı tiplere yem yapar mı?

Hangi makamın sahibi olusanız olun…
Veya kim olursanız olun…
Hiç aklınız bunu alıyor mu?

…….

Ha şimdi Ozan Arif böyle bir yazıyı neden yazdı acaba diye düşünenleriniz olabilir…
İnanın ben de bilmiyorum!

Bildiğim tek şey var, o da bu satırları pek sayın, çok kıymetli ikinci kurucu meclis(!) üyelerine irat edilen nutuktan ve o nutukun nâtıkından esinlenerek, yine Atatürk’ün koltuğunda oturan, Atatürk aşkıyla yanıp tutuşan(!) Büyük Millet Meclisi Başkanının, içinde Atatürk veya Atatürkle ilgili tek kelime geçmeyen 19 Mayıs Bayramı mesajından ilham alarak yazdım.

İyi mi ettim? Kötü mü ettim?
O da sizin idrakinize kalmış efendim!..

Selam ve muhabbetle…


19 Mayıs 2018
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...