Üye Girişi

Üye Girişi

BUZ GİBİ TAKİYE!..

09 Kas 2017

Yarın 10 Kasım...
Yani Atatürk‘ün 79. ölüm yıl dönümü...
Aşağıdaki resimlere bir bakın! Şimdi nerdeyse bir çok yerde bu tip bezler asılı...
Hiç ummadığımız kesimin hiç beklenmedik bu Anıtkabir davetlerini görünce
“Allah Allah hangi dağda kurt öldü acaba?.„ demekten kendini alamıyor insan...
Ben şahsen başlarına taş mı düştü acaba? diye kendi kendime sormaktan kendimi alamadım!
Yani riyaya, çok yüzlülüğe onların tabiriyle takiyeye yıllardır alıştık, alıştırdılar bizi...
Ama bu kadarına da pes doğrusu!

Gerçi Atatürk konusunda riya iki yüzlülük veya takiye sadece bir kesimin yaptığı iş mi?
Hayır hayır... Başkaları da yapıyor bu işi!

Meselâ;
Hani o yıllarca “Atam sen kalkta ben yatam..„ diyenler var ya...
Hani o yıllarca İslam‘a ve Müslümanlara olan kinini Atatürkçülük maskesi arkasından kusanlar var ya...
Hani o inançsızlığını ve ateistliğini hatta teröristliğini Kemalist'lik kılıfında saklamak isteyenler var ya...
Hani o olur olmaz yere Atatürk heykeli dikerek (bal yiyenleri bile baldan usandırırcasına) halkı Atatürk‘ten olmasa bile o estetikten uzak heykellerden, büstlerden usandıran (80 cuntacıları gibi) kafalar var ya...

Onlar da riyakâr...
Onlar da çok yüzlü...
Onlar da takiyeci...

Ben bu tiplerin sahtekarlıklarına yeri geldiğinde isyan etmişim...
Öğretmenlik yaptığım 70‘li yıllarda inançlarımıza, gelenek ve göreneklerimize adeta kafa tutarcasına çocuklarımızı genç kızlarımızı bayram kutlamalarında lüzumundan fazla açık-saçık giydirip ve buna Atatürkçülük süsü vermeye kalkanlara;

“Çelenk çayırında papyon takarak,
Otlayın mı dedi Atatürk bize?
On dokuz Mayıs‘ı baldır, bacakla,
Kutlayın mı dedi Atatürk bize?.„

diye sormuş ve sorduğum için de maaş kesimi cezasına uğramışım...

Yine Atatürk‘ü dengeli sindirmiş, onun nasıl bir deha olduğunun şuurunda olanlara bile Atatürkçülük taslamak için onu putlaştıran putlara(!) demişim ki;

“Sakız mıdır ağzımızda gevelim,
Bırakında hakkı ile övelim,
Atatürk‘ü Fatih gibi sevelim,
Fakat zorla taptırmayın efendim!.„ demişim...

Ama onlar adeta Atatürkü halka put gibi göstermeye çalıştılar...
Çünkü onların kendileri birer puttular!..
Putlar hep heykel görüntüsünde cansız varlıklar değildir bazen canlıları, gezenleri, konuşanları vardır...
onlar başkalarını putlaştırarak kendi putluklarını saklar, kamufle ederler!

Onlara olan hıncımı da şöyle izah etmişim;

“Ne yapalım canım patlarsa patlar,
Yıllar yılı ahkâm kesen gavatlar!
Biz gelince kırılacak o putlar...
Taştan taşa çalamazsak geri al..„

Ama kıramadık o putları!
Çalamadık taştan taşa...
Taştan taşa çalmayı bırak başa geçtiler başa!...

....

Neyse onları geçelim, bugünkülere gelelim...
Aha işte bugün de aynı...
Değişen bir şey yok!
Birileri dün Atatürk‘ü çok sevdiklerinin gösterişini yaparak riya yaptılar...
Bugünküler de şekil (A)da görüldüğü gibi nefretlerini aşka çevirme şovu ile takiye yapıyorlar...

Dün “iki sarhoş„ diyeceksin!
“Beton Kemal„ diyeceksin!
“Kör Kemal„ diyeceksin...
“Babası belirsiz„ diyeceksin...
Anasına iftira atacaksın...
Veya demesen bile diyen pezevenkleri, iftira atmasan bile atan pezevenkleri sağına, soluna oturtup onlarla yemek yiyeceksin, onlara paye vereceksin...
Sonra da Atatürk‘ü sevenlerden de 2019 seçimlerinde rey alma düşüncesiyle 10 Kasımda Anıtkabir‘e sefer düzenleyeceksin...
Pes... Pes... Yani vallahi pes...

Bu davranışa ne ben ve benim gibiler kanar...
Ne de sizi kendilerine adeta put yapanlar bu davranışınızdan memnun olurlar! Hülasa çok gülünç oluyorsunuz çok!..

Size tavsiyem; Ya göründüğünüz gibi olun, ya da olduğunuz gibi görünün...


09 Kasım 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...