Üye Girişi

Üye Girişi

ŞİMDİ BU ADALET Mİ?

25 Mar 2018
ŞİMDİ BU ADALET Mİ? Hiç olm ŞİMDİ BU ADALET Mİ? Hiç olm

Hiç olmazsa televizyonda anlatma be!
Yahu ayıp diye bir şey var.
Yapılan iş adil mi de anlatıyorsun?

Ordu’da çıkmış Milletin önüne anlatıyor…
Ordakiler dinliyor, canlı yayın 81 Milyonluk Türkiye dinliyor, hatta çok uzaklarda bir gurbet köşesinde ben ve benim gibi niceleri dinliyor niceleri…

Samsun-Ordu arası 147 Km.
Hava muhalefetti dolayısıyla Samsun’dan Ordu’ya gitmesi aksamış.
Yani gitmiş ama, uçağı Ordu’ya inememiş de geri dönüp tekrar helikopterle mi gitmiş, yoksa helikopterle gidememiş de tekrar geri dönüp uçakla mı gitmiş orasını tam anlayamadım.

(Haberi dinlerken gurbette bazen uçak bileti bulamayıp da anasının, babasının cenazesine yetişemeyen gurbetçiler geldi aklıma…)

Ama bu gurbetçi değil ki, bu koskoca Reisicumhur…
Tabi ki onu bir yerden bir yere götürmek için uçak, helikopter ne varsa seferber olacak.

İyi güzel de benim bildiğim reisicumhurlar bir yerden bir yere devlet işi için giderler…
Bu ne için gitti peki?
Ne için olcak iktidar partisinin kongreleri için gitti…
Yani Akp’nin kongrelerini yapmaya gitti...
Ve seçim hazırlığını başlatıp, dinlemeye gelenlere gaz vermek üzere gitti…

Haaa… Sahi unuttum şimdi şekil değişti değil mi?
Şimdi reisicumhur aynı zamanda iktidar partisinin de genel başkanı oluyor, bak şimdi aklıma geldi…
Yani gidebilir...

Peki diyelim ki gidebilir... Ama o zaman ayıp değil mi?
Nedir ayıp olan?

Ne olacak, devleti temsil edenler özel işleri için, yani kendi partilerinin propagandası için devletin imkanlarını kullanabilir mi?
Kullanamaz…
Ne Anayasa’da, ne baba yasada böyle bir hak yok.

Olmazsa olmasın o gitmiş işte…
Bal gibi kullanmış gık deyin de görelim!..

Devletin Uçağı…
Devletin helikopteri…
Devletin arabaları…
Devletin salonları…

Memlekette bunun hesabını sorabilecek bir kurum, bir güç veya bir babayiğit var mı?
O da yok…

Peki memleketin diğer partileri bu imkanlardan yararlanabilir mi?
Tabi ki yararlanamaz…
Peki bu nasıl yararlanıyor? Bu Ebussuud Efendinin torunu mu yani?

Ne Ebussuud Efendi’si, bu Kanuni Kanuni…
Vallahi ne olursa olsun, Kanuni bile olsa, Kanuni’nin bile bir kanunu, bir adaleti vardı, bunun yaptığı adil değil…
Hem de hiç değil!

……

Bakın beyler ben ülkücüyüm.
Ben olaya ne Bay Kılıçdaroğlu gibi bakarım,
ne Bay Erdoğan gibi bakarım…
Ne de Bay Erdoğanın koltuk değneği gibi bakarım…

Ben olaya Ülkücü gibi bakarım…
Bozkurt gibi bakarım Bozkurt…
Kurt işini yapacağı zaman ne sürüyü hesaba katar, ne çobanı hesaba katar, ne de çoban köpeğini!

Şimdi gayet açık ve net söylüyorum!
Bence Akp’nin başındaki adaleti simgeleyen “A” harfinin kaldırılması lazım…
Çünkü bu uygulama adil değil, adaletle alakası yok.

Haaa… Peki bu durumu nasıl adlandırmak lazım diyorsanız, söyleyeyim;
Bu imkanlar bana verilsin, böyle siyaseti ben de yaparım!
Bu resmen “Yörük sırtından kurman kesmektir…”
Evet evet yörük sırtında kur-ban kes-mek...

Şimdi bu ne demek, veya bu da nereden çıktı Ozan Arif diyeceksiniz!
Gerçi bilenleriniz vardır ama ben yine de kısaca anlatayım;

“Eskiden köylerde büyük arazisi olan toprak ağalarına, bütün köylüler itaat ederlermiş.
Bu ağaların büyük hayvan sürülerini dağlarda otlatan ortakçı Yörük aşiretleri olurmuş.
Bu aşiretler, ağaya yaranmak için, kendi hayvanlarından fedakarlık ederek ona 'hediye' verirlermiş.
Bazı ağalar da, bu hediye koyun ve sığırları, Kurban Bayramlarında keserler;
kendi ceplerinden beş kuruş harcama yapmadan güya dini görevlerini yerine getirirlermiş.
Köylüler de bu işi bıyık altından gülerek karşılar:
- Bizim ağa yine, “Yörük sırtından kurban kesti…"
diye alay konusu ederlermiş.”

Şimdi anladınız mı neden “Yörük sırtından kurman kesmek” dediğimi? Hatta burda koyun, inek, tosun hediye eden Yörük de yok.
Resmen el koyma var el…
Resmen Yörüğün de, köylünün de malı benim, alırım keserim kimse de karışamaz diyor bizim ağa…
Yukarda dediğim gibi!
Devletin Uçağı…
Devletin helikopteri…
Devletin arabaları…
Devletin salonları…

Bizim köyde böyle durumlarda söylenen bir deyim vardır!
Derler ki;
Ahmet Ağanın silahı, Mehmet Ağanın fişeği, doldur doldur at…
Bu da öyle yapıyor işte...
Hadi hayırlısı!


24 Mart 2018
Bad Homburg v. d. H.

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...